BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çeçen Direnişi - 4 -

Çeçen Direnişi - 4 -

20. Asrın başından bu yana çok büyük felaketlere neden olan petrolün, Çeçenlerin başına gelen katliamda da önemli bir yeri var. Çok büyük petrol yataklarına sahip olan, ama hiçbir zaman bundan faydalanamayan Çeçenistan, şimdi de bunun bedelini ödüyor



Oyun içinde oyun Çeçenistan’ın düşmesi, Çeçen milletinin imhası anlamına geleceği gibi, aynı zamanda Moskova’nın Güney Kafkasya’da etkinliğini artırması, Rusya Federasyonu sınırları içinde kalan ve Rus kökenli olmayan topluluklara yönelmesi ile Hazar ve Karadeniz havzalarında Sovyetler dönemindeki etkinliğine ulaşması anlamına gelecek. Perestroika ve Glasnost’un ardından petrol ve doğal gaz üretimi hızla düşen ve BDT ülkelerinde enerji sahalarında batılı firmalar ile rekabette zorlanan Moskova, 1991-1992 döneminde iç dinamiklerini oturtmaya ve BDT ülkeleri ile ilişkilerinin teminini oluşturmaya çalıştı. 1992-1993 döneminde Karadeniz-Çin Sınırı hattının kuzeyinde etkinliğini artırmaya çalışan Kremlin, bu dönemde Çin, Türkmenistan, Hindistan, Ermenistan ve Kazakistan ile ilişkilerini geliştirirken, Azerbaycan ve Gürcistan’ın direnişi ile karşılaştı. Özellikle Mayıs 1992’deki Taşkent BDT Zirvesi’nde Tiflis ve Bakü’nün Kollektif Güvenlik Teşkilatı’na katılmayı reddetmesinin ardından Gürcistan’da ve Azerbaycan’da iç huzursuzluklar başladı. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Karabağ Savaşı ve Gürcistan’daki Abhaz Ayaklanmasını Cahar Dudayev’in Kremlin’e başkaldırışı izledi. Bu dönem İç Asya ve Hazar’daki enerji kaynaklarının yerüstüne çıkarılması ve boru hattı projeleri ile dünya pazarlarına ulaştırılması çalışmaları için de dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Rusya’nın eski gücüne Lukoil ve Gazprom şirketleri aracılığı ile ulaşma gayretleri, Kafkasya ve Hazar’dan vazgeçmeyeceğinin sinyalini verdiği dönem oldu. 1994-1995 yıllarında Moskova, BDT üyesi ülkelerin içişlerine müdahale yerine, batı ile bütünleşme çabalarına katkı sağlama ve bu arada “bölgenin en önemli ülkesi” sıfatıyla başta enerji olmak üzere her türlü çok taraflı projeye dahil olma yolunu seçti. Moskova 1994-1995 yıllarında “müdahil” olmadığı süreçlere “dahil” olmayı tercih etti. Geçen süre zarfında Kozirev ve Primakov’un sertlik politikaları yerini bir süre için Yeltsin’e terk etti. Yeltsin’den sonra başa geçirilen Putin, Yeltsin döneminin bir önceki döneme kıyasla eksik kalan yönlerini giderme amacıyla Moskova’daki askeri ve sivil bürokrasi labirentinin her köşesinin desteği ve Kremlin’in dehlizlerindeki maun masalarda bekleyen bütün projelerin hayata geçirilmesi için işbaşı yaptı. 1921’de günde 26 bin varil petrol üretilen Çeçenistan’da bu rakam 30’lar’da 154 bin varile çıkmış ve ardından merkezi planlama dolayısıyla 50 bin seviyesine çekilmiş ve devamında 6,500 varile düşürülmüştü. Çeçenistan’ ın petrol yatakları Çeçenistan’da bulunan Eski Caharkale, Yeni Caharkale ve Malgobek petrol yataklarında halen 1500 petrol kuyusu bulunuyor. Ancak bugün savaş nedeniyle bunlardan 100 kadarı aktif durumda. Caharkale’deki petrol rafineleri günde toplam 480 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip. Savaştan önce bir rafinerinin daha inşaatının planlandığı Çeçenistan, aynı zamanda Rusya’nın toplam madeni yağ ve parafin üretiminde de çok önemli bir konuma sahip. Moskova, 60 milyon ton olarak tahmin edilen İçerya Çeçenistan Cumhuriyeti petrol rezervlerini, Rusya Federasyonu’nun en önemli enerji deposu olarak görüyor. Çeçenistan, SSCB ardılı coğrafyada Ruslarla en az karışan bölge. Çeçenistan’daki 1 milyon 300 bin nüfus içinde sadece 100 bin Rus bulunduğu tahmin ediliyor. Kremlin’in 1995 sonbaharında karara bağladığı “Askeri, Enerji ve Milli Güvenlik Doktrini”, Rusya’nın askeri ve iktisadi gücünü korumak için “yakın hariç” diye tarif ettiği eski SSCB cumhuriyetleri üzerinde etkinliğini artırmasını, Kafkasya, İç Asya, Karadeniz ve Hazar Havzası’nda “savunmada ve enerjide birinci güç” olmasını planlıyor. Enerji kaynaklarına ve iletim rotalarına egemen olmayı da öngören doktrin, 1994 yılında ilan edilen “Rus Milli Güvenlik Kavramı”na da paralellik gösteriyor. JİRİNOVSKİ’NİN PLANI... Rus Milli Güvenlik Kavramı, Rusya ordusunun BDT’nin genelinde etkin olmasını ve Rus devlet şirketlerinin BDT ülkelerinde elektrik, doğal gaz, petrol ve boru hattı projelerinde başa güreşmesini içeriyordu. Bu amaç için Türkmenistan-Ermenistan, Türkmenistan-Azerbaycan, Özbekistan-Kırgızistan ve Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerindeki pürüzleri ve Hazar’ın statüsü konusundaki anlaşmazlıkları canlı tutan Rusya, Jirinovski’nin 1992 yılında hazırladığı ve Kremlin’in Kasım 1993’te benimsediği “Askeri Doktrin’den” de yararlanıyor. Temeli Rusya Harp Akademisi Strateji Enstitüsü’nden Tümgeneral German Kirilenko ve Avrupa Enstitüsü’nden Dimitri Trenin’e dayanan askeri doktrin Avrasya’daki dengelerin Moskova’nın lehine çevrilmesini talep ediyor. Bütün doktrinel çalışmaların ortaya koyduğu prensipler Baltıklar, Ukrayna ve Kafkasya sahalarında çakışıyor. Uluslararası enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmanın paralelinde, 1991 yılında meydana gelen Dağlık Karabağ, Alma-Ata, Riga, Abhaz, Osetya Dinyester, Duşanbe, Kırım olayları ve tarihten gelen 41 mahalli kutuplaşma ile Çeçen Hareketi’nin varlığı, yeni doktrinlerin tatbikine hız verdi. Rusya nakış gibi ince ince işlediği “Parlamentolar arası Ortodoks Meclisi”ni 1994’te hayata geçirirken, “yakın hariç” ile federasyon sınırı arasında Kazakistan’ı birinci, Özbekistan’ı da ikinci savunma hattı olarak belirledi. Rusya Federasyonu, duvarların yıkılmasından sonra ürettiği bütün doktrinlerin sentezi olarak ortaya çıkan “Avrasya Birliği” hedefini halen takip ediyor. Bu hedefe göre tarihteki Altınordu devletinden hareketle hazırlanan proje, Müslüman devletleri de kapsayan ve bu sayede başta Tatarlar olmak üzere Slav kimliğine sahip olmayan kesimleri de içeren bir sistemi savunuyor. 90’ların ortalarına doğru tartışma zeminine çıkan Avrasya Modeli’ni Rusya’daki milliyetçi kesimler sert biçimde eleştirmeye devam ediyorlar. Rus milliyetçileri Türk ve Müslüman kimliğine sahip topluluk ve devletlerle ittifakı mümkün görmüyor. Bununla birlikte Avrasya modelinin “Avrupa’yı ret ve yeni bir ekonomik grup” motiflerini ihtiva etmesi, Kremlin’i bu modeli gözden çıkarmamaya ve sümen altında bekletmeye zorluyor. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT