BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kitap için 6 saat, TV için 1800 saat

Kitap için 6 saat, TV için 1800 saat

Türkiye dünyanın en büyük 16. ekonomisi... 10 yıl içinde ilk 10’a girme hedefi var.



> Frankfurt Türkiye dünyanın en büyük 16. ekonomisi... 10 yıl içinde ilk 10’a girme hedefi var. Peki aynı Türkiye, BM’nin İnsani Gelişmişlik Raporunda, kitap okuma alışkanlığında kaçıncı sırada: 86... Bir Japonya vatandaşının bir yılda kitaba ayırdığı zaman bir Türkiye vatandaşının 87 katı. Bir Fransız senede 7 kitap okurken bir Türk 10 senede bir kitap okuyor. Frankfurt Kitap Fuarı’nda gezerken ‘gelişmişlik kriteri sadece kitap olsaydı Türkiye, bırakın gelişmekte olan ülkeyi, az gelişmiş kategorisine bile sonlardan girerdi’ diye düşündüm. Fark o kadar bariz biçimde hissediliyor ki... Fuar’ın bu yılki onur konuğu İzlanda’da, 318 bin nüfusa karşılık yılda 2.5 milyon kitap basılıyor mesela... Bütün dükkânların akşam altıda kapandığı bu küçük ada ülkesinde kitapçılar gece yarısına kadar açık kalıyormuş. ‘Bilgi toplumu‘ olmaktan bahsediyoruz ama, bilgiye erişmenin temel yolu olan kitap okur-yazarlığında nal topladığımız bir gerçek... Kitaplar ‘bulut’ta... Fuar’ın en cazip konusu dijital kitap... Sesli, hatta efektli kitaplar, tablet pc’lerde veya ipad’lerde ‘sayfa çevrilerek’ okunan e-kitaplar herkesin dilinde... Bilişimde son dönemin trendi olan bulut teknolojisi kitap yayıncılığına da girmiş. ‘ipublish central’ isimli firma, yayınevlerinin kitaplarını bir ‘bulut server’ içine koyarak, her türlü mobil iletişim aracı üzerinden erişilmesini sağlıyor. Böylece mesela akıllı telefonu olan bir okuyucu, dilediği kitaba dilediği yerden erişip cihazında okuyabiliyor. Üstelik basılı kitaba göre çok daha az bir bedel ödeyerek... Firma bulut bilişim üzerinden kitap yayıncılığını tanıtırken, birkaç adım ötede ise matbaa’yı bulan Gutenberg’in adını taşıyan müzenin standında ise geleneksel yöntemlerle kâğıt üzerine kurşun hurufat ile kitap basımı yapılıyor. Zamanda yolculuk gibi... Manga... Japonya’dan yayılan bir çizgi roman akımının adı manga... Kocaman gözlü çizgi karakterler, kendilerine özgü beden dili ve sembolleriyle, özellikle gençler arasında bir alt kültür hâline gelmiş. Sayfaları soldan sağa doğru açılan kitaplar, abartılı çizgiler, anlaşılması zor hikâyeleriyle manga, bizim gençliğimizin ‘Teksas Tommiks’ tutkusuna benzer biçimde bugünün gençleri arasında hızla yayılıyor. İlim ilim ilmektir Başlık Yunus Emre’nin meşhur şiirinin ilk mısrası... Bu mısrayı meğer yanlış bilirmişiz. Fuar’daki İstanbul Ticaret Odası (İTO) standında yazar İskender Pala söyleşisinde öğrendim bunu... Pala ‘ilim ilim bilmektir olamaz, kafiye düşüyor, aslı ilmektir’ dedikten sonra, bu mısrayı da şöyle açıkladı: İlim ilmek ilmek, adım adım öğrenilir. İlmin son noktası da kendini bilmektir. Türkçe’nin en büyük şairi olan Yunus Emre’nin her şiirinin, modern yaşamın dert ve problemlerine çözüm önerdiğini bir kez daha hatırladık böylelikle...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT