BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > G.Saray’ın derebeyleri

G.Saray’ın derebeyleri

G.Saray’ın başarılarını altın harflerle yazsak, yine de hakkını vereceğimizden şüphe duyarız... Bir zamanlar Avrupalı rakiplerimize Türk takımı düştü mü, bayram ederlerdi... Tur cepte keklik, ikinci rakibin kim olacağı hesapları daha bizlerle karşılaşmadan yapılırdı bile...



G.Saray’ın başarılarını altın harflerle yazsak, yine de hakkını vereceğimizden şüphe duyarız... Bir zamanlar Avrupalı rakiplerimize Türk takımı düştü mü, bayram ederlerdi... Tur cepte keklik, ikinci rakibin kim olacağı hesapları daha bizlerle karşılaşmadan yapılırdı bile... Biz ise Foroe Adaları, San Marino, Malta gibi Avrupa patentli, ama daha kendini bulamamış rakipler çıksa diye dualar eder, papatya falı bakardık... Yenilgiyi peşin peşin kabul eder halden, Avrupa’yı titretir hale gelmişsek, bunda en büyük, hatta tek pay G.Saray’ındır... Sarı-kırmızılı takımın böylesine bir potansiyel yakalamasındaki gerçekler, öyle birden bire su yüzüne çıkmamıştır... Şairin dediği gibi, G.Saray merdivenleri “Ağır ağır” çıkmıştır... Futbolunu sindire sindire, rakiplerine bindire bindire kendisini kabul ettirmiştir... * * * Mallorca’da maç günü bir markete girdik... 6-7 kişilik Türk gazetecisini gören market sahibi yanımıza gelip tek tek elimizi sıktı ve bizi duygulandıran şu sözleri sarfetti: “G.Saray çok güçlü takım... Mallorca’nın hiç şansı yok...” Düşünün “Hiç şansı yok” dediği Mallorca, bu sözlerden 10 gün önce Monoca’ya dört çekmiş... Bir önceki turda Ajax gibi bir dünya firmasını iki maçta da yenerek saf dışı bırakmış... Ve geçen sene Kupa Galipleri’nde final oynamış... İspanya Ligi’nin en ünlü, en korkulu, en kalburüstü takımlarından biri olmuş güçlü bir ekip... Kendi taraftarı bile, G.Saray önünde işte bu Mallorca’ya şans tanımıyordu... G.Saray rakiplerini “Öcü” olduğu için korkutmuyor... G.Saray ağır ağır çıktığı Avrupa futbol plâtformunda havasını atıyor... Futboluyla sindiriyor, renkleriyle korkutuyor... Bu G.Saray’la bizler, 2000 yılının takımı, dünya 10.su, Avrupa 3.sü olduğu için gurur duyuyor, Avrupa ise endişe... * * * Bu kadar güzel, övgüler için kelimelerin yetmediği bir takımın, Mallorca’da maç bitimi başına gelen tatsız hadisede mâlum suçlular vardı... Şımarık bir kaç amigo... Ali Sami Yen Stadı’nda boynuna taktığı görevli kartı ile saha içinde fink atan bir amigo, tribünleri yönlendirmeyi bir patronluk gibi görürse, bulduğu “Yüz-astar” meselesi yüzünden, saha dışında da güç ortamı bulmaya çalışır... Nitekim, Mallorca’da maç sonrası McDonald’s’a yemek yemeğe giden G.Saraylı futbolcular, sessiz sedasız karınlarını doyururken, şımarık amigolar yüzünden polisle burun buruna geldi... Çünkü, aynı yerde yemek yiyen yabancılara sataşan bu amigo ve ekibi, daha sonra ortalığı birbirine katan tezahüratlarla nezih bir yeri, tımarhaneye döndürdü, polisler olaya el koydu... Adam gibi yemeğini yiyen G.Saraylı futbolcuları da amigolar grubundan zanneden Mallorca polisi, oyuncularımızı karakola götürmek istediğinde kıyametler koptu... * * * İşte bir-iki amigonun ukalâlığı yüzünden koca bir takımın futbolcularının başı belâya girmekten son anda kurtuluyor... UEFA’da şampiyonluğa giden bir takıma yakışmayan amigo sultası, dileriz daha başka belâları peşinden getirmesin... Ama bir gerçek var ki, tribünde küfürleri organize eden bir kişi, görevli kimliği ile Şeref Tribünü’nde dolaşır, saha içinde elini kolunu sallaya sallaya hava atar, dilediğinde tribüne çıkar küfür ettirir, takım uçağıyla seyahat eder, 5 yıldızlı otelde ağırlanır, cebi parayla doldurulur, biletler deste ile kendine sunulur, takım otobüsü ile stada gelirse bu işin önü alınamaz... Son Göztepe maçı sonrası soyunma odasına giren amigolar, Fatih Terim gibi, Koca Yusuf’tan sonra “Türk gibi kuvvetli” sözünü dünyaya kabul ettiren bir disiplin timsali teknik adamın varlığını nasıl hiçe sayabilirler ve de nasıl bu cesareti bulabilirler, anlamak mümkün değil... Tribünlere “İmparator” dedirttikleri için mi bu müsamahayı görüyorlar acaba? Bir “İmparatorluğun” içindeki “Derebeylerine” bakın... G.Saray gibi dünya patentli bir takıma, böyle amigolar asla yakışmıyor... Şımarık, artist bozuntusu, amigo kurusu bu gibi kimseler, her dediklerini yaptırabileceğine inandıklarından, seyahatlerde gazetecilere bile “En büyük Cimbom demeyen Fenerli olsun” gibi sözüm ona tehditlerde bulunmak cesaretini bile göstermektedir.... Hey gidi koca G.Saray... Rakiplerden yana şansın çok iyi ama, ya bu şımarık ve ukalâ ve de adamın tepesine çıkan amigolardan yana şansına ne demeli... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT