BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye politikamız

Suriye politikamız

Suriye ilişkilerimiz, Baba Esad’ın Öcalan’ı Şam’da ağırlayıp Bekaa vadisinde PKK kampları kurup techiz ederek Türkiye’ye saldığı yıllardaki vahim çizgiye ulaştı. Baba Esad’ın arkasında tarihin en korkunç devleti olan Sovyetler vardı. Genç Esad’ın arkasında İran var ama, gücü eski Rusya ile mukayese kabul etmez.



Suriye ilişkilerimiz, Baba Esad’ın Öcalan’ı Şam’da ağırlayıp Bekaa vadisinde PKK kampları kurup techiz ederek Türkiye’ye saldığı yıllardaki vahim çizgiye ulaştı. Baba Esad’ın arkasında tarihin en korkunç devleti olan Sovyetler vardı. Genç Esad’ın arkasında İran var ama, gücü eski Rusya ile mukayese kabul etmez. Baba Esad çağında diktatörlere, devletlerin iç işlerine karışmamak ilkesine uyarak müdahale edilemiyordu. Günümüz dünyasında diktatörler artık açıkça kınanıyor. Kan dökenlerine ise hemen bütün kapılar kapanıyor. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın en üst seviyede çok açık üslûpla uyardıkları Esad ve ekibi, kulaklarını tıkadı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi Bütçe Komisyonundaki ikazı ise, Suriye konusunda tavrımızın artık kesin çizgiye geldiğini gösterdi. Prof. Davutoğlu, Arap Birliği kararını aynen benimsediğimizi ve savunacağımızı açıkladı. Üstelik Suriye rejim muhaliflerine Türkiye desteğinin en üst çizgide bulunduğunu saklamadı, daha artacağını bildirdi. Öyle ki Suriyeli Esad muhalifleri, İstanbul’u merkez seçtikten sonra Ankara’ya resmî diplomatik temsilci yollamayı isteyecek derecede açık talepte bulundular. Ankara politikası, ABD ve Avrupa Birliği’nin Suriye politikalarına paraleldir. Üstelik Suriye’de Esad rejiminin sona erdirilmesi bahsinde Türkiye’nin öne çıkmasına itiraz etmiyorlar. Demokrasi bloku karşısındakiler ise, Baas rejimini beğenmiyorlar ama, Amerika’nın Orta Doğuda nüfuzunun artmasından endişeleniyorlar. Suriye halkının kesilip biçilmesi onları hiç ilgilendirmiyor. Nasyonal sosyalist Baas rejiminin Irak’tan sonra Suriye’de de sona ereceğine şüphe yok. Bu rejimin şampiyonu Hitler, Almanlar’ın önemli kısmının güvenine dayanıyordu. Zaten seçimle iktidara gelmişti. 2011 dünyasında bu derecede maziye karışmış bir rejimin mantığı yoktur. Ordusunun ikiye ayrılmasına rağmen Beşar Esad’ın Kaddafi’den bile fazla mukavemeti beklenebilir. Yani Suriye konusu muhtemelen daha had safhalara ulaşacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT