BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Îmândan sonra en üstün ibâdet: NAMAZ

Îmândan sonra en üstün ibâdet: NAMAZ

Namaz, çirkin, kötü ve yasak olan şeylerden insanları meneder. Günâhların kefâretidir. Güzelliği, diğer ibâdetlerden ayrı olarak, îmân gibi kendindendir...



Adem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var idi. Her ümmete bir vakit farz idi. Kimine sabah namazı, kimine akşam namazı farz idi. Her ümmete ayrı farz olan namazlar, Muhammed aleyhisselamın ümmetine hepsi birden farz oldu... Îmândan sonra en üstün ibâdet olan namaz hususunda Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu: “Ey ümmet ve eshâbım! Tamamiyle edâsına riâyet olunan namaz, Allahü teâlânın hoşnut olduğu bütün amellerin en efdalidir. Peygamberin sünnetidir. Meleklerin sevdiğidir. Rızkın bereketidir. Duânın kabûlüdür. Melek-ül mevt (Azrail aleyhisselam) arasında şefâ’atçıdır. Kabirde ışıktır. Münker ve Nekir’e cevaptır. Kıyâmet gününde üzerine gölgedir. Cehennem ateşi ile kendi arasında siperdir. Sırat Köprüsü’nü yıldırım gibi geçiricidir. Cennetin anahtarıdır. Cennette başına taçtır. Allahü teâlâ mü’minlere namazdan ehemmiyetli bir şey vermemiştir. Eğer namazdan efdâl bir ibâdet olsaydı, en önce mü’minlere onu emrederdi. Zîra meleklerin kimi ayakta, kimi rükü’da, kimi secdede, kimi de teşehhüddedir. Bunların hepsini bir rek’at namazda toplayıp mü’minlere hediyye verdi. Zîra, namaz îmânın başı, gözün nûru ve Cehennemden kurtarıcıdır.” GÜNAHLARA KEFARETTİR Namaz, çirkin, kötü ve yasak olan şeylerden insanları meneder. Günâhların kefâretidir. Güzelliği, diğer ibâdetlerden ayrı olarak, îmân gibi kendindendir. Kendisinde, en ziyâde ibâdetleri toplayan ve insanı Cenâb-ı Hakka en ziyâde yaklaştıran bir ameldir. Din büyükleri, “Namaz hayattır. Namaz ve nefes aynı şeydir. İnsan nefes alıyorsa namaz kılar. Nefes almıyorsa kılmaz” buyuruyor... Namaz kılmayanın hiçbir şükrü kabul olmaz. Namaz kılmıyorsa, kan akıtsa, Allahü teâlânın verdiği nimetlere şükretmiş olamaz. Duanın kabul olması için de namaz kılmak şarttır... Şah-ı Nakşibend hazretleri buyurdu ki: “Allahü tealanın rızasına kavuşmak için, genç yaşta Allaha tövbe eden, namaz kılan bir gencin ayağında bir kıl olmayı isterdim.” SEN YETER Kİ KIL!.. Cebrâil aleyhisselâm, 4000 âhıret senesinde iki rekat namaz kılıyor ve “Yâ Rabbi! Kâinat yaratıldığından beri acaba böyle namaz kılan başka bir kulun oldu mu, var mı?” diye soruyor. Allahü teâlâ da buyuruyor ki: “Âhir zamanda gelecek olan ümmet-i Muhammedden bir kulum; hatayla, kazayla, her türlü düşünceler içinde ve kaç rekat kıldığını bilmeyerek iki rekat namaz kılacak. Onun kıldığı iki rekat namaz, senin 4000 senede kıldığın namazdan daha makbûl olacak!..” Hazreti Cebrâil; “Yâ Rabbi neden onların namazları bu kadar kıymetli olacak?” diye sorunca, Allahü teala buyuruyor ki: “Çünkü onlar, düşmanımı yıkarak huzûruma gelecekler. Sende düşman yok ki! Dünya muhabbetinden vazgeçecekler, nefislerinin şerrinden kurtulacaklar, şeytanın aldatmasından vazgeçecekler...” Böyle müjdeler olan bir ibâdete hiç ehemmiyet verilmez mi?.. Allah adamları buyuruyor ki: “Namaza engel, haram lokmadır. Helal lokma yiyen, koşarak namaza gider. Onun için yediklerimize çok dikkat etmemiz gerekmektedir... Büyük müjde!.. Eshab-ı kiramdan Ebü Ümâme radıyallahü anh anlatıyor: Resulullah efendimizle beraber mescidde idik. O esnada bir genç geldi ve: -Ey Allah’ın Resulü, ben bir günah işledim, cezamı hemen ver, dedi. Resulullah efendimiz, cevap vermediler. Adam tekrar söyledi. Resulullah efendimiz yine sükût buyurdular... Derken namaz vakti girdi. Bilâl-i Habeşî hazretleri ezan-ı Muhammedîyi okudu ve cemaatle o vaktin namazı kılındı... Namazdan çıkınca genç adam yine “ben bir günah işledim yâ Resulallah, cezamı ver” deyince Peygamber efendimiz sordular; -Sen şimdi bizimle namaz kılmadın mı? -Evet, kıldım yâ Resulallah. Resulullah efendimiz; -O halde ne günahından bahsediyorsun? Allahü teâlâ iki namaz arasındaki günahları siler, buyurdu... Biz kuluz, her zaman günaha düşebiliriz. Ancak, Cenâb-ı Hak kullarına çok merhametlidir. Günâhları af etmeyi çok sever...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT