BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bahar hareketli başladı

Bahar hareketli başladı

Uzunca bir süredir devam eden hazırlıklar nedeniyle, medyanın hareketli bir bahar yaşayacağı zaten tahmin ediliyordu. Ama doğrusu, kış rehavetinin bu kadar ani atlatılacağını tahmin etmek zordu.



Milliyet gazetesinin, ertelenen yeni yapılanması içinde, fiyatını da düşüreceğinin ortaya çıkması ile Sabahçıların fiyatlarını düşürüvermeleri aynı zamana rastladı. Sabahçılar, nevruz ile birlikte, sürmanşetlerinden yaptıkları bir duyuru ile fiyatlarını 100 bin liraya indirdiklerini ilan ediverdiler. Gerekçe “Kaliteli gazeteyi daha çok kişinin okuması” olarak açıklanırken, manşet haberde de, büyük firmaların, hükümetin enflasyon hedefine yardımcı olarak, aşırı zam yapmama taahhütlerine yer verilmişti. Hatta, organik bir bağlantı ile gazetenin gerçekleştirdiği bu fiyat operasyonu, bir anlamda aynı amaca yönelik bir seferberlik olarak duyuruluyordu. Tabii bu arada bir parantez açarak, promosyona bağlanmış okuyucuların, gazetelerini yine eski fiyattan almaya devam edeceklerini belirtelim. Yeni fiyat, sadece gazete fiyatı ve büyük oranda da yeni okuyuculara yönelik olarak belirleniyordu. Milliyet hamleyi öne çekti Sabahçıların bu yıldırım baskını üzerine, 27 Mart’ta büyük bir kampanya ile ve iki parçalı gazetesi ve yüz bin liraya düşürülmüş promosyonlu yeni fiyatı ile atağa hazırlanan Doğan Grubu’nun Milliyet gazetesi de piyasayı kaptırmamak için kampanyasını öne almak zorunda kaldı. Perşembe gününün nüshası fiyat düşürülerek piyasaya çıktı. Magazin takviyeli, iki parçalı, yeni formatlı gazete ise bugün okuyucuya ulaştırılacak. Yani onca uzun hazırlık dönemine rağmen Milliyetçiler bir anlamda hazırlıksız yakalandılar ve kampanya biraz da bu nedenle az gürültü çıkardı. Ön ve arka bölüm olarak tanımlanan yeni yapısı içinde, gazete ön bölümünde güncel siyasi ve ekonomik haberlere iyice ağırlık verirken, 24 sayfalık arka bölümü de daha ziyade kadın, alışveriş, kültür ve sanat konularına ve seviye tutturulmaya çalışılan magazin haberlere ayıracakmış.. Bazılarının hayal kırıklığı Yeni yapısı ile, piyasa ölçüleri içinde oldukça sevimli hale getirilen gazetedeki bu değişiklik, merhum İpekçi ile sembolleşen ağırbaşlı ve ciddi Milliyet imajının geri getirilmesini bekleyenler tarafından biraz da hayal kırıklığı ile karşılanacak gibi.. Bakalım okuyucunun bu konudaki tepkisi ne olacak. Zira bugünkü tirajların oluşmasında önemli rol oynayan promosyon okuyucuları için, hele fiyattaki ucuzlama kendi alacakları gazetelere de yansımadığı cihetle, artıdan verilecek magazin ve haberlerin ne kadar özendirici olacağı tartışmalı. Fiyatlarını aynı çizgiye getiren Star, Sabah ve Milliyet arasındaki rekabet anlaşıldığı kadarı ile biraz çetin geçecek gibi. Birbirine iyice yaklaşan yayın anlayışları ile neredeyse sadece logoları farklı hale gelen bu üç gazetenin kavgasından umarız yeni okuyucular kazanılır. Ardıç diyor ki: İki grup gazetesinin peşpeşe fiyat kırmalarına en ilginç tepki ise Star’ın dili ağulu köşe yazarı Engin Ardıç’tan geldi. Ardıç, en çok, kendi gazeteleri fiyat kırdığı zaman ayağa kalkan ünlü rakiplerinin, kendi fiyat ayarlamalarını bir vatan borcu, bir enflasyonla seferberlik gibi takdim etmelerine bozulmuş. Kendi ifadesi içinde Sabah ve Milliyet’i yenilip yutulması zor bir üslupla eleştirirken, Star’ın dampingi sonrası olayı Rekabet Kurulu’na şikayet eden Cumhuriyetçileri de yeniden göreve çağırıyor. Tabii bu arada dolarla halka açılan Cumhuriyetçilere sataşmadan da edememiş. Uzanlar’ın Almanya atağı Haftanın ikinci bombası ise Starcılardan geldi. Perşembe günü, gazetenin manşeti “Dikkat şu anda bir dünya gazetesi okuyorsunuz” diye atılmıştı ve “Star, Hürriyet Almanya’yı satın aldı” diye devam ediyordu. İki Uzan kardeşler ile bir zamanların medya imparatoru Erol Simavi’yi imza sırasında birarada gösteren bir de fotoğrafın yer aldığı haberde, Uzanlar’ın, Erol Simavi’nin Frankfurt’taki Hürriyet tesislerini satın aldıkları belirtiliyordu. Hatırlanacağı gibi, yaşamını büyük oranda İsviçrede sürdüren Erol Simavi, Türkiye’de yayınlanan Hürriyet gazetesini Aydın Doğan’a devretmesine rağmen, Almanya’daki gazeteyi, kendi üzerinde tutmuştu. İçerisinde son derece modern baskı makinelerinin de bulunduğu tesisler ise yine anlaşma gereği ikibin yılı başına kadar Simavi’de kalacaktı. Simavi burada sadece Hürriyet’in yurt dışı nüshalarını değil, pek çok yabancı gazeteyi de basıyordu.Yılbaşından itibaren Almanya Hürriyet anlaşma gereği Doğan Grubu’na geçerken, Simavi’nin sahip olduğu tesisler konusunda son kez pazarlık yapılmış ama Doğan Grubu ile bir anlaşma sağlanamamıştı. Aydın Bey, bunun üzerine Almanya Hürriyet’i başka bir binaya taşımıştı, ama baskı işlemleri yine Simavi’nin tesislerinde yapılmaya devam ediyordu. Uzanlar bu konuda “Duayenin ricasını kırmadık. Erol Simavi’nin isteği ile Hürriyet’i Almanya’da basmaya devam edeceğiz” açıklaması yaptılar. Oysa, Hürriyet’çiler başka bir tesis bulup baskılarını gerçekleştirdiler. Simavi efsanesinin sonu Hürriyet’i satmasına rağmen, yaklaşık beş yıldır Almanya Hürriyet’i yayınlayarak medyadan kopmayan Erol Bey’in, sonunda tesisleri de elden çıkarması tam bir sürpriz oldu. Bu satış, onu bir zamanlar imparator olarak bulunduğu medyadan tamamen koparmış durumda. Oysa, Simavi’nin hiç olmazsa bu tesisleri elinde tutarak, bizim dünyamızdan büsbütün kopmayacağı düşünülüyordu. Yani bir anlamda, Türk medyasındaki Simavi efsanesini sona erdirmek Uzanlar’a düştü. Hürriyet’i kızdırdılar Uzanlar’ın Erol Simavi’ye ait Almanya’daki baskı tesislerini alışlarını “Hürriyet Almanya’yı aldık” diye kamuoyuna ilan etmelerine Hürriyet sert tepki gösterdi. Dün birinci sayfadan yayınlanan bir duyuruda, Star’ın sadece Simavi’ye ait tesisleri aldığı vurgulanarak, sanki yurt dışındaki gazetelerini almış gibi bir hava doğurulmasını kötü niyet ifadesi olarak niteleyip, protesto ettiler. Açıklamanın bir diğer özelliği ise, açıkça olmasa da, Erol Simavi’ye sitem taşıyordu. Bayram tartışması Tam sekiz yıl sonra, Bayram gazetesi konusu yeniden tartışılıyor. Bir dönem Sabah gazetesinin bastırması ile Cemiyet tarafından yayınlanan Bayram gazetesi uygulaması sona erdirilmiş ve gazeteler dini bayram günlerinde de çıkmaya başlamışlardı. Daha sonraki yıllar, bayram süresince yayınlanan gazetelerin hem yeterli ilanı alamamaları hem de satışlarının diğer günlere göre daha düşük olması bu uygulamayı tartışılır hale getirmişti. Aynı tartışmalar, bu yıl bazı köşe yazarlarının da konusu olarak tekrar gündemdeydi. Özellikle İlker Sarıer ile Hakkı Devrim ustayı karşı karşıya getiren konu yine bayramda gazete yayını konusuydu. Gerçekten pek çok gazete yok denecek kadar az ilanla geçirdiler bayramı. Bayram süresince gazetelerde yer alan konular da son derece cılızdı. Allahtan bir futbol takımımızın Avrupa kupa başarısı geldi de, büyük gazeteler sayfalarını doldurabildiler. Cumhuriyet halka açılıyor Çok uzunca bir süredir maddi sıkıntı içinde olan Cumhuriyet gazetesi, sonunda halka açılmaya karar verdi. İlhan Selçuk köşesinde yaptığı açıklamada beher hissesi yüz dolardan, gazetenin büyükçe bir bölümünün halka arz edeceğini duyurdu. Selçuk bu arada satışın SPK nezaretinde yapılacağını da ileri sürdü. Gazete halka açılacak da olsa, bazı iş çevrelerinin bu konudaki büyük ilgisi biliniyor. Cumhuriyet gazetesinin planladığı şekilde halka açılabilmesi durumunda bu işlemden 95 milyon dolar gelir elde edeceği belirtiliyor. Gazetenin imtiyazlı hisseleri, halen yayını sağlayan vakıfta tutularak, gazetenin bağımsızlığının teminat altına alınacağı da gelen haberler arasında. Sabahçılar huzursuz mu? Sabah gazetesinin Nişantaşı’ndaki binasına taşınma işlemi sone ermek üzere. Ama pek çok çalışanın İkitelli’deki modern binadan ayrılmaktan dolayı pek mutlu olmadıkları gözleniyor.. Bunlardan birisi de Hıncal Uluç. Uluç bir yazısında bu memnuniyetsizliğini açıkça dile getiriverdi. Ufuk Güldemir’in Sabah’tan ayrılmasının ardındaki sır ise netleşmiş değil. Güldemir’in, gazetenin aşırıya kaçan magazinel yapısı nedeniyle işine son verildiği iddialarına rağmen, gazetenin yayını yeni yönetimle de benzer bir üslupla devam ediyor Güldemir Star’da Ufuk Güldemir’in tekrar eski yuvası Star’a döndüğü ileri sürülüyor. Sabah gazetesinin başına gelmeden önce, ilginç bir şekilde Star’dan ayrılan Ufuk Güldemir, şimdi tekrar Uzanlar’la beraber olmaya hazırlanıyormuş. Güldemir’in televizyondan sorumlu olacağı ama zaman zaman gazeteye de yazılar yazacağı ileri sürülüyor. Koru Hürriyet’ i karıştırdı Ayşe Arman ile yaptığı söyleşi sırasında Hürriyet’te yazabileceğini söyleyen Fehmi Koru’ya karşı iki Hürriyetçi Çölaşan ile Altaylı’nın tepkileri üzerine Koru bir açıklama yapıp Hürriyet’e geçmeyeceğini söyledi ve daha önce kendisine bu konuda yapılan iki ayrı teklife de aynı cevabı verdiğini ileri sürdü. Koru, daha önce haftada dört kez yazı yazdığı Turkish Daily News gazetesi ile ilişkisini de, gazete Doğan Grubu’na geçmeden önce kestiğini açıkladı. Dört gazete mahkemelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yayınladıkları haberlerde TBMM Başkanı Akbulut, Adalet Bakanı Türk, Başsavcı Vural Savaş ve SSK Başmüfettişi Çıngı’nın kişilik haklarına hakaret ettikleri gerekçesi ile dört gazete hakkında dava açtı. Radikal gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat ile Sorumlu Müdürü Çakalkurt Adalet Bakanına, Akit yazarı Erol Taş ile Sorumlu Müdür Mehmet Özmen, Vural Savaş’a, Hürriyet yazarı Altaylı ile Sorumlu Müdür Hasan Kılıç Akbulut’a, Sabah gazetesi muhabiri Ali Ekber Ertürk de SSK müfettişine hakaretten yargılanacak. Bağımsız gazetecilere çağrı Türkiye Gazeteciler Sendikası 3 Mayıs 2000 günü kutlanacak. Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle “Gazetecilerin, hükümetlerden ve gazete sahiplerinden bağımsızlığını” vurgulayan ve bu uğurda verilmiş mücadeleleri yansıtan, hatta kazanılmış mücadeleleri gösteren yaşanmış olayları derleme kararı almış. Bu konuda, tüm gazetecilere çağrıda bulunulmuş. Çağrı güzel de, kazanılmışları bırakın, bu konuda mücadele verilmiş kaç örnek toplanabileceği merak konusu. Peki o zaman bu çağrı neden yapıldı derseniz, olayın arkasında FİJ gibi bir meslek kuruluşu var ve hiç olmazsa çağrı yapıp işin içinden çıkmak mümkün. Yine de merakla bekliyoruz. Asıl önemlisi, katılan örneklerin nerede yayınlanacağı. Adana’da kavga çıktı Adana’da yayın yapan yerel Bölge ve Ekspres gazeteleri arasındaki elektrik ihaleleri yüzünden başlayan kavganın giderek büyüdüğü öğrenildi. Kavganın Bölge gazetesi sahibi Nevzat Uçak’a ait elektrik şirketlerinin Adana Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı ihalelerin Ekspres gazetesinde yayınlanmasıyla başladığı öğrenildi. Suçlamalar üzerine Bölge gazetesi de, Ekspres’in sahibi Hakan Bülent Yardımcı’nın Almanya’da tutuklanan kardeşini ve arkadaşı Bülent Özülkü’nün işlediğini ileri sürdüğü suçları sayfalarına taşıdı. Sayfalara yansıyan küfürler üzerine kavgaya Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Başkanı Tamer Ünal, müdahale etti. Uçaklarda ayırımcılık mı? FP İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak’ın Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’e, Türk Hava Yolları’na (THY) ait uçaklarda neden Yeni Şafak ve Akit gazetelerinin dağıtılmadığını sorduğu öğrenildi. Ilıcak, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Akit ve Yeni Şafak’ın tirajlarının Cumhuriyet, Radikal ve Yeni Binyıl’dan fazla olduğunu belirterek, ‘Bu durumda kurum, basın ve düşünce hürriyetine aykırı davranmış olmuyor mu?’ sorusunu yöneltti. Köşelerden inciler! * Hinlik, cinlik, tilkilik, çıkıntılık, sivrilik kirli sevdalar, tel cambazı aşklar, evi aileyi aksatmalar, eşe dosta ufak kazık atmalar... (büyüğü de ziyan vermez!) Hani neredeyse gerek şartıdır muhabirliğin. Savaş Ay/10 Mart Akşam * Ama ne yazık ki... bizim insanlarımıza Devlet Adamı beğendiremiyoruz. Lider beğendiremiyoruz. Rauf Tamer/16 Mart Sabah * Medyadaki arkadaşlar bu durumda bize de çok iş düşüyor. Hizbullah, PKK şu bu ne olursa olsun Türkiye düşmanlarını abartmayalım. Aykut Işıklar/16 Mart Akşam * Ben mesela Meclis’i türbanlı ve kısa etekli ve uzun pantolonlu kadınlar bassın istiyorum. P. Mağden/15 Mart Radikal * Yukarıdaki örnekleri derleyip, bize hazır lokma çıkaran Kuva-yı Milli’cilere teşekkürlerle.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT