BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Putin’in asıl anası benim’

‘Putin’in asıl anası benim’

Gürcistan’da yaşayan Vera Nikolayevna Putina, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Putin’i ben doğurdum. Babası ise adını bile anmak istemediğim bir sarhoştu” dedi.



“V.V Putin ailenin tek çocuğudur, 7 Ekim 1952 tarihinde Sankt Petersburg’da doğmuştur. Babası Vladimir Spiridonoviç Putin, Büyük Anayurt Savaşı eski muharibi olup, Leningrad’ın savunmasına katılmış, harp malülüdür. Annesi Mariya İvanovna Putina, Tverskaya bölgesinde doğmuştur, tüm ablukayı Leningrad’da yaşamıştır. Her ikisi de 1998 ve 1999 yıllarında ölmüşlerdir”. Bu ifadeler, Putin Vladimir Vladiroviç’in bütün dünyaya yayınladığı resmi özgeçmişi. Şimdi okuyacağınız ifadeler ise İHA’nın ortaya çıkardığı Putin’in annesinin ağzından gerçek özgeçmişi: “Privalov Vladimir Platonoviç, 1951 yılında Perm bölgesindeki Açora kentinde doğdu. Babası Platon Privalov içki düşkünü ve işsizin birisiydi. Annesi Vera Nikolayevna Putina, Perm bölgesi’ndeki Açora şehrinde doğmuş, halen Gürcistan’ın Metehi köyünde yaşamaktadır.” Bu iki özgeçmiş arasındaki büyük fark, Rusya Devlet Başkan Vekili Vladimir Putin’in 50 yıl boyunca sırtında bir kambur olarak taşıdığı ve fakat kimseye açıklamadığı büyük sırrını, belki de büyük yalanını da ortaya çıkarıyor. Yarın yapılacak seçimlerde büyük bir ihtimalle Rusya Devlet Başkanı seçilecek olan Vladimir Putin’in gerçek hayatını, çocukluğunun nasıl geçtiğini, lise yıllarını bugüne kadar kimse bilmiyordu. İHA’nın Gürcistan’da gerçekleştirdiği araştırma, Rus liderin bugüne kadar kimsenin duymadığı hayat hikayesini gün yüzüne çıkardı. ANNESİ ANLATIYOR Putin’in gerçek hikayesini anlatabilecek en önemli kişi ise kuşkusuz annesi Vera Putina. Çocukluğunda kendisine “Vova” lakabı takılan Putin’in çocukluğunu Vera Putina şöyle anlatıyor; “Ben Ural asıllıyım, orada meslek lisesini bitirdim. Öğrenim esnasında bir gençle tanıştım. Ondan Vova’yı doğurdum.” Vova’nın babasının kim olduğu sorulduğunda Vera sinirleniyor; “ Onu hatırlamak bile istemiyorum. Beni aldattı. Onun evli olduğunu öğrendiğimde hamileydim. Ondan hemen ayrıldım. Vova’ya benim annemle babam baktı. Ondan sonra Taşkent’te staj gördüm. Burada şu andaki eşim Georgi Osepaşvili ile tanıştım. O askerdi. Onunla evlendik ve Metehi’ye taşındık. Bir süre sonra annem Vova’yı getirdi. Vova o zaman 3 yaşındaydı”. O zamanın Vova’sı şimdinin Putin’in 3’üncü sınıftan itibaren tekrar Rusya’ya dönmek zorunda kalmıştı. Dönüş hikayesi anne Vera’yı en fazla üzen olaylardan biriydi; “Eşim, Vova’nın bizimle kalmasını istemiyordu. Onun artık kendi çocukları vardı. Başkasının çocuğunu kim ister. Yani öyle oldu ki, ben kızlarımı Vova’ya tercih ettim.” Bundan sonra Vova’yı bir daha görmeyen Vera, sadece onunla ilgili haberler alabilmiş; “Vova’yı geri gönderdikten sonra babam hastalandı, annem ise çocuğumu yaklaşık bir yıl sonra yatılı okula verdi. Vova, kızgınlıktan olsa gerek anneme, babama ve kardeşlerime bulunduğu yeri bana söylememeleri için tembih etmiş.” BU KADAR BENZERLİK OLAMAZ Bayan Putin, “Şu anda Rusya Devlet Başkan Vekili Putin’in sizin oğlunuz olduğundan emin misiniz?” şeklinde soruya ise biraz buruk cevap veriyor; “Bilmiyorum. Ne diyeyim. Öncelikle bunu hissediyorum. Bununla beraber o bana benziyor. Bir yerde onun yatılı okulda okuduğuna dair bilgi sızmıştı. Bizim soyumuzda anne-babasız çocuk yoktur ve oğlum dışında kimse yatılı okulda okumadı. Ve baba adının da onun adı olması ihtimalleri kuvvetlendiriyor. Nüfus cüzdanını çıkartırken baba adını boş bırakmıştım. Ben ona sadece kendi soyadımı verdim. O sadece Vladimir Putin’di”. Metehi’de Putin’i tanıyan tek kişi anne Putin değil. Sınıf arkadaşları, öğretmeni ve komşuları. Putin’i en iyi tanıyanlardan biri eski okul arkadaşı Dali Grizişvili. Bayan Grizişvili, “Şimdi bile, sokakta yürürken ben elma ve ekmek yiyorum. Çocukluğumda da bu alışkanlığım vardı. Cebimde her zaman elma ve ekmek bulundururdum. Vova’yla her karşılaştığımızda ona elma ve ekmek ikram ederdim. Yakınlarda bir bağımız vardı. Kuşları kovalamam için babam beni orada bırakıyordu. Vova, bende onun için her zaman bir şeyler olacağını biliyordu ve kendi kapıları önünde beni bekliyordu. Küçük, zayıf bir çocuktu, hareketleri annesininki gibi keskindi. Ben ve herkes onu Vova olarak çağırırdım” diyor. KARATEYİ ÇOCUKKEN ÖĞRENMİŞ Vova’yı tanıyan bir başka kişi ise adeta onun ikinci annesi olan öğretmeni Nora Gogalaşveli. Putin’in sessiz sakin bir çocuk olduğuna dikkat çeken Nora,, “Sessiz, hüzünlü, içine dönük bir çocuktu. Tüm oyunlardan en çok güreşi seviyordu. Her zaman hoşnut olmadığı şeyler vardı. Fiziksel olarak çalışmıyordu. Ailesi çok zor durumdaydı. Elbiseleri neredeyse tanınmayacak kadar eskiydi. Ona, benim evlatlığım diyorlardı. Ne zaman birisi onu incitmeye kalksa, ben onun koruyucusu oluyordum. Ona çok acıyordum” dedi. Karatede siyah kuşak sahibi olan Putin’in Metehi’deki bir başka dostu ise eski karateci Oleg İyadze. İyadze, Putin’in çocukluğundan bu yana güreşi çok sevdiğini ve kareteyle birlikte bu sporu çok iyi yaptığını belirtiyor. Fakat, daha fazla konuşmaktan çekiniyor. Köy sakinleri, arkadaşları ile çok iyi anlaşamayan Putin’in sık sık balık tutmaya gittiğini belirtiyorlar. Putin’in bir keresinde eline olta iğnesinin battığını belirten okul Georgi isimli Metehi köyü sakini, “Çok ağlıyordu. İğneyi elinden çıkarttım. Ama çok kan aktı. O yaranın izi halen elinde vardır” dedi. Putin gerçek ailesinin Gürcistan’da yaşadığı haberi, aslında çok yeni bir haber değil. Bu iddiaları bir kaç gazeteci daha önce de dile getirdi. Bunlardan birisi de geçtiğimiz ay bir uçak kazasında hayatını kaybeden ünlü Rus gazeteci Artem Borovik. Artem Borovik, bu haber üzerinde çalışırken, özel uçağının düşmesi sonucu esrarengiz bir şekilde hayatını kaybetti. Putin ise, Gürcistan’da annesinin yaşadığı iddialarını reddediyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT