BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Alevsiz yangın

Alevsiz yangın

Ormandaki asıl talan, kaçak kesim ve arazi açmaları ile yapılıyor



Bu hafta Ormancılık Haftası’nı kutluyoruz. Sert geçen bir kışın ardından ısınan havalar, yeni bir mevsimin de habercisi. Ağaç dikmenin, ülkemizi, bahçemizi, çevremizi yeşertmenin tam zamanı. Orman yangınları ile mücadele için de gerekli plan ve programları yapıp uygulamaya koyma ayı. Çünkü önümüzdeki yaz aylarının kurak geçmesi durumunda ormanlarımızı büyük bir tehlike bekliyor. Sıcaklığın artması yangınlara da davetiye anlamına geliyor. Kuruyup kavrulan otların küçük bir kıvılcım alması, koca bir ormanın yanıp yok olmasına sebep oluyor. Tabii eğer zamanında müdahale edilip yangınlar söndürülmezse! Hafta dolayısıyla Orman Genel Müdürü Hasan Basri Canlı ile konuştuk. Sayın Canlı, yaz aylarında ormanlarımızı hangi tehlikeler bekliyor? - Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemiz ormanları, yaz aylarında yoğun bir yangın tehdidi altında bulunuyor. Buna bağlı olarak her yıl çıkan çok sayıdaki orman yangını sonucu önemli miktarda orman alanı zarar görüyor. Nitekim 1937’den günümüze kadar olan dönemde 65 bin 836 adet orman yangını çıkmış ve 1 milyon 507 bin 245 hektar orman alanı zarar görmüştür. ETKİLİ MÜCADELE Orman Bakanlığı, yangınlarını önlemeye dönük tedbirler alıyor. Ancak yangın çıkmasını önlemeye dönük tedbirler yetersiz kalıyor. Bu tedbirler geliştirilerek, yangın sayısı azaltılamaz mı? - Yangınlarla mücadele görevi kanunla bize, yani Orman Genel Müdürlüğü’ne verilmiş. Ancak yangın bir afettir. Orman Bakanlığı açık alan işletmeciliği yapan bir kurumdur. Her kapısı açık, Türkiye’ye yayılmış 20 milyon 703 bin hektar orman alanı var. Her köşesine asker koysanız askeriniz yetmez. Her tarafa vatandaş girebiliyor. İyi niyetli, kötü niyetli, piknik amaçlı, vs. Biz son birkaç yıldır yangınları önlemeye dönük yaygın bir eğitim çalışması yürütüyoruz. Önce arkadaşlarımızı çağırıp halkla nasıl diyalog kuracaklarını öğrettik. Sonra köylere, okullara, şehirlere gönderdik. Orman yangını nedir? Neler yapılması gerekir? Bunları anlattılar. Orman sevgisini anlattılar. EĞİTİM ÇALIŞMALARI Eğitim amaçlı başka çalışmalarınız da var mı? - Problemli köylere giderek, konuyu vatandaşa doğrudan anlatıyoruz. Yöresel etkinliklere katılıyoruz. Radyo ve televizyon programlarında konuyu sürekli gündeme getiriyoruz. Ayrıca bizim Sincap dergimiz var. Bu dergiyi köylere kadar gönderiyoruz. Sincap tiyatromuz var. Bu gezici tiyatro geçtiğimiz yıllarda Mersin’den baylayıp Çanakkale’ye kadar gösteriler yaptı. Yangınları önlemeye yönelik afiş, broşür, video kaseti gibi tanıtım materyalleri dağıtıyoruz. Avcı, çiftçi ve çobanları eğitmeye yönelik çalışmalarımız da var. Teşkilatımızın elemanları köy ve kahve toplantılarına katılarak konuyu anlatıyorlar. Yangınları önlemek amacıyla motosikletli Sincap ekipleri kurduk. Amaç, yangın çıkmasını önlemek. Ateş yakanları uyarmak, yangın çıkmaması için çalışma yapmak. Bu çalışmalarınız sonuç verdi mi? - Çalışmalarımızın sonucunu almaya başladık. Medyamızın desteği ve halkımızın da katılımı ile son yıllarda orman yangınlarıyla mücadele konusunda çok olumlu sonuçlar alındı. Nitekim uzun yıllar ortalamasına göre, yıllık ortalama kayıp alan miktarı 23 bin 893 hektar iken, 1998 yılında 6 bin 764 hektara, 1999 yılında da 5 bin 804 hektar gibi son derece mütevazı sayılabilecek seviyelere indi. Yangın başına düşen alan miktarı da son üç yılda 4.7 hektardan, 2.8 hektara geriledi. Bu rakamlar benzer özelliklere sahip Akdeniz ülkeleri ile kıyaslandığında teşkilatımızın bu konudaki başarısı daha çarpıcı biçimde kendisini göstermektedir. Ülkemizde yıllık yangın kaybının, genel ormanlık alana oranı, on binde 7 iken, Fransa’da on binde 20, İtalya’da on binde 158, Portekiz’de on binde 336’dır. ORMAN EMVALİ Devlet ormanları sağlıklı şekilde işletebiliyor mu? Orman ürünlerini değerlendirebiliyor musunuz? Kaçak kesimler konusunda neler söyleyeceksiniz? - Orman Bakanlığı teşkilatı, ormancılık tekniği yönünden iyi çalışıyor. Biz bakım ve gençleştirme çalışmalarına girdik. Çok da yol aldık. Ormanın bakılması ile yangın materyali ortadan kalkar, gençlik gelir. Bakılmayan saçın bitlenmesi gibi, bakılmayan orman da çöker. Teşkilatımız şu anda yıllık artımdan daha az kesim yapıyor. Çünkü ormanlarımızın verimliliği fazla değil. Geçtiğimiz yıl 17 milyon metreküp civarında bir kesim yapıldı. Bunun 7.5 milyon metreküpü endüstriyel nitelikli, diğeri de yakacak, emval nitelikli. Bu da Türkiye’deki ihtiyacı karşılamıyor. 3-4 milyon metreküp kavak üretimimiz var. 1.5 milyon metreküp de ithalat var. Toplam 22-23 milyon metreküp. Ama Türkiye nüfusunu hesaplarsanız, 500 desiden 30 milyon metreküpe ihtiyaç var. Demek ki arada kayıp enval var. Bunun hepsi kaçak mı, başka ürünlerle mi karşılanıyor, yorumlanır tabii. Biz bunun kaçak kesimle karşılanabileceği üzerinde durduk hep. Bunun adı alevsiz yangın. Önüne geçmenin yolu da orman ürünlerini ucuzlatmaktan geçiyor. Bakanımız Sayın Nami Çağan, bu yönde önemli çalışmalar yaptı. Sonuçlanması durumunda ithal ürünlerle rekabet ortamı doğacak. Orman kooperatifleri ve mevsimlik işçilerin hakları korunacak. Maliyet bedeli düşeceği için orman emvalinin piyasa fiyatına eşitlenmesi sağlanacak. ORMANLARIN KORUNMASI Fiyatlarınızın düşmesi halinde kaçak kesimler azalır mı? - Elbette. Ben fiyatı düşürürsem, kaçak kesen fiyatı kurtaramayacak, gidip kaçak kesmeyecek. Yangın harcamaları katma bütçeye aktarılırsa giderler azalır; piyasaya sürdüğümüz malın fiyatı da azalır. Mesela bir tomruğun metreküpü 70 milyonsa, 55 milyona iner. İthal ürünlerle rekabet ortamı doğar. Erken satıldığı için de ürünümüzün kalitesi bozulmaz. Arz ve talep dengeli olunca insanlar kaçak kesim yaparak ceza alma riskini göze almazlar. Uzulsüz emvali alıp işleme riskine girmezler. Tüm bunların yanı sıra teşkilatımız kaçakçılıkla da etkili şekilde mücadele ediyor. Yurdumuzda müthiş bir orman yağması var. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerimizde. Ormanın içine villaları dizip gidiyorlar. - Kullanılmasa da tutuluyor. Kaçak yapılarla nasıl mücadele ediyorsunuz? - Orman işgal edildiğinde bizim işimiz zabıt tutup mahkemeye vermek. Çünkü hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Mahkeme karar verecek. Bir celsede de karar veremiyorlar, uzuyor. Karar bize geldikten sonra kolluk güçlerinden yardım alarak infazını yapıyorum. Karar yıkım ise yıkacağız, boşaltma ise boşaltacağız. Ama davalar Türkiye’nin dört bir yanında devam ediyor. Bence burada önemli olan nokta şu. Orman işgal edilerek yapılan yapılara elektrik, su ve diğer altyapı hizmetlerinin gitmemesi lazım. Okul yapılmaması lazım. Belediyeler imar izni ve ruhsat vermemeli. Şimdi bir imkanımız daha var. Orman işgaline yönelik bir çaba olduğunda, arazi rantına yönelik ormana giren varsa, vatandaşın bize haber vermesi durumunda işin başında hemen bunu önleyebiliyoruz. Mahkemeye intikal etmiyor. Mesela biz dikenli tel çekiyoruz, adam teli kaldırıp daha geriye götürerek ormanı işgal ediyor. Bu aşamada haber verildiğinde biz doğrudan müdahale ederek işgali önleyebiliyoruz. VATANDAŞLARA ÇAĞRI Ormanlarımızla ilgili vatandaşlarımıza bir çağrınız var mı? - Vatandaşlarımızı ormanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz. Biz aciz değiliz, sahip çıkıyoruz. Ancak diyoruz ki, bizi de kontrol edin. İllerimizdeki kadrolarımız her tarafa yetişemeyebilir. Siz her tarafa her türlü vasıta ile ulaşabiliyorsunuz. Her tarafı görebiliyorsunuz. Gördüğünüz yerlerde usulsüzlük varsa bizi anında arayın. Benim elemanlarım lakayt kalırsa, ben o elemana hesap sorarım. Arkadaşlarımız geziyor, dolaşıyor. İstanbul’un en ücra köşelerine giden vatandaşlarımız var. İşin başında yakalarsam yıkma şansım var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT