BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaşayan Fenerbahçe!

Yaşayan Fenerbahçe!

Fenerbahçe’nin son Yüksek Divan Kurulu toplantısında, Selim Ergüder isimli bir üye çıkıp sonunda acı gerçeği söyleyebilmiş. Soyadı dikkatimi çekti.



Fenerbahçe’nin son Yüksek Divan Kurulu toplantısında, Selim Ergüder isimli bir üye çıkıp sonunda acı gerçeği söyleyebilmiş. Soyadı dikkatimi çekti. Meğerse bizim ünlü hatip rahmetli Orhan Ağabeyin oğluymuş. Demiş ki, Selim Bey, “Aziz Bey’i, Fenerbahçe’nin üzerine çıkardınız. Putlaştırdınız...” İşte Fenerbahçe’nin bugünkü krizi, kaosu yaşamasının asıl nedenini nihayet çatı altında haykıran biri çıktı. Ama ne olmuş bu sözler söylenirken? Yuhalanmış Selim Bey... Ben son beş, altı senedir hep söyledim, hep yazdım. Bugünkü kaosun, krizin asıl müsebbibi, biat etmiş Divan ve Genel Kurul’dur diye... Yol yakınken silkinin ve kendinize gelin! Çünkü o çatının altında, üstünde kimse Fenerbahçe’den büyük değildir. Unutmadan. Borç, nisandan bu yana 78 milyon artmış. Hayret! Onca as futbolcu satışına rağmen... Neden yönetim TFF’ye destek olun diyor ki? Hani onlar kakaydı... Nisanda Nihat Bey, dünyanın en zengin 10 kulübünden biri olma yolundayız demişti. Peki, şimdi neden kart alın diye yalvarıyorsunuz? Bravo Selim Ergüder! Ne de olsa babadan Fenerbahçeli... Terim’in Antalya çorbası! Gerçi araya bir de Gaziantepspor maçı girdi ama ben bu satırları o maç oynanmadan yazdım. Terim Hoca, Antalya’da öyle bir takım sahaya sürdü ki, sormayın! Bizim ünlü yorumcu ve maç münekkitlerine göre Engin‘in olmayışı imiş, beraberliğin sebebi... Ama kaleci, geri dörtlü ve iki ön liberonun önüne bir bakın! Sağda Elmander, uç adamı arkası Eboue, uç adamı Baros ve solda Aydın... Sonra ilk yarı boyunca bu çorba hem kenardan karıştırılmaya devam edildi, hem de çorba kendini karıştırdı. Türkiye’nin 81 ilinden birer meraklı, tutkun Galatasaraylı bulun, bir kişi bu on biri yapsın, kalemimi kırayım. Çok hassas Aykut Hoca! Aaaa Fenerbahçe, Samsunspor maçında uç adamı olarak Semih‘le sahada... Hani şu Mersin İ.Y. maçını kulübede geçirip, suratından düşenin bin parça olduğu Semih... Stoch‘la Alex arasındaki malum tartışma da Stoch‘u ilk on bire attırmış. Eh, oynayacak hali olmamasına rağmen adı Barcelona’dan teklif almış Gökhan Gönül olunca, pat on bire... Ya değişiklikler? Semih‘i alsak olmaz. Bienvenu de girsin... Amaaaan, amma da uzattık yahu! Veli’nin sihri! Beşiktaş Mersin’de sanki sihirli değnek değmiş gibi sahanın bütününe oynadı. Veli Kavlak, en önemli görevi, yani Ernst‘le Necip ikilisinin önü, Pektemek‘in arkasındaki rolü çok iyi oynadı. Quaresma pas verdi. Simao formsuzluğuna rağmen Veli‘ye sağır kalmamaya gayret etti. Bir Veli ile takım ayağa kalkar mı? Eeee, Alex olunca oluyor da, ondan on misli koşan olunca neden kalkmıyor? Bu ne biçim “Volkan” işi böyle? Dünyanın neresinde görülmüştük ki, bonservisine 3.5 milyon euro ödenmiş bir oyuncu, gittiği kulüpte geldiği kulübe karşı, başkanlık protokolüyle oynatılmayacak? Ayıp be! Ne Trabzonspor’a, ne de Bursaspor’ a yakıştı bu çağdışı protokol... Sonra kiraya verilmiş oyuncuyu bize karşı oynatmayın diyenlere kızıyor, eleştiriyoruz onları... Bana benzeri bir çağdışılık göstersinler, alınlarından öpeyim onları... Haaa Volkan oynasaydı Trabzonspor kazanır mıydı? Ya da Bursaspor kaybeder miydi? Yok efendim, seyirci tepki gösterir diyeymiş bu iş... Göstersin, ne olur ki? Volkan dünkü çocuk mu? Şampiyonluk yaşamış, Şampiyonlar Ligi maçı oynamış değil mi? Maçlar oynanmalı mıydı? Efendim, çok kişi deprem nedeniyle maçların oynanmaması gerektiğini yazdı, söyledi. Katılırım. Bir anımı aktarayım. Fenerbahçe, eski stadında Kocaelispor’la oynayacaktı. Koridorda ısınan Saffet Sancaklı‘yla laflarken, biri gelip Turgut Özal‘ın vefat haberini iletti ve maçın ertelendiğini fısıldadı. Yani takımlar soyunmuşken evlerine döndüler. Bizde de pekâlâ, Ankara’da ve Kayseri’de aynı uygulama ile erteleme başlatılırdı. Ama maç takvimi rezaleti var ya... Maç oynatacak yer kalmadı ya... Aman canım bu da bizim federasyon için dert mi ki? Bizde de tenis oynanır! TEB WTA sekiz ünlü bayan raketi İstanbul’da buluşturdu. Müthiş! Yani düne kadar, özellikle de Eurosport’ta izlediğimiz, çığlıklarını duyduğumuz şampiyonlar Sinan Erdem‘de kapışmaya başladı. Bizim ülkede tenis, genelde fiziksel yapıyı koruma, ter atma, yazlık sosyete gösterisidir. Bu tip turnuvalar ise bu spora, spor olarak bakmamızı sağlar mı bilemem. Ama dileğim ve beklentim odur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT