BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sefil Avrupa'ya yarım ülke başkan oluyor!

Sefil Avrupa'ya yarım ülke başkan oluyor!

Gül: Rumlar, bütün ilkeler çiğnenerek AB’ye alındı. Şimdi bu yarım ülke Avrupa’yı yönetecek



Nuri ELİBOL - LONDRA Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Rumların AB Dönem Başkanlığına “Sefil Avrupa’ya yarım başkan geliyor” sözleriyle tepki verdi. Resmi ziyaret için Londra’da bulunan Cumhurbaşkanı Gül, beraberindeki gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Türkiye’ye büyük ilgi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, “Gittiğim yerlerde herkes Suriye’yi soruyor. Esad’ın Sunday Times’da röportajı vardı. O da tabi İngiltere’de zaten gündemde olan konuydu. Şimdi de Suriye’nin en yakın komşusunun Cumhurbaşkanı burada olunca, tabi en çok sorulan sorular bu konuda oldu” dedi. Cumhurbaşkanı, artık otoriter ve baskıcı rejimlerin hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığını dile getirerek “Korku duvarları yıkılmış artık. Mısır’da olan şey buydu. Suriye’de olan şey de bu. O bakımdan biz bu geçiş ve değişim sürecinin Suriye’ye zarar vermeden, Suriye’yi zayıflatmadan, Suriye halkına acılar çektirmeden gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Dışarıdan askeri müdahalelerin de doğru olmadığı kanaatindeyiz” dedi. Gül, Türk hacıların Suriye’de saldırıya uğradığının hatırlatılması üzerine, “Ben hemen bilgi aldım. Söylenen, otobüs biraz da yanlış istikamete girmiş orada, biraz problem çıkmış çok büyütülecek bir konu değil” dedi. AVRUPA BİZE İMRENİYOR Türkiye’deki siyasi ve ekonomik istikrarın Avrupa tarafından yakından izlendiğini ifade eden Gül, “Hatta imreniliyor. Fakat bunu gölgeleyen PKK terörü var. Avrupa’da da uzantıları var örgütün. Bugün yaptığımız görüşmelerde bunlar da gündeme geldi. Ben de gayet açık bir şekilde söylüyorum. Türkiye’de terörü maruz kılacak bir durum yoktur” şeklinde konuştu. Türkiye’de en aykırı fikirlerin tartışılabileceğine işaret eden Gül, “Yeter ki arkasında şiddet olmasın” şeklinde konuştu. TÜRKİYE’NİN GÜCÜ Londra’da kendisine ‘Türkiye’nin gücü nereden geliyor’ diye sorulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Gül, gücün Türkiye’nin kazandığı “soft power”ından geldiğini vurguladı. “Türkiye’nin askeri her zaman vardı. Nüfusumuz yine aynı büyüklükteydi. Ekonomisini de güçlü hâle getiren aslında soft power’ıydı” diyen Gül “Bizim için müzakere sürecinin başarıyla bitmesi çok daha önemli. Bu sürecin bitmesi demek resmen ve fiilen herhangi bir AB ülkesi sınıfına girmek demek. O sınıfa girdikten sonra AB’de kimse Türkiye’ye ‘hayır’ diyemez. O gün belki Türk halkı Norveç gibi olmayı tercih edebilir” diye konuştu. EURO’YA GİRME NİYETİMİZ YOK Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin Euro bölgesine girmek gibi bir niyetinin olmadığını da ilk defa açıklayarak, “Esas o egemenlik o zaman gidiyor” dedi. AB ekonomik krizle uğraşmasının Türkiye’ye ekonomisini, demokrasisini ve hukukunu ileri götürmek için fırsat olduğunu ifade eden Gül, “Şu anda aramız kapanıyor. Belki de en mutlu olacağımız şey şu ki Türkiye derli toplu. Bu dönemde Türkiye kendi problemleriyle vakit geçiriyor olsaydı büyük kayıp olurdu. Bizim hedefimiz belli” diye konuştu. Cumhurbaşkanı 2012 yılından sonra neredeyse hiçbir faslın açılamaz hâle gelmesini de AB için büyük itibarsızlık olacağına dikkat çekerek, “Düşünebiliyor musunuz? Rum kesimi, birliğin bütün ilkelerini çiğneyerek AB’ye alındı. Noksan bir şekilde. Yarım bir şekilde. Şimdi de bu yarım ülke, eksik ülke, AB’ye başkanlık yapacak. Bizi destekleyen AB ülkelerini tenzih ediyorum ama böyle ‘miserable’ (sefil) bir birliğe böyle yarım bir ülke başkanlık yapacak. Bu ifadeyi aynen AB yöneticilerine de söyledim” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, Rum dönem başkanlığında AB Komisyonuyla ilişkilerin süreceğini ancak Rumlar’ın başkanlık yapacağı toplantılara katılım olmayacağını söyledi. Ermenistan ile Türkiye arasında kadük durumda olan protokollerin hatırlatılması üzerine Gül, “Zor konular bir adımda halledilmiyor. O kadar donmuş ki. Üfürünce erimiyor. Anlaşılan birkaç teşebbüs gerek. O iyi bir dönemdi tabi fakat tam anlaşılamadığı kanaatindeyim. Bölgede aslında herkesin çıkarı vardı bu işte” dedi. Cumhurbaşkanı imzalanan protokollerin tamamen ölmediğini de kaydetti. Yazıcıoğlu kazasıyla ilgili önemli ipuçlarına ulaşan Devlet Denetleme Kurulu’nun gazeteci Hrant Dink cinayetini de araştırdığını belirten Gül, çalışmaların sürdüğünü dosyanın henüz kendisine ulaşmadığını kaydetti. ARŞİVLER AÇILACAK Cumhurbaşkanı Gül, tartışmaları süren Dersim olayıyla ilgili olarak da “Tabi ki Türkiye’nin arşivlerinin açılmasından daha normal ne olabilir? Eğer bunlar mecrandan çıkartılıp çarpıtılmaz, siyasi söylemlere alet edilmeyecek şekilde olursa daha kolay olur açıkçası” dedi. TERÖRÜN KIRILMASI LAZIM Kürt meselesinin çözümü için kafasında bir modelin olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Gül, “Memleketin en önemli konusudur da dedim. Kafamda var tabi ki?Şöyle bir şey ortaya çıkıyor. Sanki bunlar terörle terör sayesinde oluyormuş gibi algılanıyor. Son aylarda ki terörün muhakkak kırılması lazım” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT