BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Garipoğlu’na 24 yıl hapis

Garipoğlu’na 24 yıl hapis

Münevver Karabulut’un kafasını kesip cesedini çöp konteynerine atan Cem Garipoğlu, 13 yıl 9 ay hapis yatacak.



Bahçeşehir’de bir villada 3 Mart 2009’da Münevver Karabulut’un öldrülmesi olayına ilişkin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, 2 yıl 27 gün sonra karara bağlandı. Mahkeme heyeti, Cem Garipoğlu’na ‘kasten, tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve çocuğa veya beden ve ruhsal bakımdan kendisini savunamayacak durumunda bulunan kişiyi’ öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Cem Garipoğlu’nun olay tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olmasına atıfta bulunan heyet, cezayı 24 yıl olarak belirledi. Cem’in cezası infaz yasası gereğince cezasının 3’te 2’sini yatıp yaklaşık 13 yıl 9 ay sonra serbest kalabilecek. Cem Garipoğlu’nun cinayete iştirakten ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun beraatine karar veren mahkeme, anne Tülay Makbule Garipoğlu, amca Hayyam Garipoğlu ve diğer sanıklar şoför Ahmet Batur ile şirket yöneticileri Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt’a ise 3’er yıl hapis cezası verdi. SAVUNMADA NE DEDİLER? Karar duruşmasında son savunması sorulan katil zanlısı Cem Garipoğlu “Çok üzgünüm. Pişmanım. Münevver’in ailesinden, kendi ailemden özür diliyorum. Cezam neyse çekmeye razıyım” şeklinde konuştu. Karabulut ailesinden özür dileyen baba Mehmet Nida Garipoğlu da, “Benim oğlum affedilemez bir hata yaptı. Ne deseler haklıdırlar. Benim cinayetle ilgim yok. Hayatımda Münevver’i görmedim” şeklinde konuştu. Hayyam Garipoğlu ise Cem’in yaptığı hatadan dolayı rüyalarında göremeyecekleri bir duruma düştüklerini ifade etti. Hayyam Garipoğlu, “Olayla hiçbir ilgim yoktur. Beraatimi istiyorum” dedi. Gözyaşları içinde ifade veren anne Makbule Garipoğlu ise, “Ben iki tarafa da üzülüyorum. İki ailenin de acısı ayrı. Münevver Karabulut için de en az evladım kadar gözyaşı döktüm, kahroldum. Ben ailenin yüzüne bakamıyorum. Benim güzel bir yuvam, güzel bir hayatım vardı. Her şey bir günde darmadağın oldu” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT