BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aşk dedikleri bu mu acaba?..

Aşk dedikleri bu mu acaba?..

“Anneciğimin vefatından yıllar sonra öğreniyoruz ki o ağanın oğlu, aradan belki yarım asır geçmesine rağmen daha yakın zamana kadar annemin aşkıyla yanıp tutuşmuş.”



Nişan bozulunca kilolarca takıyı geri veriyorlar... Ağanın oğlu öyle üzülüyor ki hepsini çöpe atıyor... Annemi de yaşını büyüterek başkasıyla evlendiriyorlar. Adam alkolik çıkıyor. Kadere bak!.. Çok sürmüyor ölüyor... Sonra babamla evlendiriyorlar... Babam da ben kundakta bebek iken suç işleyip Suriye’ye kaçıyor. Annem ondan da resmen ayrılınca, ben sefil olmayayım diye üçüncü kez evleniyor. Ama o adam da sözünde durmayıp beni dışlayınca yine beni düşünerek yedi sekiz ay sonra ondan da ayrılıyor... Daha sonra bu çileli kadıncağız vefatına kadar benimle yaşadı... Anneannem, annem ve ben, üçümüz... Anneannem 1971’de vefat etti. O yıllar benim de öğretmenlik tayinim İstanbul’a çıktı. Annem Mardin’den gelmek istemiyordu. Ona İstanbul’u nasıl anlatabilirdim? Dedim ki: -Anne orada Eyüp Sultan Hazretleri de var. Orada vefat eden onun sancağı altında haşrolur inşallah. -Sahi mi, dedi. Hiç itiraz etmedi. İstanbul’a göçtük. 1981’de evlendim. Sekiz sene beraber yaşadık. 1989 yılında Hakkın rahmetine kavuştu... Ölmeden önce vefatını hissetmiş, gerdanlığını çıkartıp eşime verdi. “Bu senin” dedi. Sekerat anında Yusuf suresi okunuyordu. Gözünden bir damla yaş geldi. Kelime-i şehadet getirerek vefat etti. Eyüp Sultan’da kabir bulmak çok zordu. Ama onu İstanbul’a “Eyüp Sultan” diyerek getirmiştim. Şükür hiç hesapta yokken nasip oldu Eyüp Sultan’da defnettik. Bu vesileyle Türkiye gazetesinin yazarlarından Mehmet Oruç’u rahmetle İhlas İnşaat Grubundan Halil Şeker’i de minnetle anıyorum. Cenazesine Yargıtay Başkanı olan dayım da gelmişti... Annemin vefatından yıllar sonra öğreniyoruz ki o ağanın oğlu, aradan yarım asır geçmesine rağmen annemi unutamamış. Kimseyle evlenmemiş. Kimseyi istememiş. Daha enteresanı, kimseye belli etmeden annemi uzaktan uzağa görüp ardından, onun aşkıyla ağlıyormuş. Aşk dedikleri bu mu acaba? Hayat bu işte... Yetim olarak ama meslek sahibi olana kadar iki emekli maaşıyla büyüdüm. İkisi de Osmanlı’dan miras kalan maaştı. Biri annemin babası Hacı Salih’ten. Hani şu meşhur Hamidiye Alaylarında Diyarbakır Jandarma Tabur Komutanı Yüzbaşı Hacı Salih Efendinin emeklilik maaşı. Diğeri de 1971 yılında rahmetli olana dek beraber yaşadığımız anneannemin babasından kalan maaş. Onun babası da -daha önce bahsettiğim gibi- Musul vilayetinde Alay Emini Seyyid Tahir Efendiydi. Hani “devlette devamlılık” denilir ya işte öyle... Ben mi? Ben de şu an emekliliğini bekleyen bir öğretmenim... Rabbim, devlete millete zeval vermesin. M. S.-İstanbul > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT