BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaşıntılarınızı artık ötelemeyin!

Kaşıntılarınızı artık ötelemeyin!

Bitmek bilmeyen kaşıntılar ve “nasıl olsa geçmiyor” deyip ihmal ettiğimiz can sıkıcı bir enfeksiyon hastalığı olan mantar, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine yol açıyor. Hemen hemen herkese bir şekilde bulaşan bu illetten kurtulmanın vakti geldi...



MANTAR iLLETi -1- YAZI DİZİSİ MANTAR ENFEKSİYONU NEDİR? Vücut yüzeyinde dermatofitler denilen, cildin üst tabakası, tırnak ve saç gibi yerlerde üreyen, küf benzeri mantarlarla enfeksiyon olmasıdır. Geçiş genelde insandan insana veya hayvandan insana olabilir. Kıymetli okuyucularımız, bu haftadan itibaren sizlere günümüzde çok fazla insanımızın muzdarip olduğu, her ne kadar sıcak havaları sevse de kış günlerinde de uzun süre bot, çizme ve kışlık ayakkabılar içinde ayak ve çorapların havalanmadığı zamanlarda da artış gösteren ve nükseden başta ayak ve tırnak olmak üzere genel mantar hastalıklarından bahsetmek istiyorum. SABIRLA ENFEKSİYONLA SAVAŞIN “Mantar” deyince birçoğunuzun aklında “ne yaptıysam geçmiyor, şimdi sırası mı, elbet bir gün kökünden çözerim, belki de kendisi geçer” türünden düşünceler geçtiğinin farkındayım. Bundan dolayı bu konuyu enine boyuna masaya yatıracağım Allah’ın izniyle. Ve şunu da peşinen söylememde fayda var; liyakatli bir uzman hekime ısrarla tedavinizi neticelendirmesi için usanmadan gidin, göreceksiniz ki son yıllarda çeşitlenen ilaçlar sayesinde sabırlı sürdüreceğiniz tedavi sonrasında yüzünüz gülecek. Gerek görünüm ve gerekse de koku olarak nahoş bir durum şeklinde kendini gösteren bu hastalık, tedavi edilmediği takdirde hayat boyu devam edip bizi usandırdığı gibi başka insanlara bulaştırma noktalarında ciddi manada olumsuz potansiyel taşımaktadır. Hatta zaman zaman “kronik lenfödem” denen her 2 bacakta ayaklardan başlayıp dizlere kadar iz bırakmayan şişlik ile karakterize nahoş bir tabloya ve bazı bakteriyel enfeksiyonlara da zemin hazırlayıp hayatımızın konforunu ciddi manada menfi tarzda etkiler. GÖZLE GÖRÜLEMEYEN CANAVARLAR Mantarlar, deride ve tırnakların altında çoğalan, ancak mikroskop ile görülebilecek küçük organizmalardır. Mantarlar, bitkiler aleminin en küçük canlılar olup aerop (oksijenli) ortamlarda ürerler. Bakterilerden farklı olarak asidik ortamlarda (pH 5.5) üreyebilirler. Üreme yeteneğindeki mantar hücresine spor adı verilir. Üreme şekillerine göre mantarlar ikiye ayrılır. Mayalar: Tek hücre şeklinde spor oluşturarak ürerler. Küfler: Çok hücre şeklinde, iplikçiler yaparak ve en iyi oda ısısında ürerler. NEREYE KADAR GEÇİŞTİRECEKSİNİZ! Bütün çevremizde, özellikle bot, ayakkabı ve terliklerde, havlularda, bahçede, evde, genel kullanıma açık duşlar, jimnastik salonları, yüzme havuzlarının basamakları, otel ve cami halıları gibi ortamlarda bol bulunurlar. Mantar hastalıkları oldukça bulaşıcı olup çok kolaylıkla yayılabilir. Genellikle sağlık açısından çok ciddi sorunlar doğurmadıkları için tedavi edilmek yerine geçiştirilirler. Bu oldukça yanlış bir davranış olup tedavi edilmediklerinde genel sağlık açısından büyük olumsuzluklara sebep olabilir ve vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir. Ayrıca beraber yaşadığımız diğer insanlara bulaşabilir veya vücutta bakterilere bağlı daha ciddi enfeksiyonlara zemin hazırlarlar. ENFEKSİYONA SEBEP OLAN FAKTÖRLER Mantar her yerde Mantar, her yaştaki kişileri etkiler ama erişkinlerde çocuklara göre çok daha sık görülür. Sebebi ise daha çok dış etkenlere maruz kalmaları. Bıktırıcı bir hastalık mantara yakalanmamanın yolu, nedenlerini bilmekten geçiyor. Birçok sebebi vardır... Öncelikle derinin enfekte olmasında ve zarar görmesindeki yardımcı faktörleri sıralayalım: > Mantar türünün sayısı > Derinin sıcaklığı > Ter bezlerinden salgılanan sıvının (terin) kimyasal bileşeni > Genetik faktörler > Nem ve terleme Mantara yakalanmayı kolaylaştırıcı ve zemin hazırlayıcı faktörler: > Mantar, her yaştaki kişileri etkiler ama erişkinlerde çocuklara göre çok daha sık görülür. > Spor salonları ve yüzme havuzlarında mantar sporları, banyolarda aylarca ya da yıllarca kalabilir. > Ortak bir zemin üzerinde çıplak ayakla yürürken veya paylaşılan, ortak kullanılan havlular enfeksiyona sebep olur. Bazı insanlarda daha fazla görülmesinin sebepleri şunlardır: > Bulunulan mekanlarda mantar sporlarına maruz kalmak. > Cildin, az yağlı asit (doğal bir antifungal-mantara karşı ajan) üretiminin az olması. > El ve ayak başta olmak üzere hijyen ve genel giyim kurallarına uymamak. > Soğukta dolaşım yetersizliği > Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ya da enfeksiyonlar. EN ÇOK AYAKLARI VURUYOR > Günlük hayatımızı altüst eden mantar rahatsızlığı kendini genellikle vücudun şu bölgelerinde gösterir: Ayak, tırnak, kasık, saç ve vajina... Mantar enfeksiyonunda genel şikayetler işe şunlardır: Etkilenen bölgede dinmek bilmeyen tatlı kaşıntı, cilt lezyonları ve kızarıklık, halkavari lezyonlar, koyu veya açık renkli değişik alanlar... OKUYUCULARIMIZA?CEVAPLAR Tiroid hastalığı, yavaş yavaş ilerleyerek karşınıza çıkar! > Osman Edin > Yaşım 27, boyum 1.65. Son 2 ayda 50 kilodan 54’e çıktım ve fiziki yönden daha az aktifim. Ultrasonografide tiroid bezim hipoekojenik. TSH, sT4 değerleri normal, Anti TPO yüksek çıktı. Korunmak için ne yapabilirim? CEVAP: Sevgili kardeşim, verdiğiniz tiroid hormonu ve antikorları değerleriniz, Hashimoto tiroiditi geçirdiğinizi ve daha henüz bu durumun yeni olduğunu, tiroid dokusunu her geçen gün harap eden bu hastalığın henüz başlangıç safhasında olduğunu ve harabiyetin kısmen başladığını göstermektedir. Tiroid antikorlarınız hayat boyu yüksek çıkabilir. Bu durum hastalığın seviyesi ile alakalı değildir. Şu an için her ne kadar TSH ve sT4 değerleriniz normal olsa bile tiroid USG’de hipoekojenitenin başlaması harabiyetin başladığını, her geçen gün ilerleyerek devam edeceğini gösterir. Özellikle TSH değeriniz normal olsa bile L-tiroksin denen T4 tiroid hormonu takviyesine düşük dozda başlanılmalıdır. Bu şekilde hem harabiyet ve hipoekojenite azaltılır, hem de ileri dönemde oluşacak hipotiroidi tablosunun önüne geçilmiş olunur. Korunma için en kısa sürede tiroid hormon replasmanı (yerine koyma) tedavisine, hormon seviyelerinin normalin dışına çıkması beklenmeden başlanılmalıdır. Tiroid hastalıkları konusunda tecrübeli bir uzman hekim arkadaşımıza müracaat edin lütfen! Kısa günlerde oruç tutmak zayıflatır mı? > Rumuz Aşiyan > Oruçlu iken metabolizma çalışır mı? Bu kısa günleri oruçlu geçirmek istiyorum. Hazır tutmuşken zayıflamak da istiyorum. Bu mümkün mü? CEVAP: Kıymetli kardeşim, bırakınız oruçlu olmayı uykuda bile metabolizmamız çalışır. Uykuda iken hayatımızı idame ettirebilmemiz için iç organlarımızın çalışması esnasında harcadığız enerjiye bazal metabolizma denir. Bu da çoğunlukla genetik yapımızla yani irsiyetle alakalıdır. Birçok hormon bazal metabolizma üzerine etkilidir. Özellikle boynumuzda gırtlak kıkırdağın ön yüzünde bulunan tiroid bezimizin az veya çok çalışma durumlarına göre metabolizma hızımız değişir. Bu sebeple makul yediği halde kilo alan veya aşırı iştahlı olup fazla yediği halde zayıflayan kişilerde TSH ve özellikle de serbest T3 değerlerine bakılmalıdır. Her türlü egzersiz metabolizmayı artırdığı gibi oruçlu iken de metabolizma durmaz. Bedeni faaliyet ölçüsünde ve iç organlarımızın irade dışı çalışmaları için de enerji harcanır. Günümüzde fazla kilolu olmanın asıl sebebi; aşırı kalori alımına bağlı karın ve kalçada yağlanmadır. İçinde bulunduğumuz kısa kış günlerinde oruç tutmak bedene daha hafif gelir. Ama şu da iyi bilinmelidir ki; zayıflamak için oruç tutulmaz, sadece aç kalınmış olunur. Oruç ibadet şuuruyla tutulmalıdır. Eğer kişi iftar sofrasında da beslenmesine dikkat etmezse, hamur işi ve tatlılardan, pirinç pilavı ve patatesten kaçınmazsa yine de kilo almaya devam eder. Dengeli kiloda ve sağlıklı kalabilmenin temel ve esas şartı; hayat boyu harcadığından fazla kalori almamaktır. e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT