BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Türkiye Baharı”

“Türkiye Baharı”

“Arap Baharı”, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’yu kasıp kavururken Türkiye’nin bir anda parıldayarak ön plana çıkması hiç tesadüfü bir gelişme değildi.



“Arap Baharı”, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’yu kasıp kavururken Türkiye’nin bir anda parıldayarak ön plana çıkması hiç tesadüfü bir gelişme değildi. Zaten güçlü bir potansiyeli olan Türkiye uzun süredir ekonomi, dış politika ve siyasi alanda gerçekleştirdiği reformlar ile bu sıçramaya hazırlanıyordu. Batının dikkat sahibi entelektüelleri Türkiye’nin yükselişini hissediyorlardı. Bunu hissedemeyenler genel olarak Türkiye’nin yükselişinden rahatsızlık duyan kesimlerdi. Oysa “Arap Baharı”ndan önce bir “Türkiye Baharı” başlamıştı. Türkiye Doğu’nun en Batılı ülkesi olduğu kadar Batı’nın da en Doğulu ülkesidir. Kuzey Afrika ve Orta Doğu halklarının “daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük” talebi ile harekete geçmesinin sebeplerinden birisi şüphesiz “Türkiye Baharı”nın etkileridir. Güçlü ve nitelikli bir liderlik anlayışı ile bulunduğu coğrafyada hem Batı hem de Doğu toplumlarına ilham kaynağı olan Türkiye kısa sürede gönülleri fethetmeyi başardı. Doğu toplumları bunu kabul edip Türkiye’den ilham alırken Avrupa’da bazı kesimler bu liderliği sindiremedi. Oysa Türkiye Avrupa projesinin önemli bir tamamlayıcısıdır. Hatta daha iddialı bir tanım kullanabiliriz. Güçlü Türkiye Avrupa’nın sorunlarının en önemli ilacıdır. Farklılıklar içerisinde bütünlük, çeşitlilik gibi temel ilkeleri bazı Avrupa ülkelerinin liderleri kendi ülkelerinde bile kabullenemiyor. Diğer taraftan Türkiye bu ilkeleri uyguladığı için özgürlük ve demokrasi talep eden ülkelerin ilham kaynağı haline geliyor. Yani Türkiye AB’yi kuran bazı ülkelerden bile daha Avrupalı olduğunu hissettiriyor. Geçtiğimiz hafta “Dünya’da Türkiye Baharı: Mit mi Gerçek mi?” isimli toplantıda konuşan Egemen Bağış Türkiye ve Arap Baharları arasındaki farka dikkat çekti. Türkiye’yi yakından tanıyanlar için “Türkiye Baharı” ifadesinin, büyüyen ekonomisi ile demokratikleşmiş, vizyoner ve yapıcı bir dış politika güden bir Türkiye çağrışımı yaptığını söyleyen Bağış, “Türkiye’nin dönüşümü ‘Türkiye Baharı’ olarak adlandırılacaksa, bunun ‘Arap Baharı’ndan farkları da vurgulanmalı. İlk kıyas noktası da demokrasinin düzeyi olmalı” dedi. Sn. Bakanın bu sözleri meclisteki tüm kesimlere bir mesaj olmalıdır. Bu mesaj şüphesiz Türkiye’nin yeni anayasa sürecinin tamamlanması ihtiyacıdır. Türkiye öncelikle her alanda reformları gerçekleştirmiş ve güçlü bir liderlik ile kendine güvenini kazanmıştır. Kendisine güvenini kazanan Türkiye bölgesindeki ülkelere bir ilham kaynağı haline gelmiştir. Bunun bir sonraki adımı tüm kesimlerin açıkça talep ettiği yeni Anayasa ihtiyacıdır. Yeni Anayasa milletimizin özgürlükler alanını genişleterek tüm alanlardaki hayat kalitemizi yükseltirken Avrupa yolculuğundaki Türkiye’nin elini de güçlendirecektir...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT