BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Genel Başkan oldu Dersim’i unuttu

Genel Başkan oldu Dersim’i unuttu

Dersim tartışmasında suskun kalmayı tercih eden Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinde daha önce yayınlanmamış belgeler bulunuyor. CHP liderinin özel arşivindeki bir fotoğrafı, Odatv davasının tutuklu sanığı gazeteci Soner Yalçın ile paylaştığı öğrenildi.



ÖZEL HABER SALİH BİLİCİ GENEL BAŞKAN OLDU SESSİZ KALDI CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün başlattığı Dersim tartışması üzerine suskun kalmayı tercih eden Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmadığı dönemde konuyu yakından takip ettiği ortaya çıktı. SONER YALÇIN’A FOTOĞRAF SERVİSİ Kılıçdaroğlu’nun özel arşivinden çıkarıp ODA TV tutuklusu Soner Yalçın ile paylaştığı fotoğraf; 20 Aralık 2009’da Hürriyet’te “Zazaca Kürtçe değildir” başlıklı Dersim katliamını anlatan yazıda yayınlandı. Fotoğraftakiler, 1. Seyit Rıza 2. Pulurlu (Ovacık) Mahmut Ağa 3. Kasım oğlu Munzur 4. Arelli Köyünden Haydar Dede 5. Seyit Rıza’nın oğlu Şeyh Hasan 6. Halvori Muhtarı Dursun 7. Ağdatlı Kasım 8. Yengili Şamuşağından Saycan 9. Seyit Rıza’nın kardeşinin oğlu Ali Kadir 10. Aslan Uşağından Kamanlı Karaman 11. Adalı Hıdır 12. Ovacık Mal Müdürü 13. Halvori Köyünden Hüseyin 14. Halvori Köyünden Abbas 15. Ovacık Kaymakamı Neş’et Bey 16. Ovacık Jandarma Komutanı İsmail Toker. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olmadığı dönemde Dersim katliamı ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, konuya o kadar duyarlı ki özel arşivinde bulunan bir fotoğrafı ODA TV davasından tutuklu Soner Yalçın ile paylaşıyor. Yalçın o fotoğrafı 20 Aralık 2009 tarihinde Hürriyet Pazar ekinde yayınlanan “Zazaca Kürtçe değildir” başlıklı yazısında kullanıyor. Fotoğrafta Dersim isyanının idam edilen lideri Seyit Rıza, arkadaşları, dönemin komutanı, mal müdürü bir ağacın altında görülüyor. Kılıçdaroğlu, bu fotoğrafın şimdiye kadar yayınlanmadığını Soner Yalçın’a telefonda anlatıyor. Kemal Kılıçdaroğlu fotoğraf ve yazının yayınlanmasından sonra Soner Yalçın ile 22 Aralık 2009 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde teşekkür ettikten sonra “Yani babalarımızın, dedelerimizin bize anlattıklarını biz orada okuduk. Ama bize hep farklı şeyler öğretiliyordu. O farklı şeylerin doğru olmadığı da bir anlamda sizin kaleminizle ortaya çıktı. Bu da işin bir başka güzelliği” ifadelerini kullanıyor. Kılıçdaroğlu ile Yalçın arasındaki telefon görüşmeleri Oda TV’nin ek klasörlerinde yer alıyor. 18 Aralık 2009, 19 Aralık 2009 ve 22 Aralık 2009 tarihlerinde yapılan telefon görüşmelerinin ilkinde Kılıçdaroğlu, Soner Yalçın’ın Dersim’i yazacağını söylemesi üzerine arşivinde bulunan fotoğrafı anlatıyor. ARAYIP TEŞEKKÜR ETMİŞ Yalçın’a fotoğrafı nasıl ulaştırabileceğini uzun uzun konuşuyor. En sonunda ertesi gün Beşiktaş’ta bulunan misafirhanede saat 11.00’de fotoğrafı aldırtmak üzere anlaşılıyor. Fotoğraf teslim alındıktan sonra Soner Yalçın, Kılıçdaroğlu’nu arayarak “Ben o fotoğrafa Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel arşivi diyim mi, demeyim mi tereddütte kaldım şu nedenle tereddütte kaldım” diye soruyor. Konuşmalardan sonra siyasi olarak sıkıntı olmaması için Kılıçdaroğlu’nun ismi yazılmaktan vazgeçiliyor. Dersim’i anlatan yazı ve fotoğraf yayınlandıktan sonra Kılıçdaroğlu Soner Yalçın’ı arayarak teşekkür ediyor. HİÇBİR YERDE YAYINLANMAYAN FOTOĞRAFI GÖNDEREYİM 18 Aralık 2009 Saat 17.01 Kılıçdaroğlu, elindeki fotoğrafı Soner Yalçın’a anlatıyor. O görüşme şu şekilde: K.K: Hayırdır inşallah S.Y: Dersim’i yazdım, Dersim’i yazdım. K.K: Ha çok güzel. Keşke ben de size elimde hiçbir yerde şuana kadar yayınlanmamış bir fotoğraf vardı. Onu size göndereyim mi diye asıl telefon etme nedenim oydu. S.Y: Ne fotoğrafı. K.K: Bir ağacın altında Seyit Rıza arkadaşları işte dönemin komutanı mal müdürü böyle bir ağacın altında kilimler serilmiş çektirdikleri bir fotoğraf. S.Y: Peki onu ben Hürriyet’e söyleyeyim, sizden alsınlar, daha yarın yayınlanacak şey yarın baskıya girecek yarın kullanabiliriz bunu. K.K: Bence bir sakıncası yok. Yok yani arzu ederseniz. S.Y: Peki nasıl yapalım nerden alsınlar o fotoğrafı K.K: Şimdi ben bu akşam İstanbul’a geliyorum. İsterlerse havaalanından alabilirler isterlerse. KEMAL KILIÇDAROĞLU ARŞİVİ DİYEYİM Mİ? 19 Aralık 2009 Saat 12.04 S.Y: Kemal Bey Soner Yalçın ben, tamamdır aldık fotoğrafı. K.K: Tamam S.Y: Şimdi burada şöyle bir şey var ben o fotoğrafa Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel arşivi diyim mi, demeyim mi tereddütte kaldım şu nedenle tereddütte kaldım. K.K: Hım S.Y: Belki yazdığım yazıda bazı cümleler hani size uygun olur mu olmaz mı emin değilim. K.K: Evet S.Y: Sen siyasi olarak işte fotoğrafı da verdi bakın bunu da yazdırdı der diye dememe taraftarıyım. K.K: Tamam ben de aynı kanaatteyim. S.Y: Değil mi ne olur ne olmaz. K.K: Tabi tabi tabi tabi S.Y: Ben sizin yüzde 99 o yazıyı onaylayacağınızdan eminim ama ne olur ne olmaz. KK: Tamam, oldu. ANLATILANLAR BİZE ÖĞRETİLENLERDEN FARKLIYDI 22 Aralık 2009 Saat 10.43 K.K: Günaydın günaydın, nasılsınız S.Y: E teşekkür ederim, nasıl buldunuz K.K: He yo çok iyi buldum. Ya gerçekten benim düşündüğümden çok daha güzel olmuş. S.Y: Çok teşekkür ederim, çok naziksiniz. K.K: Benim bilmediğim bazı şeyler de vardı bu vesileyle onları da öğrenmiş oldum. S.Y: He güzel, tamam ben aramayınca siz dedim acaba yazıyı mı sevmedi, (Gülerek) K.K: Yo hayır hayır son derece beğendim tam aksine çevremde de bazı insanlar vardı onlarla da konuştum onlar da çok beğenmişler. Aslında çok olumlu bir yankı yaratıyor. Başında olunca önyargısız gidiyor. Çünkü bizim çocukluğumuzda bize anlatılanları bize orada okuduk. S.Y: Evet, evet K.K: Yani babalarımızın dedelerimizin bize anlattıklarını biz orada okuduk ama bize hep farklı şeyler öğretiliyordu. O farklı şeylerin doğru olmadığı da bir anlamda sizin kaleminizle çıktı bu da işin bir başka güzelliği. S.Y: Bu da aslında CHP’nin de politikası yani kim kendini ne istiyorsa o dur tabi ya bu. K.K: Tabi tabi S.Y: Ama onun üstünde bir kimlik vardır yani işte K.K: Kesinlikle S.Y: Yurttaşlık vatandaşlık kimliği vardır hepimiz Çerkez oluruz Gürcü oluruz, Kürt oluruz, Türk Sünni oluruz. İnsanın çeşitli kimlikleri vardır, bir tane de kimliği yoktur yani onun için ama hepsinin üstünde bir yurttaş kimliği olması lazım. K.T: Tabi evet.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT