BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Süleymannâme!..

Süleymannâme!..

Anayasa Komisyonu Başkanı ANAP’lı Yalçınbayır’ın açıklamasını duydunuz. Bu açıklamadan sonra ortaya çıkan panik havası sizleri hiç ümitlendirmesin! Her şeyin gereği düşünülmüş ve tedbirler alınmıştır.



Anayasa Komisyonu Başkanı ANAP’lı Yalçınbayır’ın açıklamasını duydunuz. Bu açıklamadan sonra ortaya çıkan panik havası sizleri hiç ümitlendirmesin! Her şeyin gereği düşünülmüş ve tedbirler alınmıştır. İster açık, ister gizli oylama olsun netice bellidir. Hiç kimse “Cennetlik canını üzmesin!” Yakup Aleyhisslâm’ın neslinden Davut Aleyhisselâm’ın oğlu, Hz. Süleyman Peygamber. Kendisine Peygamberlik verilen bu kutlu ve talihli kimse; dünyaya hakim olan dört kişiden biri... Kendisine ihsan edilen ilim, hikmet ve saltanatla; Akabe Körfezi’nden Fırat’a kadar kırk sene adaletle hüküm sürdü. Sonra? Sonrası o kutlu ve mübarek zât da birgün “Hakk”a yürüdü... Adı kıyamete kadar hayır ve rahmetle anılacak bir hayat sürdü. Her fânî gibi o da terk-i dünya etti!.. Kanuni Sultan Süleyman derler bir padişah vardı. Yavuz Sultan Selim Hân’ın biricik oğlu, iklimi Rûm ve Acem’in padişahı... Onaltıncı yüzyılı “Türk asrı” yapan dünyanın tartışmasız hakimi, muhteşem ve şanlı Süleyman; kırk altı yıl fasılasız, darbesiz, muhtırasız hüküm sürdü... Gün geldi her fânî gibi o da arkasından onbinlerce gözü yaşlı insan bırakarak “Hakk”a yürüdü... Adaleti, insanlığı ve ihsanları ile kıyamete kadar hayırla anılacak işler yaptı. Akıbet “Fânî” olmanın, akıbeti oldu!.. Daha sonra siyasi lider ve devlet adamı, İslâmköylü Süleyman geldi cihana. Bürokrasi ve siyasetin her kademesini geçerek; darbeler ve muhtıralar altında kırk yıl hükümran oldu. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı olarak yedi tam yıl didindi, çalıştı, ülke ve millete hizmet verdi. Akıbet? Her “Fani” gibi aynı olacaktır. Hz. Süleyman’dan, Sultan Süleyman’a değişmeyen akıbet burada da tecelli edecektir. Er veya geç, durum farklı olmayacaktır. Söz “Süleyman”lardan açılınca Beşiktaş’ın Şeref Başkanı Süleyman Seba’dan bahsetmemek olur mu! Olmaz tabii... Seba’sız bir Süleymannâme tam sayılmaz. Hele futbolsuz bir çözüm zaten düşünülemez.. Beşiktaş; mütevazı ve her haliyle tam bir ortadirek kulübü... Şaşaası, debdebesi, reklâmı ve yaygarası olmayan bir kulüp. Adı üstünde “Kara Kartal” Seveni ve destekleyeni çok olmasa da, muhalifi ve düşmanı hiç yok. Hatta çok zaman “.... olmasaydım, Beşiktaşlı olurdum” tarzındaki takdirler hepimizin paylaştığı duygulardır. Asil renklerin mütevazı kulübünde Başkanlık yarışı hayli kızıştı. Süleyman’ın devr-i Başkanlığında “süt dökmüş kedi” gibi olanlar; şimdi “Aslanlar” gibi başkan adayı... Arat’tan Özay’a, Kazancı’dan Bilgili’ye kadar pekçok aday var. Adayların hepsi de koyu Beşiktaşlı ve popüler insanlar. Ama biri var ki, yıllardır “Sporun ve sporcunun dostu!” sloganı ile gönüllerde taht kurdu. Evet, evet “Nevzat Demir!” Doğunun, daha doğrusu Anadolu’nun temsilcisi Nevzat Demir; tipik bir Beşiktaş sevdalısı. Sonuç ne olur bilinmez amma; Nevzat Demir’in spora ve sporcuya sağladığı imkânlara bakılınca, gönlümüz ona meyletmiyor değil!.. Diyeceksiniz ki, sosyo-politik konularda kalem oynatan biri spordan ne anlar? Doğrudur. Ancak spor ve özellikle de futbol bütün toplumumuzu esir aldı. Bari Başkanlar sporcu olsa!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT