BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Nevruz’ olayı

‘Nevruz’ olayı

21 Mart Nevruz kutlamalarına nasıl yaklaşmamız gerektiğini, bir türlü belirleyemedik. İdeolojik emeller peşinde olanlar, bunu ellerini havaya kaldırıp, zafer işaretleri yaparak, gövde gösterisine dönüştürüyorlar.



21 Mart Nevruz kutlamalarına nasıl yaklaşmamız gerektiğini, bir türlü belirleyemedik. İdeolojik emeller peşinde olanlar, bunu ellerini havaya kaldırıp, zafer işaretleri yaparak, gövde gösterisine dönüştürüyorlar. Bayramı, bayram olarak kutlamak isteyenlerle, resmi çevreler ise, neyi, niçin kutladıklarını ve ne maksat güttüklerini pek bilmiyorlar gibi geliyor bana. Her şeyden evvel, şunu belirtmek gerekir ki, Nevruz, tereddütsüz, bir Türk ritüelidir. Orta Asya’da bunu, bütün saflığı ile gördük. Resmi bayramdır. Halk ve yöneticiler bu şölene içtenlikle katılır. Dünya nimetleriyle yaşam arasındaki ayrılmaz birlikteliğin kadri, bu vesile ile hatırlanır. Böyle olunca, oralardaki kutlamalarda, bizdeki misali, ne karşıt gruplar gördüm ve ne de, Nevruz’u farklı anlayanları. Sosyal barış ve dayanışma diye, hep literatürünü yapmakta olduğumuz birlik ve beraberliğin, bir nev’i çimentosu olan, ortak kültür değerlerinin, herhangi bir art düşünceye dayalı olmaksızın, nasıl paylaşıldığını samimi olarak algılamak isteyenlerimiz, başka örnekleri değil, otantik Orta Asya örneğini araştırsınlar. Kültür Bakanlığımız, mutlaka üzerinde düşünüyor olmalı. Orta Asya ile, 70-80 senelik zoraki ayrılıktan sonra, bir araya gelmenin etkin yolu ne olabilir? Hiç şüphe yok ki, bu iller ve halklarıyla olan kültürel birlikteliği işlemek, ortaya çıkarmak ve insanlara gerçek kimliklerini hatırlatmakla olur. Bunu yaparken, zorlamalardan uzak bir yaklaşımla, yeniden yazılacak ortak tarihten, dilden, edebiyattan ve uzun soluk isteyen, bilinçli kültürel faaliyetten hareket etmek lazım. İş, ticaret ve taahhüt, bunlar konjonktüreldir. Gün gelir, yerimizi, iktisaden daha kuvvetli olanlar kapabilir. Ama, hiçbir ülke, bizimle, kültürel birliktelik platformunda, bu ülkelerde rekabet edemez. Ayağımızın altında böylesine bir zemin olduğu sürece, iş de, taahhüt de, ticaret de, zamanla, kendiliğinden, hızla, gelişme mecrasına girecektir. Yapılacak şey, en azından, Orta Asya ile dayanışma adına, Nevruz’u, orijinal ögeleriyle kutlamak, kutlamaları yaygınlaştırmak ve her halükarda, Nevruz’un politize edilmesinin önüne geçmektir. Yoksa, bugünlerde yaptıklarımızla, kendimize zarar verdiğimiz gibi, Orta Asyalılar’ı da, yok yere, kendimizden uzaklaştırmış olacağız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT