BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Resulullah’ın mübarek sesi

Resulullah’ın mübarek sesi

Enes bin Malik hazretleri buyurdu ki: “Hak teala hazretleri hiçbir peygamber göndermemiştir ki, onun yüzü ve sesi güzel olmasın. Ta sizin peygamberiniz Fahr-i âlem hazretlerini gönderinceye kadar böyle olmuştur.



Enes bin Malik hazretleri buyurdu ki: “Hak teala hazretleri hiçbir peygamber göndermemiştir ki, onun yüzü ve sesi güzel olmasın. Ta sizin peygamberiniz Fahr-i âlem hazretlerini gönderinceye kadar böyle olmuştur. O’nu da gönderdiğinde güzel yüzlü ve güzel sesli olarak gönderdi.” Hazret-i Ali de şöyle buyurdu: “Başka kimselerin sesinin yetişmediği yere Resulullah efendimizin sesi yetişirdi.” Hazret-i Aişe buyurdu ki: “Resulullah efendimiz bir Cuma günü minber üzerine çıkıp oturdu ve halka ‘Oturun’ diye hitap etti. Abdullah bin Revaha, o sırada Beni Temim kabilesi arasında bulunuyordu. Resulullah efendimizin sesini ta oradan işitti, o da oturdu.” Abdurrahman bin Muaz hazretleri buyurdu ki: “Resulullah efendimiz Mina’da bize hutbe buyurdu. Hak teala hazretleri kulaklarımızı açtı. O kadar ki, biz, kendi menzillerimizde iken ne buyurduğunu işitir olduk.” Ümmü Hani buyurdu ki: “Uzakta, Arişte olduğumuz halde, Resulullah efendimizin gece içinde Kabe’nin yanında Kur’an okuduğunu işitirdik. “ Ariş, gölgesinde oturulmak için yapılan eve denir. Hayme benzeri ağaçtan çatma eve de ariş denir. Kadınların bindiği kubbeli mahfeye de böyle derler. Murad hangisi olursa olsun neticesi şudur ki: Resulullah Efendimiz Kabe’nin yakınında Kur’an okuduğu zaman onun sesini çok uzakta olan kendi menzilimden işitirdim, demektir. Resulullah efendimizin ağlamaları da gülmeleri gibi itidal üzere idi. Kendilerinden kahkaha ile gülmek vaki olmadığı gibi yüksek sesle ağlamak da olmazdı. Ama mübarek gözlerinden yaş akardı, mübarek sinesinin coşkunluğu işitilirdi. Ağlamaları bazı ölülere merhametinden vaki olduğu gibi ümmeti hakkında korkusundan dolayı da vaki olurdu. Ayrıca Hak teala hazretlerinin korkusundan, Kur’an-ı kerimi işittiği zaman ve bazen de gece namazı kılarken ağlardı. Fahr-i âlem hazretlerinin ağlamasına bunlar sebep olurdu Peygamber efendimiz, oğlu İbrahim küçük yaşta vefat edince, çok üzülüp sessizce ağladı. Sonra da, sessizce, bağırıp çağırmadan ağlamanın, dinimizce bir mahzuru olmadığını bildirdi. Hatta Peygamber efendimiz Allah korkusu ile ağlamağı tavsiye ederdi. Nitekim hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Allah’ı anarken, Allah korkusu ile ağlayana, kıyamette azab edilmez.”, “Allah korkusu ile ağlıyan göze, Cehennem ateşi haramdır.”, “Kıyamette herkes ağlayacaktır. Ancak dünyada Allah korkusu ile, bir damlacık gözyaşı dökenler ağlamayacaktır.”, “Cenab-ı Hak, yemin ile buyuruyor ki: “Dünyada benden korkarak ağlayan hiçbir göz yoktur ki, onu Cennette ebedi güldürmüş olmayayım!” Yarın: “Az gülüp, çok ağlasınlar!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT