BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dersim için devlet adına özür diliyorum

Dersim için devlet adına özür diliyorum

“Dersim, CHP hükümetlerinin yüzlerce faciasından en acısıdır ve asıl özür dilemesi gereken de CHP’dir.”



> OĞUZHAN ŞAHİN - ANKARA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dersim olaylarıyla ilgili eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa kendisinin özür dilediğini belirterek, “Ancak CHP adına, CHP zihniyeti adına özür dilemesi gereken varsa, şu anda güya ‘yeni CHP’nin yeni genel başkanıyım’ diyorsun, o da sensin! ‘Hem bir Tuncelili olarak, hem bir Dersimli olarak onur duyuyorum’ diyorsun ya, hadi onurunu kurtar bakalım” dedi. Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Dersim olaylarıyla ilgili belgeler açıkladı. ÖLÜLERİN SAYISI BİLİNMİYOR Dersim’de sayısı bugün dahi bilinmeyen binlerce insanın, kadın ve çocuğun katledildiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “O dönem, CHP’nin tek başına iktidar dönemidir. CHP’nin geçmişinde işte bu var. Hamdolsun bizim geçmişimizde bunlar yok. Kılıçdaroğlu hakaret etmeyi bırakıp, partisinin geçmişiyle yüzleşmeli, CHP’nin bu ülkeye yaptığı zulümleri, o zulümlerin bir mağduru olarak araştırmalı. Beyefendi diyor ki, ‘arşivi aç!’ Arşiv açık ya! Bak, incele ama ondan sonra çok doğruyu anlat, hakkı teslim et. Ama edemezler. Çünkü bunların bütün siyaseti doğruluk üzerine değil, dürüst olmamak üzerine kuruludur. DERSİM, CHP’NİN KANLI ESERİ! Dersim, yakın tarihimizdeki en acı, en trajik olaylardan biridir. Dersim, aydınlatılmayı, cesaretle sorgulanmayı bekleyen bir faciadır. Dersim, CHP Hükümetlerinin onlarca, yüzlerce faciasından en acısıdır, en kanlısıdır. Dersim faciası karşısında özür dileyecek olan, bu faciayla yüzleşecek olan, bu kanlı eserin sahibi olan CHP’dir. Sayın Aygün çıktı, açıklama yaptı, linç kampanyası başlattılar. Çünkü orada doğruyu söyleyemezsin, söylediğin an götürürler, hiç şakası yok! CHP Genel Başkanı, grup kürsüsünden ağır hakaretler ederek bu acı meseleyle yüzleşeceğini zannediyor. AK PARTİ’YE GÜCÜ YETMEZ CHP Genel Başkanı, belki kendi arkadaşlarını, akrabalarını susturabilir, onlara yönelik linç kampanyasına sessiz kalabilir ama AK Parti’yi susturmaya gücü yetmez. Biz, açık yüreklilikle tarihimizle yüzleşiyoruz. Samimiyetle karanlıkları aydınlatmaya çalışıyoruz. Tuncelili bir Genel Başkan, tarihiyle yüzleşmek adına CHP için aslında bir fırsattır. Geçtiğimiz hafta CHP’liler, Sultan Abdülmecit’le Halife Abdülmecit’in aynı kişiler olmadıklarını anladılar. İnşallah çalışmalarını daha ileri götürürler, Dersim olaylarının da iç yüzünü de anlarlar.” ANA MUHALEFET LİDERİNE CEVAP VERDİ: HADDİNİ BİL! AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılan Erdoğan, CHP liderinin “Başbakan olacağım” sözlerine, “Halkımın değer yargılarıyla, bunların değer yargıları uymuyor, uyuşmuyor. Daha çok beklersin” cevabını verdi. Erdoğan, “Son dönemde yaptığı konuşmalarda hiç yetişmemiş, âdeta mürekkep yalamamış bir tip... Konuşmalar böyle... Sayın Kılıçdaroğlu, beni Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtmaya çalışıyorsun. Yazıklar olsun sana! Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım. Haddini bil!” şeklinde konuştu. BELGELERİ AÇIKLADI Murat Suyunun kandan kıpkızıl aktığını gördüler Erdoğan, “Bir köy halkı kurşunlanıyor, buğday sapları üzerinde yakılıyor. Bir derenin içine saklanan 20 çocuk öldürülüyor. İktidar, CHP zihniyeti” dedi Dersim operasyonları sonucunda asılan Seyit Rıza’nın, 1915 olayları sırasında, işgalci ordulara karşı savaştığından, dönemin valisi tarafından da “din ve namusuyla bize hizmet etti” diyerek şereflendirildiğinden kimsenin bahsetmediğini dile getiren Başbakan Erdoğan, bir raporu salondakilere göstererek şu bilgileri verdi: “Sayfa 199: Dersim, Hükumet-i Cumhuriye için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kat’i bir ameliye yapmak farz-ı ayndır.’ Çözüm önerileri de sayfa 237-246 arasında... Dersim‘e yapılacak harekatın ayrıntıları anlatılıyor....” Erdoğan, daha sonra elindeki 4 belgeyi açıkladı. BELGE 1- 1935 yılında çıkartılan “Tunceli vilayetinin idaresi” hakkında kanundan söz eden Erdoğan, şunları anlattı: “İdam hükümlerinin vali ve kumandan tarafından tecili gerek görülmezse hemen idam edilir. İşte bu kanunun ardından hazırlıklar yapılıyor, Dersim’de maalesef büyük bir dram yaşanıyor. O sırada asker olan Muhsin Batur, anılarında ‘Yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan kaçınıyorum’ diyor. Bir köy halkı önce kurşunlanıyor, daha sonra buğday sapları üzerinde yakılıyor. Bir derenin içine saklanan 20 çocuk öldürülüyor. Murat suyunun, kandan kıpkızıl aktığını görenler var... İktidar; CHP iktidarı, zihniyet CHP zihniyeti.” BELGE 2- Dersim’e yapılan müdahalenin bilançosunun verildiği 8 Ağustos 1939 tarihli bir belgeyi gösteren Erdoğan, “1936, 1937, 1938 ve 1939’da, toplam 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü bu belgede ifade ediliyor. Belgenin altındaki imza, Faik Öztrak. İçişleri Bakanı...” şeklinde konuştu. BELGE 3- Tunceli’den 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü belirten, 2 bin kişinin daha sürülmesini karara bağlayan Bakanlar Kurulu kararının yer aldığı 23 Aralık 1938 tarihli belgeyi de açıklayan Erdoğan, şunları söyledi: “Başbakan Celal Bayar, Reisi Cumhur İsmet İnönü... Bütün sürgünlerin, öldürmelerin altında, İnönü’nün imzaları var. Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya, İskilipli Atıf Hoca’yı düzmece bir mahkemeyle, ‘şahitlerin sonra dinlenmesine’ diyerek idam ediyor. Kel Ali Lakaplı hakim... 3 Mayıs’ta CHP’li Yenimahalle Belediyesi, işte bu Ali Çetinkaya’nın ismini Ankara Yenimahalle’de bir parka verdi. CHP, bu işte...” BELGE 4- Dersim operasyonlarının hemen ardından Sason’da yapılan temizlik ve takip operasyonlarına ilişkin 27 Eylül 1938 tarihli raporu da açıklayan Başbakan, “Sason bölgesinde 384 kişinin öldürüldüğü, diri tutulan ve teslim olanların tamamının batıya göç ettirildiği ifade ediliyor. İmza, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya... Yine CHP... Ben daha ne anlatayım” dedi. Kılıçdaroğlu: Bir başbakanın görevi sevgiyi egemen kılmaktır CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir başbakanın görevi toplumda sevgiyi egemen kılmaktır. Toplumun kaynaşmasına katkı vermektir. Sayın Başbakan topluma kin ve nefret tohumları ekti. Çok ağır ifadeler. Ben kendisini dinlerken ‘acaba Türkiye Cumhuriyetine düşman bir kişiyi mi dinliyorum?’ diye kaygıya kapıldım. Nasıl olur da bir ülkenin başbakanı kendi yurttaşları arasında ayrım yapar. Kin ve nefret tohumları eker. Ben merak ediyorum. Bundan sonraki adımı ne olacak acaba” dedi. MUHALEFETE SİTEM KCK operasyonlarını DESTEKLİYORUM Bir başbakan olarak KCK operasyonlarını desteklediğini vurgulayan Erdoğan, CHP ve MHP’yi, buna destek vermemekle eleştirdi. Erdoğan, şöyle konuştu: “Milli birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz için yapılan bu operasyonda birçok şey dökülüyor meydana. Adam, kendisinin yapması gereken bir hukuk mücadelesini yürütmüyor. Adeta bir örgüt elamanı olarak çalışışmış. Onun için yargı gereğini yapmaktadır. Yürütme de yargının verdiği talimatın gereğini yerine getirmektedir.” İZMİR’DEKİ OPERASYON Yargı, iddialarla ilgili gereğini yapacak Erdoğan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sonrası muhalefetten gelen eleştirilere cevap verdi. Erdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediyesi, anakent belediyesi değildir Sayın Kılıçdaroğlu. Anakent belediyesi, sadece Ankara’dır. Diğerleri büyükşehir belediyesidir. Bunu da lütfen öğreniver. Tabii buraya yapılan bir operasyon var. Bu operasyonun da sebebi bazı iddialar. Bütün iddialar karşısında yargı gereği ne ise, bunu kolluk kuvvetleri vasıtasıyla yapacaktır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT