BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pakistan’a Türk mührü

Pakistan’a Türk mührü

Pakistan ile Türkiye’nin birçok ortak noktası bulunuyor. Bunlardan birisi de deprem! Onlar hem depremden hem de sel felaketinden çok çekti. Evsiz kalanların yardımına Türkiye koştu. TOKİ, binlerce Pakistanlı için konut yapacak.



YAZI DİZİSİ KARDEŞ ÜLKE PAKİSTAN -2- Hazırlayan: HAYRETTİN TURAN www.hayrettin.turan@tg.com.tr > Pakistanlı afetzedeler Kızılay’ın gönderdiği Mevlana Evlerinde yaşıyor. Türkiye’de deprem nasıl itiraz edilemez bir gerçek olarak günlük hayatımızın bir parçası ise, aynı şey Pakistan için de geçerli. Neredeyse bütün ülke, bizim gibi fay hatlarıyla örülmüş durumda. Her sallantıda ülkenin canı yanıyor. Ancak Pakistan’ın depremlere ek olarak bir de sel felaketleri var. Terör olayları ile zaten bombalar ülkesine dönen Pakistan, bir de deprem ve sellerden yediği darbelerle ekonomik olarak neredeyse çökmüş. Neyse ki Türkiye onların yanında. TOKİ sel felaketi sonrası evleri yıkılan Pakistanlılar için 4 bin 620 afet konutu yapıyor. Ekim ayında başlanan konutlar sel baskınlarına karşı yerden yüksek inşa edilecek. BİZ TEK BİR MİLLETİZ Pakistan Hükümet Sözcüsü Enformasyon Bakanı Firdevs Aşık Avan, ülkeyi ayağa kaldırmak için Türk iş adamlarını davet ediyor. Pakistanlı bakan, “Biz tek bir milletiz” diye net konuşuyor ve devam ediyor: “Ne zaman bir felaketle karşılaşsak hemen yardımımıza koşuyorsunuz. Türkiye ile Pakistan arasında iyi ilişkiler olduğunu, nesiller boyu iki halkın kalbinde sevgi ve muhabbetin varolduğunu sadece halklarımız değil artık bütün dünya biliyor. Pakistan ile Türkiye arasındaki bu kardeşliği kimse bozamaz, bozamayacaktır da... Biz, Türkiye’nin hakiki dostluğunu her zaman yanımızda hissediyoruz. Farklı coğrafyalarda iki ülkenin nasıl kardeş olabileceği, nasıl aynı dostlukla kalplerin attığını bütün dünya görmelidir. Biz farklı iki coğrafyada yaşayan bir tek milletiz.” YARDIMI UNUTAMIYORLAR Türk hükümetine ve Türk insanına özellikle sel felaketinin ardından yapılan yardımlardan sonra daha çok müteşekkir kaldıklarını ifade eden Bakan Avan, şöyle devam ediyor: “Bu trajik afette Türk halkının gösterdiği olağanüstü dayanışma, destek ve cömertlik halen gözlerimizi yaşartıyor. Bu nesil yaşadığı sürece bunu bize kimse unutturamaz. Aynı şekilde bunu gelecek nesillerimize de aktaracağız. Başımıza bir felaket geldiğinde yanı başımızda Türkiye’nin olduğunu bilmek bize en büyük teselli oluyor.” Türkiye’nin dünyada oynadığı etkin rolden büyük gurur duyduklarını anlatan Avan, “36 bin masum sivil insanımızı teröre kurban verdik. 5 bin de polis ve askerimiz öldü. Terörle mücadele için 100 milyar dolar para harcadık. Bir o kadar da yabancı sermayenin kaçmasıyla gitti. Dışarıdan yatırım yok gibi bir şey. İşte bu açıdan Türkiye’nin ekonomik yatırımlarına çok büyük ihtiyaç duyuyoruz. Çok açık ve net konuşuyorum; Türk iş adamları ne olur ülkemize gelsinler, incelesinler, daha sonra karar versinler. Artık terör olayını en az seviyeye indirdik, kısa sürede de yok edeceğiz. Yatırım için her türlü ortam mevcut. Türk işadamları için her şeyi sağlamaya ve yardıma hazırız.” MİMARLIK HARİKASI Pencab eyaletinin başkenti Lahor, Pakistan’ın en tarihî şehri. Lahor’un en bilinen yapılarından biri 17. yüzyılda inşa edilen Padişah Mescidi... Mescid, büyük avlusu ve harika süslemeleri masalımsı bir yapı. BAYRAM DEĞİL NÖBET DEĞİŞİMİ! Dünyanın en ilginç askerî törenlerinden biri Pakistan ile Hindistan arasındaki tek sınır kapısı olan Wagha Border’de yaşanıyor. Yılın her günü askerler nöbet değiştirirken ayaklarını yerlere vura vura güç gösterisinde bulunuyor. Törene her iki ülkenin halkı ve turistler büyük ilgi gösteriyor. Öyle ki izleyiciler için karşılıklı tribünler bile kurulmuş. VATAN BİLDİLER Son 30 yılda iki vatan değiştirmek mecburiyetinde kalan Türkmen mülteciler, Pakistan’daki kamplarda çok zor şartlar altında barınıyor. MÜLTECİLER ÜLKESİ OLDU Pakistan, 2.5 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bunların 2 milyona yakını Afganistan göçmeni olan Peştunlardan oluşuyor. Bakan Avan’ın bu sözlerini dinleyip de bir kardeş ülke hissiyle iç geçirmemek elde değil. Bu arada, Pakistan’ın bir de mülteciler derdi var. Afganistan göçmeni Peştunlar, Özbekler, Tacikler, Türkmenler en dikkat çeken mülteci grupları... Son 30 yılda iki vatan değiştirmek zorunda kalan Türkmen mülteciler, Pakistan’daki kamplarda çok zor şartlar altında barınıyorlar. Sovyetler Birliği’nin Türkmenistan’ı işgalinden sonra baskılara dayanamayarak 1950’lerin başında, anavatanlarını terk edip Afganistan’a kaçtılar. 1980’lerde ise Sovyetler Birliği’nin bu sefer Afganistan’ı işgal etmesiyle Pakistan’a sığınmak zorunda kaldılar. YAŞAMAYA ÇALIŞIYORLAR Başkent İslamabad’ın 80 kilometre kuzeybatısında Haripur’daki 20 ayrı yerleşim bölgesinde 799 Türkmen ailesi mülteci olarak yaşıyor. Nüfusları 3 bini geçiyor. Yetişkin erkeklerin çoğunluğu iş bulmak amacıyla büyük kentlere veya ülke dışına gittiğinden kampın sokaklarında çocuk ve yaşlılar göze çarpıyor. Kampta geleneksel eğitime ilgi yoğun. Camilerle iç içe inşa edilmiş dört medresede çocuklar yetişkin olana kadar sadece din eğitimi alıyor. Kampta altyapı yok, burada yaşayanlar su ihtiyaçlarını sokak başlarına kurulan su kuyularından sağlıyor. Mülteci Türkmenlerin ana geçim kaynağı halıcılık. Her evin bahçesine kurulan halı tezgahlarında Türkmen kadınları tarafından dokunan halı ve kilimler evin erkekleri tarafından pazarlanıyor. Kampın diğer geçim kaynağı ise kentlerde ve ülke dışında çalışan erkekler. Genellikle Körfez ülkelerinde iş bulan Türkmen erkekleri evlerine gönderdikleri paralarla ailelerin geçimine katkı sağlıyor. Kampta her aileden en az bir erkek Arap ülkelerinde çalışıyor. Pakistan genelinde ise, 2.5 milyondan fazla mülteci yaşıyor. 2 milyona yakını Afganistan göçmeni olan Peştunlar... Kısacası Pakistan’ın çözülmesi gereken o kadar çok problemi var ki; durumu en iyi özetleyen ise yine bir Pakistanlı hükümet yetkilisi oluyor: “Problemlerimiz o kadar çok ki, hangisine el atacağımızı, nereden başlayacağımızı bile şaşırıyoruz.” > BİTTİ
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT