BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tepemizdeki Galatasaray Bayrağı!..

Tepemizdeki Galatasaray Bayrağı!..

Yıllardan beri ilk defa bir bayram günü bilgisayarımın başına futbolumuzdan, halterimize kadar sporumuz için “içimden hiçbir şey gelmeyerek” sıkıntı içinde oturuyorum; istiyorum ki, “Bayram’da güzel şeyler yazayım” ve okuyucularımın mübarek Kurban Bayramı’nı kutlarken, onların da içini karartmayayım, düşün düşün dur; ilham gelmiyor!..



Yıllardan beri ilk defa bir bayram günü bilgisayarımın başına futbolumuzdan, halterimize kadar sporumuz için “içimden hiçbir şey gelmeyerek” sıkıntı içinde oturuyorum; istiyorum ki, “Bayram’da güzel şeyler yazayım” ve okuyucularımın mübarek Kurban Bayramı’nı kutlarken, onların da içini karartmayayım, düşün düşün dur; ilham gelmiyor!.. Kendi kendime dedim ki; “Bugün spor yaz, ama, spor yazma”; peki, nasıl olacak bu iş; “Türkiye Spor Yazarları Derneği’ni yazarak!..” Oooo, “dernek konusunu açtım” mı, yaz yaz bitmez; neresini tutsak, elimizde kalacak cinsten!.. Ne yazık ki, üyeleri, yıllardır, Dünya’nın “en çok spor yazarına sahip” derneklerinden biri olan meslek kuruluşumuza “gerektiği gibi” sahip çıkmıyor; büyük çoğunluk “Adaaam sende, böyle gelmiş, böyle gider” zihniyetiyle, ilgilenmiyor bile!.. İşte onun için, mesleğimiz, mesleğimizin sorunları, meslektaşlarımız, dernek üyelerimiz, “meslek kuruluşu” itibariyle “nerede ise” sahipsiz!.. Hatta, “meslek kuruluşu” gibi “tekil” bir niteleme de eksik olacak galiba; aslına bakarsak, “meslek kuruluşlarımız” demek gerek; zira “diğer” meslek kuruluşlarımız da, ne yazık ki, “demir parmaklıklar arkasındaki meslektaşlarımız” hariç, “sahiplenme” konusunda, TSYD’nin ancak birkaç karış önündeler, o kadar!.. Mesleğimizin de, TSYD’nin de dev gibi meseleleri var; üstelik “sahipsizlikten” giderek azalacağına, artıyor, artıyor, artıyor. Bugün, sorunların biri hariç tamamını “dernek genel kurullarına bırakarak” ve de “çözebilecek” yönetimlerin “Filozof Diyojen’in feneri ile aransa bile zor bulunabileceğinin” altını çizerek, “sadece” yadırgadığım, “olmayacak”, ama asıl önemlisi “olmaması gereken” bir gelişmeyi yazacağım!.. Duydum ki, derneğimizin Merkez Yönetim Kurulu, dernek binamızı, 1905 Galatasaraylı Yönetici ve İş Adamları Derneği (1905 GSYİAD)’ne kiralamış!.. Düşünebiliyor musunuz, meslek kuruluşumuzun tesislerinin göbeğindeki “ana binamızın üzerinde bundan böyle Galatasaray Bayrağı dalgalanacak” ve de kapısında “Galatasaray’ın amblemi” olacak!.. Bu nasıl bir karardır, bu nasıl bir uygulamadır?.. İnsaf edin, ülkedeki spor yazarların çok büyük bir çoğunluğunu bünyesinde toplayan bir derneğin tesislerinde, “kira bedeli” ne olursa olsun, “bir kulüp bayrağı nasıl dalgalandırılır?..” Derneğimizin yönetiminde bunca yıldır yakından tanıdığım “bu konularda ne kadar hassas ve ilkeli olduklarını” çok iyi bildiğim (Acaba zannettiğim mi?) “öyle” arkadaşlarım varken, bu kararın yönetim kurulundan “nasıl çıkarıldığını” anlayamıyorum, inanamıyorum; inanmam mümkün değil!.. İstanbul’da yaşayan bir arkadaşıma “duyduğum haberin doğru olup olmadığını” öğrenmek için telefon ettim; “Neden şaşırıyorsun Öcal” dedi; “Bir zamanlar Derneğin tesislerinin her tarafının Fatih Ürek afiş ve reklamlarıyla donatılmasını seyredenler, izin verenler için, tesislerde Galatasaray Bayrağı’nın dalgalanması ne ifade eder ki?..Onlar kasaya girecek paraya bakıyorlar, o kadar!..” Anladım ki, “haber doğru”, telefonu kapadım ve ciddi ciddi düşünmeye başladım; “Benim bu dernekte ne işim var?..” Dahası, “daha acı” bir soru ile noktalanıyor; bu “kabul edilemez” karara, bu “ayıplı” emrivâkiye, bu derneğin “yaşayan” kurucuları, eski başkanları ve yöneticileri, bu derneğe “sahip çıkması gereken” üyeleri, neden ve nasıl “bu kadar” sessiz ve tepkisiz kalırlar?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT