BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vakit kalmadı

Vakit kalmadı

Eskiden büyükler bir kaç afete şahit olduklarından sürekli aynı olayı anlatıp dururlardı... Açlıktan, ekmeğin karneye bağlandığı günlerden, birinci dünya savaşından, ayaz gecelerden ve sert geçen kışlardan söz ederdi...



Eskiden büyükler bir kaç afete şahit olduklarından sürekli aynı olayı anlatıp dururlardı... Açlıktan, ekmeğin karneye bağlandığı günlerden, birinci dünya savaşından, ayaz gecelerden ve sert geçen kışlardan söz ederdi... Bizim anlatmaya vaktimiz bile olmadı... Biri bitti derken diğeri başladı... Kıbrıs barış harekatı ile başlayan çocukluğumu dün gibi hatırlıyorum... Düşman uçakları gelecek diye kesilen elektrikler yüzünden gaz lambası ışığı altında karartma gecelerini yaşardık... Bir sandık büyüklüğündeki radyodan vurulan gemimizin haberiyle annemin gözyaşlarını dün gibi hatırlarım... Savaş bitti derken sokaklar kardeş kavgasıyla kana bulandı... Genç yaşta kaybettiğimiz dostların hikayeleri yüreğimizin derinliklerinde kaldı... Ve bir sabah ansızın gelen ihtilali mi? Görerek yaşamak ne beter bir dertmiş, keşke yine büyükler sağ olsaydı da bize aynı olayı kırk defa anlatsalardı diyoruz... Çünkü biz nerede başlayacağımızı ve nerede bitireceğimizi karıştırdık... Bir çoğunu da anlatmayı unuttuk... * Sekiz yıl boyunca iki İslam ülkesi olan İran-Irak savaşını mı anlatsak? Yoksa önce Ruslara karşı savaşan sonra kendi içinde kardeşleriyle savaşan Afganistan’ı mı? Irak’ın uğradığı işgali mi? Saddam’ın idamını mı? Kaddafi ve çocuklarının akıbetini mi? ABD’nin 11 Eylül’ünü mü? Asala’nın vahşetini mi? PKK’nın otuz yıldan beri kanla beslenişini mi? Mısır’ın son kralı Mübarek’in kafes ardında yargılanışını mı? Filistin’lilerin dramını mı? Sahi nereden başlasak anlatmaya ve nerede bitirsek? * Tüpgaz kuyruklarında saatlerce sıra beklediğimiz günleri mi? Yoksa bugün her eve bir boruyla gelen doğalgaz devrimini mi? Akaryakıt yokluğunu mu? Yoksa bugünkü bolluğu mu? Ve bollaştıkça yapılan israfı mı anlatsak? Uçakta, trende, otobüste ve her kapalı yerde sigara içmeye izin veren devleti mi, insanlarının sağlığını düşünerek yasaklayan devlet anlayışını mı? Bir cente muhtaç olan bir hazineyi mi? Yoksa milyarlarca doları olan bir ülkeyi mi? Ve hiç değişmeyen bürokrasiyi mi? Beş üniversiteden 167 üniversiteye sahip oluşun hikayesini mi? Ya da hukukun artık her suç işleyene dokunuşunu mu? Dünyanın bir yandan geçirdiği bu teknolojik devrimi mi, yoksa bütün bu değişimlere rağmen hala Afrika’da insanların açlıktan ölüşünü mü? Anlatmaya vaktimiz kalmadı ama adam gibi yaşamaya daha çok vakit var...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92582
    % -0.14
  • 5.464
    % -0.36
  • 6.1588
    % -0.51
  • 7.0777
    % -0.29
  • 210.908
    % -0.37
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT