BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Belediyelere öneri

Belediyelere öneri

Sevgili Dostum Gürbüz Azak, geçen Pazar günkü yazısında İstanbul’u tahrip edenlerden bahisle: “İstanbul, kepaze bir zihniyetin, hasetin, sebepsiz öfkelerin, cahilliğin, hınçların, baş belası fesatçıların saldırılarından bir türlü kurtulamıyor” diyor.



Sevgili Dostum Gürbüz Azak, geçen Pazar günkü yazısında İstanbul’u tahrip edenlerden bahisle: “İstanbul, kepaze bir zihniyetin, hasetin, sebepsiz öfkelerin, cahilliğin, hınçların, baş belası fesatçıların saldırılarından bir türlü kurtulamıyor” diyor. Azak’ın görüş ve tesbitlerine aynen katılıyorum ve ben de İstanbul’un sürekli olarak tahribinden şikayetçiyim. Dünyanın incisi sayılan bu tarihi şehirde madde ve mana boyutlarıyla güzellikleri gönlümce yaşayamamanın üzüntüsünü çekiyorum. * * * Hatırlayacaksınız, İTO, geçtiğimiz günlerde İstanbul hakkında sonuçları tartışmalara sebep olan bir anket yaptırmıştı. Bu ankete göre İstanbul halkının yüzde yirmibeşinin İstanbul üzerinde düşünmüşlüğü yoktu. Yani, vatandaşlık bilinci taşımıyordu. Yani sorumsuzdu. Yani bu şehirde yaşamayı hak etmiyordu. Eleştiri ve itirazlar bir yana, ben şahsen, bu tavır içinde olanların yüzde yirmibeşi de aşkın bir dilimi kapsadığını sanıyorum. Yoksa bu güzelim şehir, bu kadar acımasızca tahrip edilip durmaz. Bu anket sonuçlarının açıklanmasının ardından bu konuyu işleyen bir yazımda Belediyelerin halkla elele vererek “İstanbul’u Sevmek” adı altında insanlarda “şehirde yaşama bilinci ve kıvancı” uyandıracak bir kampanya başlatmaları önerisini getirmiştim. Çevremdekilerden ve okuyucularımdan destek mesajları aldım ama belediyecilerden (Çölaşan’ın meşhur tabiriyle) tık yok! Bir İstanbullu olarak sorumluluğumun idraki içinde önerimi tekrarlıyorum. Gelin, siz belediyeciler, biz halk, elele verelim, hazır bahar da yaklaşıyorken “İstanbul’u Sevmek” veya buna benzer bir isim altında kampanya başlatalım. Medya’dan, köşe yazarlarından, çevrecilerden, sivil toplum örgütlerinden, sanat dünyasından, iş çevrelerinden destek alalım. Büyükşehir Belediyesinin koordinatörlüğü altında her belediye, yeni bir ruh ve şevkle, o bölgenin tarihini, coğrafyasını, özelliklerini, güzelliklerini tanıtıcı çevre gezileri tertiplesin, mahalle güzelleştirme derneklerinin kurulmasına önayak olsun. Yarışmalar, kültür şenlikleri, paneller, açık oturumlar düzenlesin. Kişilere sorumluluk yüklemedikten sonra bütün koruma gayretleri havada kalır. Hasılı, şehirde yaşayanları içine alan dev bir koruma programı oluştursun. Evet, bu, sadece çekirdek fikir. Böylesi bir kampanyayı geliştirecek, esas amacına ulaştırabilecek daha nice öneriler ortaya çıkabilir. Yeter ki isteyelim. İstanbul’u mezbelelikten, çöplükten, düzensizlikten ve kargaşadan kurtaralım! Ecdadımızın hatıralarıyla dolu bu manalı şehri sevmesini, bu şehirde yaşamaktan keyif almasını öğrenelim. İstanbul’u kurtarmak için benim düşündüklerim özetle bu. Daha yapıcı, daha parlak, daha acil çözümlere ulaştarıcı projeleri olan varsa beri gelsin. Yeter ki bu kayıtsızlıklar, nemelazımcılıklar, adamsendecilikler, hainlikler, nankörlükler, talanlar kökünden kurusun! YENİ KONUMLANDIRMA Profilo Yayınları arasında çıkan, Jack Trout ve Steve Rivkin’in yazdığı bu kitabın çevirisini Ahmet Gürel yapmış. İş hayatının her alanında eski-yeni bütün firmaların, sivil toplum örgütlerinin, siyasi partiler ve meslek kuruluşlarının, kendilerini ya da hizmetlerini konumlandırırken yararlanabilecekleri kıymetli bir rehber. (Profilo Dağıtım A.Ş.Tel: 0212 274 47 00)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT