BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dersim’le kim yüzleşecek?

Dersim’le kim yüzleşecek?

CHP milletvekillerinden biri, Dersim’deki katliamın sorumlusu devlet ve CHP’dir, dedi; CHP karıştı. Milletvekillerinden bir kısmı kazan kaldırdı.



CHP milletvekillerinden biri, Dersim’deki katliamın sorumlusu devlet ve CHP’dir, dedi; CHP karıştı. Milletvekillerinden bir kısmı kazan kaldırdı. Acaba milletvekili arkadaşlarının bu açıklamasına tepki gösterirken ne demek istediler? Evet katliamın sorumlusu devlet ve CHP’dir ama şimdi bunu açıklamanın sırası mı, demek istemiş olabilirler mi? Ya da hayır, katliamın sorumlusu devlet ve CHP değil, demiş olabilirler mi? Geriye bir ihtimal kalıyor: Orada olup bitene katliam denemez, demiş olabilirler. ... Kemal Kılıçdaroğlu, partilerine yapılan “Dersim’le yüzleşin” çağrısına, “Biz CHP olarak Dersim’le yüzleşiriz. CHP tarihiyle yüzleşmekten kaçmaz” demiş. Dersim’le yüzleşmek kolay mı? Türkiye’nin yakın tarihi yalanlar üzerine kurulu.. Hangi biriyle yüzleşeceksin.. Mehmet Ağar’ın bir başka vesile ile dediği gibi, yalanlarla örülen bir duvar var.. (o bu duvara devlet sırrı diyordu) bu duvardan bir tuğla çekersek hepimiz altında kalırız. Bu yalan duvarı çadır direği gibi. Yerine bir şey dikmeden altını boşaltamazlar. Herkes boşlukta kalır. Boşlukta kalmaları bir yana, “gayrimeşru” konumuna düşerler. Ne CHP kalır ne diğer kurumlar.. Yüzleşemeyeceklerini Kılıçdaroğlu da bilir. ... Efendim yeni bir teklif varmış. Dersim’i bombalayan pilotun (Sabiha Gökçen) adı, havaalanından silinmeliymiş. Üç dört sene önce bir gazetede bu hanım pilotun ailesiyle ilgili bazı notlar yayınlandı. Dönemin Genelkurmay Başkanı, “Şimdi sırası mı anlamı çıkacak şekilde” yalanladı.. Olur mu öyle şey, dedi. Yalanladı değil, bunu haber yapanları azarladı. Hiçbirimiz bir şey diyemedik. Normal şartlarda bir pilotun menşei, aile hikâyesi Genelkurmayı neden ilgilendirsin. Demek ki bir anormallik var.. Yahut üstü örtülmesi gereken bir yalan var. ... Türkiye yakın tarihi ile yüzleşmeye hazır değil. Belki şu yapılabilir, herkesin kenarından köşesinden eteğindeki taşları dökmesine müsamaha gösterilir.. Konular konuşula konuşula hazmedilebilecek hale gelir. Yapılan da budur. Soykırım tartışmalarında, diğer ülke parlamentolarına, “tarihi tarihçilere bırakalım” diyoruz ya.. Sadece soykırım iddialarını değil diğer konuları da tarihçilere bırakalım. Bizim tarihçilerimize bırakalım. Kamuoyunu yavaş yavaş hazırlasınlar.. Siz de yavaş yavaş arşivleri açın. Yüzleşme işine daha çok var.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT