BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Göçün 50. yılında kim MESUT oldu?

Göçün 50. yılında kim MESUT oldu?

Almanya’ya gidişler ‘biraz para kazanıp dönmek’ içindi ama dönemedik. Bin iken yüz bin, milyon, üç milyon olduk, çoluk-çocuğa karıştık ve Almanya oldu acı vatan.



Almanya’ya göçün 50. YILI Kim Mesut kim değil? HALİL DELİCE ve YUSUF TÜRKÖZ’ÜN YAZI DİZİSİ -1- Sunuş: Almanya’ya göçün 50. yılında Türk toplumunun durumunu en güzel anlatan örnek; Mesut Özil. Avrupa Kupası elemeleri için Almanya ile oynadığımız ilk maçta Türkiye’ye gol atan Mesut, adeta “hain” ilan edilmişti. Elemelerdeki son maçımızda ise gruptan çıkmamız Almanya’nın Belçika’yı yenmesine bağlı olunca “Hepimiz Mesut Olalım” diye başlıklar attık. Ve Almanya, Mesut’un attığı golle galip gelerek bize play off yolunu açınca “Hepimiz Mesut’uz” başlıkları atıp genç futbolcuyu “kahraman” ilan ettik. 3 milyon insanımızın yaşadığı Almanya ile ilişkilerimiz Mesut örneğinde olduğu gibi... Yani bazen ‘Mesut’, bazen de değiliz... Kim Mesut, kim değil sualine gelince... Almanların Mesut olmadığı kesin. Türkler mi? Onların durumu daha karışık!.. ACI VATAN (Almanya’daki Türk nüfusu) > TC vatandaşı olanlar: 2 milyon > Alman vatandaşı olanlar: 950 bin > 50 bin üniversite öğrencisi > 900 bin öğrenci > 5 bin avukat > 42 Federal ve Eyalet milletvekili > 70 bin iş yeri > 33 milyar euro yıllık ciro > Türk işletmelerinde çalışan sayısı: 330 bin > 2 bin 600 cami ve mescit İlk gidenler, İstanbul-Sirkeci Garı’ndan bindikleri trenlerle Almaya’ya ulaştılar. Veda sahneleri ise hep hüzünlü oldu. Türkiye ile Almanya arasında 31 Ekim 1961’de imzalanan “İş Gücü Alımı Anlaşması” çerçevesinde ilk etapta 6 bin 800 Türk işçisinin gidişiyle başlayan serüvenin ardından 50 yıl geçti. Gidişler, biraz para kazanıp dönmek içindi ama olmadı. Bin iken yüz bin, milyon ÜÇ MİLYON olduk, çoluk-çocuğa karıştık ve Almanya vatan oldu. 1980’li yılların sonunda geri dönüşün teşvik edilmesiyle yüzbinlerin kesin dönüş yapması ve daha sonra da artan yabancı düşmanlığı sebebiyle dönenenler olmasına rağmen, doğum ve aile birleşimi ile Almanya’da Türk nüfusu devamlı arttı. Ancak son yıllarda, aile birleşmesinin zorlaşması ve Türkiye’nin cazibe merkezi olmasıyla nüfusta düşüş yaşanmaya başladı. ALAMANCI DİYE ALAYA ALDIK İlk başlarda ‘Alamancı’ diye alaya aldık, artık Avrupalı Türkler deniliyor. Almanya, Türkiye’den işçi alımını 1973-1974 yılları arasında durdurdu. Ancak ailelerin birleştirilmesine imkan veren yasa ile Almanya’daki Türk nüfusunun artışı devam etti, günümüzde 1 milyona yakın Türk, Alman vatandaşlığına geçti. Almanya ile ilişkilerimiz eski. Osmanlı Sultan II. Abdülhamid Han ile Alman İmparatoru II.Wilhelm, iki ülke arasındaki ilişkileri üst seviyeye çıkardılar. II. Wilhelm, Osmanlı’nın eğitim almaları için gönderdiği öğrenciler ve işçiler için Berlin’de büyük bir cami yaptırırken, İstanbul’u ziyareti sırasında ise Sultanahmet Meydanı’nda Alman Çeşmesi yaptırılarak ilişkiler sıcak tutuldu. O günden bugün Almanya ile askeri, kültürel ve ekonomik ilişkiler artarak devam etti. İŞGÜCÜ ÇAĞIRDIK İNSAN GELDİ Almanya’yı vatan tutan vatandaşlarımız tam manasıyla çırpınırken yüzme öğrendiler. Dilini, dinini, geleneklerini bilmedikleri bir toplum içine gönderildiler. Onlardan yalnızca robot gibi çalışması istendi, insan oldukları, onların da ailesi, dini, örf ve adetleri olduğu düşünülmedi. Max Frisch isimli yazar bu gerçeği “Wir riefen die arbeitskraefte, es kamen menschen-BİZ İŞGÜCÜ ÇAĞIRDIK İNSAN GELDİ” sözleriyle dile getirdi. 2600 CAMİ VE MESCİT Hemen dönmek için gidenler dönemeyince yabancı bir kültür içinde Türk ve Müslüman olarak kalabilmek için çare aradılar. İlk sığınakları bodrum katlarındaki mescitler oldu. Bu mescitler, Almanya’da ayakta kalabilmek için gerekli maddi-manevi gücü onlara verdi. Mesçitler, camiye, camiler, külliyeye dönüştü. Cami dernekleri eğitim, çalışma ve memleket dernekleri, spor klüpleri takip etti. Bu dernekler, zorlukların aşıldığı, birlikte kuvvet bulunduğu gönül ocakları oldu. Camiler, genelde külliye şeklinde. Almanya’da şu anda 2 bin 600 cami ve mescit faaliyette. TÜRKİYEMSPOR-VATANSPOR Türkiyemspor, Türkspor, Vatanspor, Anadoluspor, Yurdum, Fatih... Bunlar ve buna benzer isimler Türk derneklerinin ve klüplerinin isimleri. Bu isimler, insanımızın aradan geçen elli seneye rağmen nasıl ayakta kaldığının en güzel izahı. Spor, özellikle de futbol, Türk çocuklarının kendilerini ispat etmelerinde, toplum içinde yer almalarında vazgeçilmez bir araç, aynı zamanda hedef oldu. Almanya’nın alt yapısında yetişerek başta Almanya ve Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelerde top koşturan yüzlerce Türk genci var. Rüya takım Real Madrid’de top koşturan Mesut Özil, Hamit Altıntop ve Nuri Şahin, bunlara en güzel misal. Bunlardan Türk ve Alman milli takımlarında oynayan da çok sayıda futbolcu var. DERNEKLERLE AYAKTA KALDILAR Göçün 50. yılında Almanya’daki Türk varlığı sadece ekonomisi ve akademisyenleriyle değil sivil toplum örgütleriyle de ön plana çıkıyor. Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB), Avrupa Türk-İslam Birliği (ATİB), Avrupa Türk Kültür Birliği (ATB), İslam Kültür Merkezleri Birliği (İKMB), Almanya Türk Toplumu (TGD), Almanya Türk Ülkücü Dernekleri Federasyonu (Türk Federasyon), İslam Toplumu Milli Görüş (İGMG), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), ATİAD (Avrupa Türk İşadamları Derneği), Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Okul Aile Birlikleri Federasyonu ve Türk-Alman Sağlık Vakfı gibi sivil toplum örgütleri Almanya’daki vatandaşlarımızın gözü kulağı, her şeyi... YILLAR BOYU HEP ALDATILDILAR Almanya’daki Türkler, yıllarca Türkiye’de döviz kaynağı olarak görüldüler. Yalnızca döviz sıkıntısı olduğunda hatırlandılar. Onların dövizlerini çekebilmek için çeşitli formüller ürettik (arsaya endeksli döviz hesabı gibi), kurulan fabrikalara ortak ettik, arsa almalarını teşvik ettik, fakat neticede hep kaybeden onlar oldu. Bütün yatırımlarını Türkiye’de yapmak için gayret ettiler, fakat hep zararla karşı karşıya kaldılar, bütün bunlara rağmen Türkiye’ye sevgileri azalmadı, artarak devam etti. TV sunucusu Nazan Eckes: Almanya ikinci vatanımız Almanya’da doğdum büyüdüm. Türkiye Almanya maçı oynanırken Türkiye’yi tuttum. Türkiye’yi Müslüman bir ülke olarak diğer Müslüman ülkelere örnek olarak görüyorum. Özellikle Türk gençlerine devletin sahip çıkması gerekiyor. Almanya’da iki kültürü bir arada yaşamayı ise ayrıcalık olarak görüyorum. KÖLN’E 2 BİN KİŞİLİK CAMİ YAPILIYOR Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB)’nin Köln’e inşa ettiği ve aynı anda iki bin kişinin ibadet edebileceği cami, ırkçıların büyük tepkisini çekti. Tamamlanmak üzere olan camiyi Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da ziyaret etmişti. İlişkiler Osmanlı’ya dayanıyor Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han ile Alman İmparatoru II.Wilhelm, iki ülke arasındaki ilişkileri üst seviyeye çıkardılar. Yeşiller’den işçilere pankartlı teşekkür Almanya ve Türkiye arasında imzalanan iş göçü anlaşmasının 50. yılı sebebiyle Yeşiller Partisi’nin Berlin’deki genel merkez binasına aralarında Türkçe’nin de bulunduğu çeşitli dillerde “Teşekkürler” yazılı dev bir afiş asıldı. Yeşiller Partisi eşbaşkanı Cem Özdemir, bu afişle Almanya’ya ilk gelen, ağır işlerde çalışan, başka kişilerin yapmak istemediği işleri yapan birinci kuşağa teşekkür etmek istediklerini belirtti. Yeşiller Partisi’nin diğer eşbaşkanı Claudia Roth da, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’yı yeniden inşa etmek için ülkeye davet edilen ve burada kalan insanlara teşekkür ettiğini ifade etti. Roth, bu insanlara her konuda eşit haklar verilmesi gerektiğini kaydetti. BERLİN TBMM Başkanı Cemil Çiçek: Göçmen değil bizden birisiniz Almanya’ya ilk işçi kafilesinin gidişinin 50. yıl dönümünde yola çıkan TRT Almanya Treni’nde vatandaşların sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Çiçek, bir vatandaşın “Bize göçmen diyorlar” sözüne “Bunları kafanıza takmayın, siz kendinizi nasıl hissediyorsanız öyledir. Siz bizden, içimizden bir parçasınız” dedi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TRT’nin Almanya Treninde seyahat eden gurbetçi vatandaşlarla sohbet toplantısında bir araya geldi. Türkiye’den Almanya’ya ilk işçi kafilesinin gidişinin 50. yıl dönümü dolayısıyla TRT tarafından düzenlenen etkinlikle yola çıkan TRT Almanya Treni, Bulgaristan topraklarında. Çiçek, trene Filibe’de binen Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi İsmail Aramaz ile trendeki gurbetçilerle bir araya geldi. Gurbetçilerin sorularını cevaplayan Çiçek, Almanya’ya 1961 yılında işçi olarak gidenlerin bugün çok iyi bir noktada bulunduklarını söyledi. Türkiye’nin yurt dışında çalışan vatandaşlarıyla ilişkilerini güçlendirmek için çalışmalar yaptığını, 2010 yılında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının kurulduğunu ve bürokratik işlemlerin tek bir çatı altında birleştirilmesinin amaçlandığını anlatan Çiçek, Türkiye’nin konuyla ilgili eksiklikleri olduğunu, bunların belirlendiğini ve çözüme yaklaşıldığını belirtti. Bir vatandaşın kendilerine “göçmen” denilmesinden rahatsızlık duyduğunu ifade etmesi üzerine Çiçek, “Bunları kafanıza takmayın, siz kendinizi nasıl hissediyorsanız öyledir. Siz bizden, içimizden bir parçasınız. Elin oğlu ne derse desin önemli değil” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT