BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Evlâdı iyi terbiye etmenin ehemmiyeti

Evlâdı iyi terbiye etmenin ehemmiyeti

Çocuk, ahlâkı iyi olan insanlarla arkadaşlık ettirilirse, güzel huylar kendiliğinden onun tabîatı olur. Çocuklar böyle yetiştirilirse, dünyâ ve âhıret saâdeti elde edilir...



Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Bütün çocuklar, Müslümânlığa elverişli olarak dünyâya gelirler. Daha sonra bunları, ana-babaları Yahûdî veya Hristiyân yahut Mecûsî [ateşperest, dînsiz] yaparlar.” [Taberânî] Hadîs-i şerîfte, Müslümânlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en mühim işin, çocuklukta ve gençlikte olduğu bildirilmektedir. O hâlde, her Müslümânın birinci vazîfesi, evlâdına İslâmiyeti, Kur’ân-ı kerîmi ve Sevgili Peygamberimizi öğretmektir. Evlâd ni’metinin kıymeti bilinmezse, elden gider. Bunun için “Pedagogie”, ya’nî çocuk terbiyesi, dînimizde çok kıymetli bir ilimdir. İslâm dînine karşı olanlar, bu mühim noktayı anladıkları içindir ki, “Gençliğin ele alınması birinci hedefimizdir. Çocukları dînsiz olarak yetiştirmeliyiz” diyorlar. İslâmiyeti yok etmek ve Allahü teâlânın emirlerinin öğretilmesini ve yaptırılmasını engellemek için, “Gençlerin kafalarını yormamalıdır. Dîn bilgilerini büyüyünce kendileri öğrenirler” diyorlar. DİN VE DÜNYA SAADETİ Çocuklara îmân, Kur’ân-ı kerîm ve Allahü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, dîn ve dünyâ saâdetine ererler. Bu saâdete ana-baba ve hocaları da ortak olur. Eğer bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise, bedbaht olurlar... Çocuğu daha küçükken namaza alıştırmalıdır. Büyüyünce namaz kılması zor gelebilir. Başkasının malını çalmayı, harâm yemeyi, yalan söylemeyi gözünde çirkin gösterecek şekilde anlatmalıdır! Her işi âdet olarak yapmaması, niyetle, şuûrla yapmasının lüzûmu anlatılmalıdır. Meselâ, yemekten maksat, kulun Rabbine ibâdet etmesi, insanlara, vatanına, milletine faydalı hizmetlerde bulunması, insanların saâdeti için çalışması olduğu öğretilmelidir. Dünyadan maksadın, âhıret için azık toplamak olduğu, zîrâ dünyânın kimseye kalmadığı, ölümün çabuk ve ansızın gelebileceği anlatılmalı, “ne mutlu o kimseye ki, dünyâda iken âhıret azığı elde eder, Cennete ve Allahü teâlâya kavuşur” demelidir. Küçük yaşında böyle terbiye edilirse, taş üzerine yazılan yazı gibi olur ve kolay kolay silinmez. Bugün, bütün Hristiyân ülkelerinde, bir çocuk dünyâya gelince, buna kendi dînlerinin îcâblarını yapıyorlar. Her yaştaki insanlara, Hristiyânlığı titizlikle aşılıyorlar. Müslümânların îmânlarını, dînlerini çalmak ve yok etmek ve onları da, Hristiyân yapmak için, İslâm ülkelerine paket paket kitap, broşür ve kaset gönderiyorlar. O hâlde, Müslümânlar dîn câhillerinin hîlelerine, yalanlarına aldanmamalı, çocuklarımıza sâhip olmalıyız... Ahlâkı değiştirmek mümkün olduğu için Peygamber Efendimiz, “Ahlâkınızı güzelleştirin” buyurmuştur. Zâten dîn, güzel ahlâk demektir. Şu hâlde dînin emrine uyup yasak ettiğinden kaçan, huyunu değiştirip güzel ahlâklı olur. Güzel ahlâklı olan da iki cihânda râhat olur. TERBİYEDE DAYAK YOK!.. En vahşî hayvan bile terbiye ile ehlîleştiriliyor. Hiçbir zaman elma çekirdeğinden portakal olmaz. Fakat elma fidanını büyüterek, lüzûmlu aşı ve kültürel tedbîrlerle kaliteli elma veren bir ağaç olarak yetiştirmek mümkündür. Bunun gibi insan tabîatında bulunan ba’zı arzûlar yok edilemez, fakat terbiye edilebilir. Terbiyede dayak atılmaz. a) Çocuğu dövmek ahlâkının bozulmasına, hırçınlaşmasına sebep olur. b) Dayakla büyüyen çocuk esnek olmaz, katı olur. c) Dövülmek, çocukta ana-babaya karşı kızgınlığa yol açar. Çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünmez, kendini suçlu görmez, kendini döveni suçlar. d) Dövülen çocuk, kızdığı zaman şiddete başvurur, o da bir başkasını döver. Böylece dayak vicdânlı olmaya değil, saldırganlığa sebep olur. Çocuğun hareketli olmasına üzülmemelidir! Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Çocuğun, hareketli olması, büyüyünce aklının çok olacağını gösterir.” [Hâkim] e) Sözden anlayacak yaştaki çocuğa dayak atılmaz. Sözden anlamayan çocuğuna hafîfçe vurmak yeter. Başa, yüze tokat atmak, sopa ile dövmek çok zararlıdır. Bu ancak işkenceciye yaraşır. Bir şeyi, zıddı kırar. Kötü huyları, iyi huylar yok eder. Bu bakımdan kendini zorla da olsa, iyi işler yapmaya alıştırmalı, onları âdet hâline getirmelidir!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT