BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uygun adıııım marş!

Uygun adıııım marş!

Gözler kısık, karın içerde, göğüs ilerde, yürürken zemin sallanacak!



Kim yavrukurt olmak ister? Öğretmen kan alacağı damarı bilir, bizim gibi kenar mahalle kopillerine değil, amir memur çocuklarına bakar. Onlar dünden heveslidir, tavanı delercesine parmak kaldırırlar. Neyse listeler yapılır, paralar toplanır. Ve bir gün kıyafetler gelir, kurtlara dağıtılır. Başlarında siperli bir kep vardır, içinde numaraları yazar. Beş numara giyiyorsan yanmışsın, koca kafalı olduğun “resmen” ortaya çıkar. Altlarında kısa pantol, üstlerinde apoletli mintan. Renkler sütlü kahve tadında... Gömlekte iki kapaklı cep, pantolonda ikisi kapaklı dört cep. Altı cep be! Lükse bak! Halbuki bizim poturları anamız diker. Sabunla çizer, makasla keser, singerle çeker, beline lastiği doladı mı tamam. Cep olayı extra işçiliğe girer ki validelerin o kadar vakti olmaz... Kumaşın artanını dikiş kutusuna atar, delindikçe dizlerine yama yaparlar. İYİ AİLE ÇOCUKLARI Yavrukurtlar, yavrularına yamalı giydirmeyen iyi aile çocuklarından seçilir, neticede bir bedeli vardır, fakir fukaranın boyunu aşar. Yavrukurtlar, çift renkli bir fular dolar, gırtlak altından toka ile tuttururlar. Sağ üst ceplerine bekçi düdüğü atar, alengirli bir kordonla bağlarlar urbaya. Solda ise kurt başlı arma... Çorapları unutmayalım, gonclarından sarı sarı ponponlar... Bellerinde meşin kayış ve Apikoğlu sucuklarına benzer bir kangal. Urganmış meğer. Ama “getir ip atlayalım” derseniz bozulurlar. Hazerde ve seferde hayat kurtarmak için saklarlar. Şimdi diyelim arkadaşınız nehre düştü, hızla çağlayana doğru akıyor. Nı nı nınnn! Hemen kangalı çıkarıp kement yapacak, arkadaşını yakalayacaksındır kafasından. İyi de abi kement adamı boğmaz mı? - Hayır şeker kardeşim boomaz. Resimli romanlarda ööle olmaz. Yavrukurtlar bir nevi askerdir, rütbe alırlar. Eğer emirlere itaat eder, amirlerine muti kalırlarsa keplerindeki yıldız artar. Öbekbaşı, obabaşı bile olurlar. Çaylaklar Oymakbaşını görünce selama dururlar. Topuklarını bitiştirir, orta ve işaret parmaklarını alınlarına çakarlar. Oğlan da havalara girer, elemana haykırır “raat!” AND, TÜRE, PAROLA Bazen dar gelirli aile çocukları da özenir, arkadaşının gömleğini alıp şekil yapar. Oymakbaşı bi bakışta çakma kurtu anlar. “Sen” der, “tiz andımızı oku bana!” Olur ya bileceğin tutar, bu defa türeyi sorar. Onu da bildin diyelim, sıra gelir poraloya. Eh bu kadar artizlik fazladır ama, kafanız atar... “Ulan dersin, oymağından başlatma. Okuldan çıkınca dışarıda bekle tamam mı, bi yere kaçma!” Aldı mı başına belayı... Seninki kuzu olur melemeye başlar. Yavrukurt kıyafetleri çocuklardan çok analarını babalarını ilgilendirir, hanımlar beyler oğullarını kızlarını alıp fotoğrafçıya koşar, dudak büzüp birlikte sırıtırlar. Fotoğrafçı deyince öyle stüdyo gelmesin aklınıza, ihtiyarın teki körüklü makinesini ahşap ayak üstüne oturtur, pirinç kapağı kaldırır, filmin üzerine miktarı kafi ışık düşürmeye bakar. Banyoyu da kendi yapar, yanı başında leğenler, bidonlar... Negatifleri ipe asar kurutur, agrandizörle karta basar, ondüle ağızlı makasla keser keser, doldurur zarfa... Yavrukurtlar trampetlerini boyunlarına asar, “on para ver” vecizesinden hız alır, ritm tutarlar... Hani “düm tekaaa dümtek” hesabı bir bakıma... “Ver len bi de biz çalalım” deyince uzatmak zorundadırlar, yoksa (açık söylüyorum bak) o trampet patlar! HAZIR OL, RAHAT 23 Nisanlar serince olur, yavru kurtlar kısa donla gelir, üstlerine kaput kaban da alamazlar. Bazen garnizon komutanı ya da maarif müdürünün nutku uzatacağı tutar. Garipler tir tir titreşir, çeneleri zıngıldar. “Çalışalım çocuklar, çok çalışalım! Muasır medeniyetler seviyesine ulaşalım!” Laf! Sanki hayat bilgisinden beş alsak ülke kalkınacak. Ve yürüyüş başlar yavrukurtlar yere sert basar. Tabanlarını patlatır, yine de yaranamazlar. Müdürmavini “yazıklar olsun size” diye haykırır, “bakın aşaamale nasıl da yürüyo!” Tekrar hizaya girer, mesafe alırlar. Karınlar sırta çekilir, göğüsler dışarıda! Kollar omuz hizasında salanmakta. Sol sa! Sol sa! Emir, komuta, disiplin, üniforma... Tabii mevzumuzun o yıllarda İtalya’da yükselen ideoloji ile hiiiiç alâkası yok. Siz bakmayın Mussoli’nin minik militanlarına “kurt yavrusu” buyurduğuna. Google’a “figlio della lupa” yazıp da ne bulacaksınız ki? İnanmayın bunlara!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT