BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hindistan Clinton ve Ecevit

Hindistan Clinton ve Ecevit

Amerikan yönetiminin en önemli özelliklerinden biri fakir, zengin ülke ayrımı yapmadan geleceğe yönelik politikaları dikkatle belirlemesidir.



Amerikan yönetiminin en önemli özelliklerinden biri fakir, zengin ülke ayrımı yapmadan geleceğe yönelik politikaları dikkatle belirlemesidir. Bu doğrultuda gider ayak da olsa Mr. Clinton 21’inci yüzyılda ekonomik patlama yapması beklenen Hindistan’ın yanısıra Pakistan ve Bangladeş’i de bu hafta ziyaret ederek çeşitli mesajlar verdi. Yapılan açıklamalar ve yorumlar ise dünya basınında geniş yankılar uyandırdı. GELECEĞE YATIRIM Hindistan 1 milyar, Pakistan 140 milyon ve Bangladeş 125 milyon nüfusa sahip İngiliz Commonwealth topluluğuna dahil ülkelerdir. Birleşmiş Milletler kategorisinde her üç ülke de fakirler grubuna girse de, ellerindeki doğal kaynaklarla gelecekte bölgesel ticaretin en önemli ayağını oluşturacak güçtedir. 80 ayrı lisanın konuşulduğu fakat herkesin İngilizce bilmeye mecbur kılındığı Hindistan, en fazla nüfusa sahip demokrat bir ülke olma özelliğine sahiptir. Bunun yanısıra son beş yılda dünyadaki en yüksek kalkınma hızlarından birini tutturarak dikkatleri üstüne çekmiştir. 1990’larda başlayan liberalleşme hareketiyle Hindistan ekonomisi yeni bir çehre kazanmıştır. Batı ülkelerinin yanısıra Latin Amerika’dan Avustralya’ya kadar yayılan Hint asıllı insanlar ülkelerini unutmamışlar, yaşadıkları devletlerde lobi faaliyetlerini gittikçe artırmışlar, Hindistan’a dış yatırımları teşvik etmişlerdir. Nitekim ABD’nin bu ülkeye 50 yıl sonra yeni bir bakış açısıyla yaklaşmasında ve Amerika firmalarının işbirliği ve yatırım projelerini artırmasında Hint lobisinin büyük rolü olmuştur. Ayrıca Birleşmiş Milletler’de, Dünya Bankası’nda, IMF ve diğer uluslararası kuruluşlarda çalışan personel arasında Hintli uzmanların sayısının fazlalığı da gözardı edilmemelidir. Ticarette elde edilecek başarıların teknolojiden geçeceğine gören Hintli yöneticiler, bilgisayar ve iletişim programlarının yazılımına büyük önem vermişler ve bu yolla elde edilen geliri yılda 5 milyar dolara çıkartmışlardır. Gelecek birkaç yıl içinde bu rakamın üçe katlanması beklenmektedir. CLİNTON Mr. Clinton son ziyaretiyle geçmişte Rusya’nın yanında yer alan Hindistan’ı kendisine çekmeyi başarmış ve birçok konuda amacına ulaşmıştır. Örneğin 1988’de 5 yer altı nükleer denemesi yapan Hindistan, bu defteri kapattığını açıklamıştır. Buna ilaveten Amerikan Başkanı diğer iki ülkeyle de ilişkilerini en olumlu şekilde yürütmüştür. Soğuk savaş sırasında daima Amerika’nın yanında yer alan, Afganistan sorununun çözümünde önemli rol oynayan Pakistan’ı da unutmamış, birkaç saatliğine de olsa uğramadan geçememiştir. General Pervez’in devrimle işbaşına gelmesinden kaynaklanan eleştirilere karşın Pakistan halkını hükümetten ayrı tutan Clinton bu ülkede de büyük sempati toplamıştır. Mr. Clinton’ın Bangladeş’i ziyaret eden ilk Amerikan Başkanı olması başta Başbakan S. Hasena olmak üzere, ülke yöneticilerine güven vermiş, ekonomik ve sosyal kalkınma yönündeki çabalarına dinamizm getirmiştir. Kısaca bölgede yükselen Avrupa Birliği, Rus ve Japon etkisine karşılık vermiş ve Amrika’nın damgasını vurmuştur. ECEVİT Başbakanımız Sayın Ecevit de yakında Hindistan’ı ziyaret edecektir. Bilindiği gibi Hint felsefesine özel bir ilgi duyan, hatta Sanskritçe öğrenmek için büyük çaba sarfeden Başbakanımız bu dilden şiirler de tercüme etmiştir. 21’inci yüzyılda uluslararası ekonomik ve siyasal ilişkilerimize yeni boyutlar kazandıracak Hindistan ziyareti, Türkiye’de şüphesiz yeni avantajlar getirecektir. Özellikle bilgisayar programlarının yazımında ve teknolojik gelişmelerin ucuz yolla üretime ve hizmet sektörüne dönüşmesinde hazırlanacak projeler her iki ülkenin de çıkarına olacaktır. Bununla beraber bölgedeki diğer ülkelerle olan ilişkilerimize de dikkat etmemiz gerekmektedir. Örneğin son 50 yılda Kıbrıs davası başta olmak üzere tüm uluslararası sorunlarımızın çözümünde bizi yalnız bırakmayan Pakistan’ı ihmal etmememiz, ekonomik, siyasal ve ticari ilişkilerimiz açısından da büyük önem taşımaktadır. İslam Konferansı Teşkilatı (IKT), Bölgesel İşbirliği Teşkilatı (ECO) politikalarımız açısından Pakistan’la sürdürülecek olumlu ilişkiler Türkiye açısından ayrı bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle Sayın Ecevit’in de Mr. Clinton gibi hiç olmazsa kısa bir süre de olsa İslamabad’a uğraması, Pakistan halkına vefa hislerimizi iletmemiz ve ticari ilişkilerimizi pekiştirmemiz yönünden yararlı olacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT