BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendini bilen Rabbini bilir

Kendini bilen Rabbini bilir

Allahü teâlâ vücût makinemizi işletip, emir ve yasaklarına uygun olarak kullanmamız ve istifâde etmemiz için bize teslim etmiştir. O hâlde bize verilen emânetleri emrine uygun kullanmalı, yasaklarından kaçınmalıdır.



İnsan kendi vücûdunun ne muazzam bir fabrika ve laboratuvar olduğunun belki farkına varmaz. Eşref-i mahlûk olarak yaratılan insanoğlunun vücûdu, sayısız odalardan meydana gelmiş muazzam bir bina gibidir. Bu muazzam binada çeşitli fabrikalar vardır. Bu fabrikaların bütün cihâzları noksansızdır. Vücût binâsında bir gıdâ deposu, alârm tertibatı, kalorifer tesisleri, işitme cihâzları, hazır kuvvet, askeri üsler, radarlar, odalar arasında muazzam yollar, modern taşıma vâsıtaları, yemekhaneler, kanalizasyon şebekeleri, rasathaneler, çöpçüler, kabristan gibi lüzûmlu her teşkilât mevcuttur. İnsan vücûduna kısaca göz atacak olursak, sayısız harikâlarla karşılaşırız. Vücûttaki kanın, hücrelerde lüzûmlu gıdâ maddelerini sağlamak, gıdâların enerji hâline gelmesine yarayan oksijeni hücrelere sevketmek, vücûda dışarıdan girmeğe çalışan düşmanlara, hastalık mikroplarına karşı vücûdu korumak, hücrelerde biriken kirli artıkları çeşitli kanallarla dışarı atmak, vücût ısısını ayarlamak gibi çeşitli vazifeleri vardır. Plasma denilen kan suyunun içinde Alyuvarlar ve Akyuvarlar vardır. Bir milimektreküp kanda beş milyon alyuvar, 6-8 bin kadar akyuvar vardır. Alyuvarlar oksijen nakli ile görevlidirler. Akyuvarlar ise kanın polis memurlarıdır. Vücûda mikrop girince sayıları artar. Vücûda girmeyi başaran düşman mikroplarını zararsız hâle getirirler. Hastalık mikroplarının zehirli ve öldürücü tesirlerine karşı, imhâ edici salgılarla vücûda mukavemet kazandırırlar. Kanın içinde al ve akyuvarlardan başka kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositler bulunur. İçinde akyuvar bulunup, alyuvar bulunmadığı için sarı renkte olan lenf sistemi, vücûda giren mikropları lenf düğümlerinde tutarak zararsız hâle getirir. Lenf düğümleri akyuvar imâl eder. Ayrıca ikinci bir bakteri hücûmuna karşı koymasına yardımcı olan bazı proteinleri imâl eder. Aynı zamanda sindirilen yağları toplar damarlara ulaştırır. Kanda bunun gibi çeşitli hayâtî faaliyetler cereyan etmekte, kimyevî hâdiseler vukû bulmaktadır. Uzuvların hareketi kaslar sayesinde olmaktadır. Sinirler kasları, kaslar da uzuvları harekete geçirmektedir. Kasılma esnasında harcanan enerji, kaslarda depo halinde bulunan glikozdan temin edilmektedir. Oksijen azaldıkça kasta laktik asit çoğalır. Laktik asitin çoğalması kasın yorulması demektir. Dinlenirken aldığımız oksijenin laktik asitle birleşmesinden meydana gelen enerji, kas hücrelerinde depolanır. Ölen kimsenin kaskati kesilmesi oksijensizlikten, yâni ölüm hâlinde kaslarda fazla miktarda laktik asit birikmesindendir. İNSAN MÜKEMMEL BİR MAKİNADIR Dışarıdan gelen darbelere reaksiyon gösteren iskelet kaslarından başka, isteğimiz dışında çalışan düz kaslar da vardır. Meselâ mide ve bağırsak kasları düz kaslardandır. Kalb kası çizgili kas olmasına rağmen isteğimiz dışında çalışır. Eklem kasları gibi isteğimizle çalışsaydı, ufak bir ihmâl neticesinde kalbimiz duruverirdi. Uyurken çalıştıracak birisine ihtiyâç olurdu. Habersizce ayağımıza bir diken batsa, vücûdumuzu saran telefon şebekesine benzer sinir sistemi sayesinde haberdar oluruz. Bu sistem, beyin, omurilik ve sinirlerden meydana geliyor. Beyin, beş duyu faaliyetinin merkezidir. Hâfıza, zekâ, bilgi, düşünme gibi hareketler beyin tarafından idâre edilir. Beyin aynı zamanda uzuvların ve kasların müntazam çalışmasını sağlar. Beynin altındaki omurilik soğanı, solunum, boşaltım, dolaşım gibi hayâtî faaliyetleri idâre eder. Omurilik, refleks hareketleri, iç uzuvların ve salgı bezlerinin faaliyetlerini idâre eder. Bir ikâzın, nöron denilen sinir hücreleri tarafından teşekkülü, elektrik aklımına benzer. Felç hâlinde sinir sisteminde bozukluk olduğu için, uzuvlar isteğimizle hareket edemez. Vücûttaki kemikler, en hassas ölçüler içinde irili ufaklı yaratılmıştır. Kemikler, vücûda dayanak sağlar. Çeşitli uzuvları korur, kasların irtibatını sağlar, vücûdun hareketi için lüzûmludur. Otuzüç omurdan meydana gelen omurga, vücûdun ana direğidir. Omurga aynı zamanda omuriliğin zedelenmesine mâni olur. Omurilik zedelenirse felç ve sakatlık meydana gelir. Vücûttaki taşımacılık işleri, dolaşım sistemi tarafından yapılmakta, dağıtım ve ulaştırma işleri o kadar mükemmel yürütülmektedir ki, vücût içinde ulaşmadığı bir nokta kalmaz. Gayet intizamlı ve tesanüt içinde çalışırlar. Dolaşım sisteminin merkezi kalptir. Kalbin muntazam çalışmasıyle kan, damarlar vâsıtasıyle en ücra köşelere kadar ulaşır. Kirlenen kan, akciğerlerde temizlenir. İsteğimiz dışında devamlı çalışan kalp, bir müddet dinlenmek isterse vücût binâsı yıkılır. Her uzuv, her makina gibi kalb de dinlenmeğe ihtiyâç gösterir. Kalp, çalışırken dinlenecek şeklide yaratılmıştır. Her kasılıp gevşedikten sonra yarım saniye kadar istirahate geçer... Vücûda alınan gıdâların enerji hâline gelebilmesi için yakılması lâzımdır. Bunun için lüzûmlu olan oksijenin alınıp hücrelerdeki yanma hâdisesinden sonra karbondioksidin atılması lâzımdır. Oksijen teneffüs edilen hava ile alınır. Teneffüsle alınan oksijenin temiz olması lâzımdır. Hava burundan girerken fitre vazifesini gören kıllar vardır. Akciğerde kanın temizlenmesi için vazife gören hava, dışarı çıkarken de nefes borusundaki telleri titreştirmek suretiyle sesin teşekkülünü temin eder. İçeri giren temiz hava ile dışarı çıkan hava karşılaştıkları hâlde birbirini kirletmiyor ve birbirleri ile karışmıyor. VÜCUDUMUZ GİZEMLERLE DOLU Gıdâların posa kısmı kalın bağırsak vasıtasıyle, kan ve hücrelerdeki gıdâ artıkları ve vücûda zararlı maddeler ise böbrekler vâsıtasıyle süzülerek dışarı atılır. Bu iki temizleme vâsıtası olmasaydı, vücût pislik içinde kalır, uzuvlar zehirlenir, üstelik yeni gıdâ alma imkanı da olmazdı... Görüldüğü gibi vücûdun böyle akıl almaz derecede mükemmeliği karşısında hayran olmamak kâbil midir? Bunlar, yaratıcının ne kadar büyük, ne kadar kudretli olduğunu göstermektedir. Allahü teâlâ vücût makinemizi işletip, emir ve yasaklarına uygun olarak kullanmamız ve istifâde etmemiz için bize teslim etmiştir. O hâlde bize verilen emânetleri emrine uygun kullanmalı, yasaklarından kaçınmalıdır
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106110
    % 2.82
  • 4.5748
    % -2.84
  • 5.3267
    % -3.02
  • 6.0905
    % -2.76
  • 190.971
    % -3.09
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT