BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir dokunduk bin ah işittik

Bir dokunduk bin ah işittik

Suçlamalara tepki gösteren korucular devlete sadakatlerinin sorgulanmasından da rahatsız



ÖZEL HABER OSMAN SAĞIRLI & ADEM DEMiR GEÇİCİ KÖY KORUCULARIYLA KONUŞTU -1- TAM 26 YILDIR GEÇİCİ! Adem Demir’e yaşadıkları sıkıntıları anlatan Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Hilal Köyü korucuları “Bu nasıl bir ‘geçici’ sıfatı ki 26 yıldır kaldırılmadı” diyerek sistemi eleştirdi. KORUCULAR: HER KURUMDA ÇÜRÜK VAR “Her kurumda kirli işlere bulaşan ve yanlış yapan olduğu gibi korucular arasında da böyleleri var. Ama bunlar bahane edilerek bütün sistem içindekiler hainlikle itham edilemez.” Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Hilal Köyü korucuları, Adem Demir’e yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Kahramanlar mı yoksa hainler mi? Siirt’in Pervari ilçesi PKK’nın sık sık eylem yaptığı yerleşim birimlerinden. Şehir merkezindeki dükkânında oturan beyaz saçlı kişi Adıyan aşiretinin lideri Ali Özcan, sağ şakağındaki izi göstererek, “Bakın burada şarapnel parçası var. Soğuk havalarda çok belirgin oluyor ve bazen canımı yakıyor” diyor. Özcan, “Bizdeki evlat, PKK’daki kuyruk acısı durduğu sürece korucularla örgütçüler dost olmazlar” diye konuşuyor. Özcan, 21 yıldır köy korucusu. Sistemin içinde yer almaktan ve PKK’ya karşı savaşmaktan dolayı pişman olmadığını kaydediyor. Ancak itirazları da yok değil. En çok da koruculuk sisteminin başındaki “Geçici” ifadesine isyan ediyor. “Bu nasıl bir ‘Geçici’ sıfatı ki 26 yıldır kaldırılmadı” diyerek eleştiride bulunuyor. Özcan hiç de haksız sayılmaz. Çünkü, koruculuk sisteminde adeta dev bir ordu görev yapıyor. Terörle mücadele kapsamında 26 Mart 1985 tarihinde çıkarılan bir yasa ile hayata geçirilen “Geçici Köy Koruculuğu” sistemi o günden bu güne süre geldi. “OHAL bölgesinde görev yapan güvenlik güçlerine yardımcı olmak ve hem kendilerini hem de köylerini korumak” düşüncesiyle oluşturulan koruculuk sistemi şu anda 13 ilde gönüllü 22 ilde ise zorunlu olmak üzere toplam 35 ilde uygulanıyor. Halen 58 bin 416 kişi Geçici Köy Korucusu sıfatıyla devletten maaş alıyor. 25 bin 967 kişi de gönüllü olarak köy koruculuğu yapıyor. KAHRAMAN, HAİN Korucuların devletten aldıkları maaş 750 TL. Hiçbir sosyal güvenceleri yok. 3.1.2006 tarihli, 5443 sayılı kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu’nun 74.maddesine bir fıkra eklenerek koruculara “Yeşil Kart” verilmesi sağlandı. Ama bölgede şartlardan memnun olan korucu yok. Ancak ellerinde devletin verdiği silahla olaylara karışan pek çok korucu olduğu da bilinen bir gerçek. Kimi zaman Mardin Mazıdağı’nın Bilge Köyü’nde 44 kişiyi acımadan katlediyorlar, kimi zaman da uyuşturucu, silah, sigara ve içki kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle yakalananlar oluyor. Hatta Ergenekon sanığı Tümgeneral Mustafa Bakıcı’yı yurtdışına kaçıranların da korucu oldukları iddia edildi. Sadece bunlar değil. Terörle mücadelede PKK’ya karşı savaşmaları gereken korucuların bazen terör örgütüne yardım ve yataklıkla suçlandıkları da iddialar arasında. Belenoluk ve Kekliktepe Karakollarıyla, Çukurca’daki saldırıda bazı korucuların PKK’ya göz yumduğu hatta yardım ettikleri ileri sürüldü. Belenoluk olayında ilk başta 25 korucu gözaltına alındı. Şimdi 3’ü yargılanıyor. Yani nereden bakılırsa bakılsın, kirli ilişkilere bulaşan korucu olduğu acı bir gerçek. Bu nedenlerden dolayı dönem dönem koruculuk sisteminin tasfiyesi tartışılıyor. Yıllardır gündemden düşmeyen köy korucularıyla ilgili görüş ve değerlendirmeler ise muhtelif. Kimileri korucuları bulaştıkları yasa dışı olaylar nedeniyle suçlarken kimileri de terörle mücadeleye sağladıkları katkı nedeniyle övüyorlar. Bir tarafta suça karışan 5 bin korucu, diğer tarafta yüzlerce şehit korucu. Özetle kahraman olarak görenler de bulunuyor, hain kategorisine koyanlar da. Ama tüm bu olup bitenlere karşı onların da söyleyecekleri var. ARTIK BİTSİN İSTİYORUZ Siirt, Şırnak ve Hakkâri gibi kentlerin kırsal kesimlerinde görev yapan korucular Türkiye’ye konuştular. “Gönül ister ki korucuların içindeki çürükler ayıklansın” diyen Şevket Benek, 33 yaşında genç bir korucu başı. Silahı 15 yaşındayken eline almış. Sebebi de PKK’nın Kemal adında ağabeyini asarak öldürmesi. 18 yıldır silahı elinden hiç düşürmediğini ve onlarca operasyona katıldığını belirten Şevket Benek, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Hilal beldesinde 80’i silahlı ve donanımlı 43’ü de gönüllü olmak üzere 123 korucunun bulunduğunu ifade ettikten sonra sözlerini şöyle sürdürüyor: “PKK terör örgütü, 1989 yılında köylerimize çok baskın yapıyordu. O tarihte Kemal ağabeyime ‘bize eleman kazandıracaksın’ diyorlar. Ağabeyim PKK’nın isteğini reddediyor. Bunun üzerine ağabeyimi köyün ortasındaki bir elektrik direğine asıp şehit ettiler. Bu ve buna benzer olaylarla çok canınız yandı. Artık bu terör belasının bitmesini istiyoruz.” Korucuların özlük haklarının yanı sıra sosyal, kültürel ve ekonomik sıkıntılarının olduğunu ifade eden Benek, “Bizimle terör örgütünün arasına kan girmiştir. Sadece Benek soyadı taşıyanlardan 32 kişi terör örgütü tarafından bilinçli ve kasıtlı şehit edilmiştir. Hepimiz tedirgin oluyoruz. Yarınımız belli değil. Yarın silahım elimden alınırsa, ne yapacağım?” demekten kendimizi alamıyoruz. Çünkü hepimiz hedefiz” diye konuşuyor. ÇÜRÜKLER BİLİNİYOR Necip Benek de 17 yaşındayken eline silah aldığını, 10 yıldır da koruculuk yaptığını belirtiyor. “Yıllardır omuzlarımızdaki bu silahlarla dağ taş dolaşıp teröristlere karşı mücadele verdik. Şu anda ülkemizin hiçbir yerinden sigortasız insan çalıştırılamaz” diyen Necip Benek, “Hepimiz her an ölümle karşı karşıyayız. Korucular hakkında farklı farklı değerlendirmeler olabilir. Her kurumda olduğu gibi korucuların arasında da çürükler olabilir. Devlet kimlerin çürük olup olmadığını tespit etme ve bunları ayıklama gücüne sahiptir. Devlet, çürükleri ayırdıktan sonra diğerlerine insanı ölçülerde hayatlarını devam ettirmek için gerekli imkânları sağlamalıdır. 25 yıl boyunca askerlerle omuz omuza vererek terörle çarpışan insanlar bir kenara atılmamalı” diyor. Sekvan Babat ise bölgenin ünlü aşiretlerinden “Babatların” bir mensubu. Henüz 16 yaşındayken korucu olduğunu ve 21 yıldır bu görevi sürdürdüğünü söylüyor. “Terörden en fazla zararı görenler hiç kuşku yok ki bölge insanlarıdır” diyen Babat, “Öncelikle bu sorunun bitmesi lazım. Bu olay bittikten sonra benim gibi ömrünü koruculukla geçiren kişilerin bazı devlet kurumlarında istihdam edilmeleri gerekiyor. Bu dağlardan 21 yıldır geziyoruz, bıktık. Silah bıraktığımız anda PKK’nın saldırılarına hedef olabiliriz. Genelleme yaparak korucuları suçlayanların biraz insaflı olmaları gerekiyor. 750 lira ile 6 kişilik bir aileyi geçindirmek mümkün mü?” diye konuşuyor. HEPİMİZİN ŞEHİDİ VAR Şükrü Benek, geç korucu olanlardan. 2006 yılında bu işe başlamış. En büyük sıkıntısını normal bir insan gibi iş yapamamak ve seyahat edememek olarak ifade ediyor. Benek “Ömrümüz bu dağlarda geçiyor. Diğer insanlar gibi batı illerine gidip gezemiyor, çalışamıyoruz” diyor. Terör bitmeden silahlarının ellerinden alınmasının doğru olmadığı belirten Şükrü Benek şunları kaydediyor: “Hepimizin evinde şehit var. Terör örgütünün neyi amaçlayarak bu katliamları yaptığını anlamak mümkün değil. Bölge halkı; siviliyle, polisiyle, askeriyle hep zarar gördü. Terör hep huzursuzluğa neden oldu. Örgüte karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanında olan biz korucular, devletten gerekli ilgi ve desteği göremedik. Bu nedenle devlete kırgın-küskün olan insan sayısı azımsanamaz. Buna karşı görevlerini en iyi şekilde yapan korucu çok. Devletimiz bunu göz önünde bulundurmalı. Ne istediğimze gelince; terör belası bitsin istiyoruz.” KAÇAK ÇALIŞTIRILDIK Emektar korucu Hüseyin Benek ise oldukça dolu. Yaşadıklarına kahroluyor. Yıllarca gönüllü köy koruculuğu yapan Benek, terörle mücadele ederken birkaç defa yaralandığını vurguluyor. Konuşmamız sırasında ayakları ve vücudunun bazı bölgelerindeki yaraları gösteriyor. “23 yıl boyunca korucu başı olarak görev yaptım. Bir tek gün bile ne uyarı, ne de ceza aldım” diyen Benek sözlerini şöyle noktalıyor: “Devlete kırgın ve küskün olduğu için PKK’dan yana tavır alan korucular olabilir. Bunların kim olduğunu bilmek işimiz değil. Bu halka ve devlete ihanet edenleri ilahi adalete teslim ediyorum. Silah bırakalı altı yıl oldu. Bu yaşlı halimle bile o kötü insanlara karşı mücadeleye varım. Türkiye Cumhuriyeti buradaki tüm asker ve polisini çekse ve ‘PKK’ya da alın bu memleket sizin dese’ ben tek başıma isyan edeceğim ve bu memleketi kimseye vermeyeceğim. Bu fedakarlığımıza karşı devlet de korucuları kaçak çalıştırmaktan vazgeçsin.” > YARIN: PKK KORUCULARLA NASIL BARIŞTI?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT