BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ne eşini ne çocuklarını veririz!”

“Ne eşini ne çocuklarını veririz!”

“Ben tayin olduğum yere çoluk çocuğumla gitmek arzusundayım. Rızıkları varsa benimle birlikte gelirler. Rızkımız yoksa ben de gidemem, siz de gönderemezsiniz!..”



Aile meclisi oturmuş bunu konuşuyorduk. Mesele bu kadar netti. Mardin’den Burdur’a tayin olmuştum ama gitmemek için her türlü yolu deneyecektim. -Ya da? Mardin’den geldiğim gibi dönecektim. Yani iki çocuğumu ve eşimi anasının babasının yanında bırakıp bu evliliği bitirerek dönecektim. Bu ne biçim şarttı böyle? Geniş salonda kayınpeder, kayınbirader, kayınvalidem ile eşim vardı. İki kızım küçük çocuktu. İçeride oynuyordu. Dedim ki onlara: -Bakın ben hayatta babamdan bir şey öğrendim: “Hayatta hiçbir zaman asla ve kat’a yalan söyleme!” Bu yaşıma kadar hiç yalan söylemedim... Bir de annemden bir şey öğrendim: “Hayatta hiçbir zaman asla ve kat’a yemin etme!” Bu yaşıma kadar hiç yemin de etmedim... Cevap verdi kayınvalidem: -Sen bilirsin... İşte aile meclisi... Ya bizim dediğimiz gibi burada kalmanın yollarını birlikte buluruz. Ya da bu evliliği unutursun. İşte kapı orada! Şöyle tek tek baktım çehrelerine... Eşimle ben mutlu muyum? Mutluyum... Çocuklarımı seviyor muyum, hem de canımdan çok... Dedim ki sanki içime doğmuş bir hissiyatla: -Ey anneciğim... Ey babacığım... Siz şu aldığınız karar ile Allah’a şirk koşmakta olduğunuzun farkında mısınız? Şok oldular: -Tövbe de hele! Onu da nereden çıkardın şimdi, ne alaka? -Şimdi evladınızın rızkı, diyelim ki Avustralya’da ise ona da engel olabilecek misiniz? Suspus oldular. Kayınbirader cereyana kapılmış gibi titredi. -Ben tayin olduğum yere, çoluk çocuğumla gitmek arzusundayım. Rızkımız varsa gideriz. Yoksa siz isteseniz de gönderemezsiniz... Onun için bu “cahiliye inadı”nı bırakın!.. Çok öfkeli ve çok gergin bir şekilde çıktık odadan... Evimize geçtik... Ama atama gerçekleşene kadar çok ağır bir stres süreci yaşadık... Ama hiç kimseye değil Rabbime yalvardım: “Allah’ım beni çoluk çocuğumdan ayırma. Hakkımızda hayırlısı neyse onu ver yüce Rabbim...” Tayinim çıktı... Çok şükür hiç engel çıkartılmadı... Yarı küs yarı sitem, veda ettik Mardin’e... Aradan yıllar geçti. Çok şükür yuvam yıkılmadı... Ne enteresan ki yıllar sonra kayınbirader işleri tepetaklak oluyor. Aile huzuru kalmıyor. Annesinin babasının sızlamasına rağmen son çare, karşısına Avustralya’dan bir iş teklifi geldiği için oraya gitmeye karar veriyor. Meğer her şey tamam olup da havalimanına geldiğinde aklına geliyor o gün. Benim yirmi sene önce söylediğim, daha doğrusu bana ilham ile söylettirilen o sözü hatırlıyor: “Evladınızın rızkı diyelim ki Avustralya’da ise ona da engel olabilecek misiniz?..” Çileli bir öğretmen-Konya > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT