BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lâzım mı, elzem mi?

Lâzım mı, elzem mi?

Tartışmaların endazesi kaçtı mı ne! Kimin ne dediği, kimin neyi istediği belli değil... Bu tartışma başladığında konu cumhurbaşkanlığı seçimiydi. İş döndü dolaştı Türk Ceza Kanunu’nun “312”nci maddesine dayandı.



Tartışmaların endazesi kaçtı mı ne! Kimin ne dediği, kimin neyi istediği belli değil... Bu tartışma başladığında konu cumhurbaşkanlığı seçimiydi. İş döndü dolaştı Türk Ceza Kanunu’nun “312”nci maddesine dayandı. Savaş’a göre “312”nci madde; mevcut anayasamızın (82 Anayasası) “14 ve 24”üncü maddelerinin işlerliği için elzem! Bu görüşe göre mevcut Anayasa’ya uymak ve yine mevcudu muhafaza etmek aklın yolu oluyor. ANAP lideri Yılmaz’a göre de; “312’nci madde kişiler için değiştirilemez.” Tabii burada kişilerin kişiliklerinin rol oynadığı gerçeği gizlenmeye çalışılıyor. Peki “5+5” veya “7+3” formüllerini dayatan, Anayasamızın ‘101’inci maddesini değiştirmeyi amaçlayan tartışmaların temelinde yatan nedir? Kişiler mi, gruplar mı, yoksa milletin geneli mi? Zaten iş gelip “kişi”lere dayandığı ve “sistem”i zorladığı için tartışılmaktadır. Bu tartışmanın, kördöğüşe dönüşmesine az kalmıştır. Aynen körlerin fil tarifi gibi, her kafadan bir ses çıkmakta; hiç kimse milletin sesine kulak asmamaktadır. MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye göre “312” lâzımdan da öte elzemdir. “312”nci maddenin lâfzı açısından bu görüşe “hayır” demek zordur. Ancak aynı maddenin uygulamalarından ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında durum karamsardır. Bırakınız vicdan, dinî inanç ve kanaatleri açıklamayı, şiir okumak ve hatta dinleyicilerinize “göz kırpma”nın bile anayasa ihlâli gibi yorumlanmasıyla karşı karşıyayız. Kanun metni ile, uygulama şekli arasında dağlar değil, sıradağlar kadar fark vardır. Aslında mevcut durum ve uygulamalar ışığında, ülkemizde; bir zümrenin diğerlerine tahakküm ettiği zehabı uyanmaktadır. Biz bu tartışmaları yaşarken, bir bakanımız vize alamadığı için saatlerce havaalanlarında bekletilmekte, Türkiye’nin itibarı sıfırlanmaktadır. Böyle bir davranışa muhatap olan Bakanımızın, gezisini iptal etmesi gerekirken; “Dışilişkiler müdürümüz atlamış!” mazereti ile gezi sürdürülüyor. Türkiye’nin itibar ve istikbali üç-beş kişi ve konu için heder edilmektedir. Mevcut Anayasa, yasalar ve mevzuat uygulansa tartışılacak hiçbir şey kalmayacaktır. Bütün mesele ayrıcalıklı kişi ve konulardan kaynaklanmaktadır. Lâzım ve elzem tartışması yapılırken mevcut, unutulmakta; istikbal tehlikeye atılmaktadır. ANAP lideri Yılmaz, “Kişiler için yasa değiştirilemez!” derken; kişiler için anayasa değişikliğine imza atmaktadır. Benzer durum bütün partiler ve liderler için de geçerlidir. Biz parti taassubu ve ideolojik bağnazlıkları bir tarafa bırakmadıkça; huzur, uzlaşma ve istikrar olmaz, olamaz! Türkiye ve Türklüğün ikibinli yılları bu tür kısır çekişmelerle israf edilmemeliydi...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT