BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anayasa için daha çok çalışılmalı!..

Anayasa için daha çok çalışılmalı!..

Yeni anayasaya olan acil ihtiyaca ve toplumun bu yöndeki kesin talebine rağmen, nedense yeterince bir gayret ve hareket görülmüyor. Oysa 2012 yılı bitmeden, referandum da dahil; anayasa çalışmalarının her yönüyle tamamlanmış olması, büyük önem arz etmektedir. Dolayısıyla üniversiteler başta olmak üzere, bu alanda katkı verebilecek çevrelerin daha aktif bir tavır sergilemesi gerekiyor...



Yeni anayasaya olan acil ihtiyaca ve toplumun bu yöndeki kesin talebine rağmen, nedense yeterince bir gayret ve hareket görülmüyor. Oysa 2012 yılı bitmeden, referandum da dahil; anayasa çalışmalarının her yönüyle tamamlanmış olması, büyük önem arz etmektedir. Dolayısıyla üniversiteler başta olmak üzere, bu alanda katkı verebilecek çevrelerin daha aktif bir tavır sergilemesi gerekiyor... Siyaset erbabını yeterince enerjik davranmaya zorlamak için, bu konuda kişisel ve kurumsal bazda, daha fazla fikir ve bilgi ortaya konmalıdır. Sayın Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, bu türden faaliyetlere örnek teşkil edecek çok değerli bir çalışmasını bana da göndermiş. 51 sayfalık bu hacimli dokümanı, yerimizin elverdiği ölçüde özetleyerek sizlere sunmaya çalışacağım. Daha önce anayasa komisyonunda da görev yapmış, tecrübeli siyasetçi ve çok kıdemli bir üniversite hocası olarak, Yalçıntaş Hoca, yeni anayasanın genel esasları ile bazı kritik maddeleri hakkında zihin açıcı, yol gösterici önemli fikirler serdediyor. Öncelikle “Beş Esas” olarak ifade ettiği genel prensiplere bakalım: “Türkiye’mizin tarihi ve millî yapısı itibariyle derin, sağlam, bütünleştirici ve istikrarsızlığı önleyici bir mutabakat, şu beş esasa dayanma zaruretini ortaya çıkarmaktadır. Bu temellere dayanan bir anayasa, çok daha uzun ömürlü olacaktır” diyen Yalçıntaş, ‘beş esas’ı şöyle sıralıyor: İstiklal Prensibi (AB gibi kimi entegrasyonlar da dahil, devletler arası iş birliği ve siyasi ittifaklara girme durumlarında dahi bu prensibin muhafazası...). Vatan Toprakları ve Milletin Bölünmezliği (Bütünlük prensibi). Demokrasi ve İnsan Haklarına Dayalı Cumhuriyet (Cumhuriyet Prensibi). Ortak Milli ve Manevi Değerlerimiz (Kimlik). Gelişmiş Türkiye ve Güçlü Ordu. (Dünyadaki milletler yarışı gerçeği ve bulunduğumuz jeopolitik şartların zaruri kıldığı iktisadi ve siyasi (ve askerî) açıdan güçlü olma mecburiyeti...) Anayasanın başlangıç kısmı başta olmak üzere, devletin şekli ve nitelikleri ile, temel hak ve hürriyetler ve bunlardan eşit şekilde yararlanma, din ve vicdan hürriyeti, laiklik prensibi, diyanet işleri başkanlığının statüsü ve görevleri, sosyal devletin sorumlulukları, ailenin ve çocukların korunması, eğitim dili; ilim, araştırma ve öğretim hürriyeti, yüksek öğretimde koordinasyon mekanizması, yabancı sermaye ve yabancı müteşebbislerin durumu, işçi ve işveren ilişkileri konusunda, görüşlerini gerekçeli olarak dile getiren değerli Hocama, Başlangıç kısmında şahıs isimlerine yer verilmesi gibi bazı noktalarda, ne yazık ki katılamıyorum! Halen dünyada şahıs isimlerinin yer aldığı üç ülke var: Türkiye, İran ve Kuzey Kore... Aynı şekilde mevcut anayasanın 2. Maddesindeki, “Atatürk milliyetçiliği” ifadesi de, hem bilimsel açıdan hem de çağdaş yaklaşımlar muvacehesinde, doğru olmayan bir yaklaşımdır. Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması görüşünü ortaya koyan Yalçıntaş Hoca, milletvekilliği yaşının yeniden otuza çıkarılmasını savunuyor. Her iki hususta da kendisine aynen katılıyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT