BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hastayım! Ne yapayım?

Hastayım! Ne yapayım?

Ağrı ve sızı... bunlar hiç de hafife alınacak belirtiler değildir aslında. Ciddiye almak ve vakit kaybetmeden hekime başvurmak lazım. Vücut, arızayı böyle bildiriyor çünkü. Hele, bir de şişme varsa! Hadi hasta belirtileri ciddiye aldı ve hekime gitmeye karar verdi, diyelim. Hangi doktora gitsin?



Ağrı ve sızı... bunlar hiç de hafife alınacak belirtiler değildir aslında. Ciddiye almak ve vakit kaybetmeden hekime başvurmak lazım. Vücut, arızayı böyle bildiriyor çünkü. Hele, bir de şişme varsa! Hadi hasta belirtileri ciddiye aldı ve hekime gitmeye karar verdi, diyelim. Hangi doktora gitsin? Bu husus tam bir muamma! Evet, artık herkesin aile hekimi var. O bilir hangi hastanın hangi kliniğe gideceğini. De... kazın ayağı öyle mi ya? Değil! Değil çünkü, aile hekimliği şıkır şıkır işleyen bir sistem olamadı henüz! Oturması için zamana ihtiyaç var. Eee, kime gitsin hasta? Vatandaş uyanık; sistemin derdine çare olmadığının farkında ve kendi bildiğini okuyor. Fakat, romatizmal hastalığı olan, fizik tedaviye gidiyor! Her romatizmal hastalık fizik tedavi ile iyileşmiyor halbuki. Romatolojinin ihtisas alanına giriyor romatizmal hastalıkların birçoğu amma ve lakin gel de anlat! Bunu hekim de anlamıyor. Ya da anlamazlıktan geliyor! Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği (RAED) Başkanı Prof. Dr. Hasan Yazıcı, “Daha düne kadar” dedi. “Bursa’daki hastanelerde romatoloji ünitesi yoktu!” Bursa kaplıcalarıyla meşhur ya. Varsa yoksa kaplıca ve fizik tedavi! Behçet hastası da oraya gidiyor, bel ağrısından şikayet eden de, kemik erimesi olan da! Yanlış tabii. Hem hastalığı çeken hasta şifa bulamıyor, hem de yapılan onca masraf çöpe gidiyor bir yerde. Evet, fizik tedavi elbette ki lazım ama ihtiyacı olana. Bu da gösteriyor ki, romatolojiye gitmesi gerekenin romatolojiye, fizik tedaviye ihtiyacı olanın da fizik tedaviye gitmesi lazım. RAED Başkanı Prof. Yazıcı, romatolojinin iç hastalıkları bölümünün yan dalı olduğuna işaret ederek; “Tabii bu, fizikçi romatolojiyi ilgilendiren hastayı tedavi edemez anlamına gelmiyor. Eder ama ihtisas yapması lazım!” Yazıcı‘nın dikkat çektiği mesele çok önemli bir mesele aslında. İltihaplı romatizmal hastalıkların iç hastalıkları uzmanı tarafından teşhisi daha kolay bir kere. Ne de olsa iç hastalıkları uzmanı; kalbi, böbreği ve ciğeri çok daha iyi tanır. Ayrıca belirtileri aynı olan hastalıklar var. Lösemi mesela. Tıpkı romatizmal hastalık gibi gelişir. Akdeniz Ateşi de öyle; apandisitle aynıdır seyri! Apandisitini aldırıp da kârı apandisitini kaybetmek olan çok kişi var! İç hastalıkları uzmanına değil de başka hekime gitmeler neden oluyor tabii bu yanlışlıklara. Ayrıca, ilaçlı tedavi de başlı başına bir ihtisas işi. Dozunu ayarlamak çok önemli. Romatizmal hastalıkların tedavisinde çok etkili ilaçlar geliştirildiğine dikkat çeken Hasan Yazıcı, “Bazı ilaçlar var. Hasta başına senede 35 bin TL’yi buluyor” dedi ve bu ilacın ehli olmayan bir hekim tarafından kullanılmasının çok vahim sonuçlar doğurduğuna işaret etti.
Reklamı Geç
KAPAT