BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

NBA BAŞKANI‘yla oyuncular komisyonunun hâlâ anlaşamaması üzerine gözler Koffi Annan’a çevrildi. “atoutlemonde”



NBA BAŞKANI‘yla oyuncular komisyonunun hâlâ anlaşamaması üzerine gözler Koffi Annan’a çevrildi. “atoutlemonde” ... BEŞİKTAŞ-Fener maçının skorunu bilerek bahis sitesinden 6 milyon dolar kazanan genç: “Fener taraftarının sahaya girmesinden sonra tüm malvarlığımı yatırdım, 2-2’den başka skor olamazdı”... “demoralizasyongillerdenmisiniz” ... FENERBAHÇE Kulübünden vefakârlık: Fabio Bilica’yı enkaz çalışmalarına yardım etmesi için Van’a gönderdik... “Halit.karakaş” ... OYUNCULARLA hâlâ anlaşamayan NBA Başkanı David Stern: “Elektrik alamadım”... “atoutlemonde” bizimkiler “Del Pierro müthişti” türünden nostaljik futbol sohbeti yaparken Ümit Abi soruyor; “-Del Pierro nerenin şehriydi?...” ... İstanbul depremini, “Fısıltı gazetesinin” yaydığını duyan Talip‘in merakı, “-Abi bu Fısıltı gazetesi hangi medya grubunundu?...” ... “Bu bilgisayarın CD sürücüsü bozuk” diye sistem desteğe başvuran Serdar‘ın; Disket yuvasına CD sokmaya çalıştığı bu haftanın son olayı... HAYATA DAİR Gözlerim ressam rolünü aldı ve kabartma çizgilerle güzelliğinin biçimini gönlümün levhasına çıkardı... Bedenime gelince o da bu resmin çerçevesi oldu işte... Mâlum; resmin konumundan bilinir usta ressamın sanatı... Seni olduğu gibi yansıtan resim nerede diyorsan, ressamın içine bakıp hünerini orada görmelisin... Camların parlaklığını senin gözlerinden alan, göğsümdeki sergide asılı resme ulaşmalısın... İşte bak gözler, gözler için neler yapıyor... Gözlerim senin şeklini çizdi seninkilerse gönlüme açılan birer pencere... Güneşte bayılıyor onlardan içeri bakmaya sen varsın diye içeride ama gözlerin sanatında yine de bir eksik var; gördüklerini çiziyorlar yalnız yüreği tanımıyorlar... (...Shakespeare) itiraf reyonu... (...isim: ahmet faruk ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi dört) Benim gibi orta halli futbol bilgisine sahip insanların düşeceği durumdur bu rezillikler... Arkadaşlara ayak uydurmak için maç seyretmeye bir kafeye gidilmiştir... Spikerin “Sabri Topkaybı” anlatımını yanlış anlayıp, şu espriyi yapmaya kalktım; “-Yahu ne biçim soyadı var bu adamın, Topkaybı diye soyisim koyarsan her topu kaybeder elbet”... Ortamda 6-7 kişi vardı, yerlere düşenler oldu... Üstelik Galatasaraylıyım iyi mi?... (omer.soztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) Tuzaktan kumanda... MUHABİR: Baba; demişsin ki ‘Taşın kalbi yoktur, ama onu da yosun sarar’ ne demek bu?... MÜSLÜM GÜRSES: Bir şey her şeyle, her şey de bir şeyle ilgi halindedir demek... söz der ki; “-Aşkın acı ve tatlı iki kabı vardır... Mutluluk acı tasın içindedir...” (...Eder etmez kenara çekildiği müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi Fadime; “-Önemli olan dış güzellik değil iç güzelliktir...” Temel; “-Tabii canım... Ben de senin dalağına vuruldum zaten!..” *** Temel; “-Biri kredi kartımı çalmış...” Dursun; “-Nee?.. Polise bildirdin mi?..” Temel; “-Yok yaa, ne bildireceğim?.. Herif Fadime’den daha az harcıyor...” *** Dursun; “-Titanik’i seyrettin mi?... Temel; “-İki defa izledim ikisinde de gemi battı... İnsan bi tedbir alır...” BİR FİLM DİYALOĞU “-Eğer birinin senin hislerine yaklaşmasına izin vermezsen, asla kalbin kırılmaz... (...The Forbidden Kingdom filminden)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT