BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korucular: Her şey devletin tavrına bağlı

Korucular: Her şey devletin tavrına bağlı

Bazı korucuların çaresizlikten saf değiştirdiğini belirten Sadık Benek, “Devlet bir ıslık çalsa, onlar yine PKK’ya karşı savaşır” şeklinde konuşuyor.



YAZI DiZiSi OSMAN SAĞIRLI & ADEM DEMiR Geçici köy korucularıyla konuştu -2- > Sadık Benek, Adem Demir’e ailesinden 6 kişinin aynı günde şehit edildiğini söyledi. ÖZCAN: TEHDİT VE ŞANTAJ YAPIYORLAR Korucubaşı Ali Özcan, koruculukla özdeşleşmiş bazı aşiretlerin PKK’ya karşı etkin mücadeleden vazgeçmesini terör örgütünün iyi çalışması, tehdit ve şantaj yöntemlerinin çeşitliliğine bağlıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde terör olaylarının zirve yaptığı ve buna karşılık devletin de şiddetin dozunu yükselttiği 1990 yılında tüm korucuların safı belliydi. Hemen hemen tümü devletin yanında yer alarak terörle mücadele ettiler. Hatta bölgede terörle mücadeledeki etkinlikleri nedeniyle koruculuk sistemiyle özdeşleşen aşiretler oldu. Jirkiler, Ertuşiler, Goyanlar, Tatarlar, Çiftçiler, Benekler, Babatlar ve diğerleri. Bunlar PKK’nın kendisi için “baş belası” olarak gördüğü aşiretlerdi. Öyle ki “demok-ratik açılımın” resmen açıklandığı 2009 yılında herkesin ‘PKK silah bırakacak, militanlar eve dönecek’ dediği dönemde Kandil’de görüştüğümüz Murat Karayılan “Hazım Babat olduğu sürece bizler ve Mahmur’dakiler nasıl döneceğiz?” demişti. ANLAŞMAYA VARDI Oysa sadece Hazım Babat, İskender Ertuş, Sadık Benek, Ali Özcan değil birçok aşiret liderinin tavrı PKK için caydırıcıydı. Ancak PKK, bölgedeki korucuların önemli bir kısmıyla anlaşmaya vardı denilebilir. Örgüte dostluk eli uzatmayan bir kısımda ‘şimdi bölgenin jandarması PKK düşüncesiyle’ tavırlarını muğlaklaştırmış durumdalar. Örgütün, korucuların kendisine kurşun sıkmaması amacıyla önemli bir strateji geliştirdiği biliniyor. PKK, 1984 yılından bu yana işlediği tüm cinayetleri ve içinde yer aldığı tüm kirli ilişkileri “Hogir” kod adlı Cemil Işık ile Abdullah Motor gibi katillere mal etmiş. Özellikle de Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı tüm kentlerdeki olumsuzlukları “ya örgütten ayrılmış itirafçılar ya da Cem Ersever’in ekibinde yer alan JİTEM’ciler yaptı” diyor. Bu amaçla Şırnak, Bitlis, Batman, Van, Hakkâri ve Siirt gibi illerdeki aşiret liderleri tek tek ziyaret edilerek, geçmişte yapılanlardan dolayı özür dileyip karşılıklı silahları susturdukları belirtiliyor. Öyle ki bir zamanlar PKK’nın korkulu rüyası olan Jirkiler, yıllardır PKK’ya kurşun sıkmıyor. Hakkâri’de yaşayan Jirki Aşireti liderlerinden Mehmet Adıyaman, “Dört yıldır PKK’ya kurşun sıkmadık. Buradaki tüm cinayetleri PKK değil, Hogır yaptı” diyebiliyor. DEVLET UYUDU PKK ÇALIŞTI PKK’nın koruculara yönelik geliştirdiği strateji değişikliği zamanı konusunda Adıyan Aşiretinin lideri ve korucubaşı Ali Özcan’ın ilginç fikirleri var. Özcan’a göre örgütün korucuları kazanma girişimleri 1999’dan itibaren başladı. Özcan, “Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra PKK imaj değiştirme çalışmaları başlattı. Özellikle o dönemde kamuoyunda ‘Devlet, Öcalan yakalandı PKK bitti’ söylemi geliştirdi. Hatta Devlet ‘yılanın başını yakaladık onu etkisiz hale getirdik. Bundan sonra nasıl olsa kuyruk bir şey yapamaz’ düşüncesiyle terörle mücadeleye ara verdi. Hiçbir şekilde kalıcı ve köklü çözüm getirecek bir çalışma yapmadı. Adeta uyudu. Çok yanlış bir strateji güttü. Fakat PKK bunun tam tersini yaptı. Devletin içerisine ve özellikle bürokraside işlerini görecek adamlarını yerleştirdi. Bunlar devlet kademelerine yerleşince devlet yanlısı tüm kişileri kötülediler. Bölgeyi de adım adım gezerek korucuları saflarına çekmeye çalıştılar. Kimisi onların safına geçmese de onlara vurmamayı tercih etti” diyor. BU BAYRAK BU ÜLKE BENİM Örgütün propagandalarına inanan olsa da sayılarının oldukça düşük olduğu söylenebilir. Hatta PKK’nın bu tavrı karşısında daha da öfkelenen korucular bulunuyor. Bunlardan biri de Şenoba Belediye Başkanı Sabri Babat. Örgütün en çok çekindiği aşiretlerden biri olan Babatların bir mensubu olan Sabri Babat eski korucu. 13 yılın ardından belediye başkanı seçildikten sonra koruculuğa veda eden Babat’ın akrabalarının büyük bölümünün elinde silah var. Üstelik PKK’ya tam anlamıyla düşman olduklarını söylemek mümkün. “Başbakan Erdoğan’ın sorunu çözmek için ortaya koyduğu iyi niyeti istismar eden bir kitle var bölgemizde” diyen Babat, şunları söylüyor: “Bu bayrak ve bu vatan bu toprak benimdir. Kendi payımı ne cumhurbaşkanına, ne başbakana, ne genelkurmay başkanına veririm. Kim ne derse desin ben Kürt’üm, ırkımı da inkar etmiyorum. Bu ülkenin bir ferdi ve vatandaşıyım. Silahlı çatışma ortamının tek sorumlusu PKK’dır. Çünkü bu örgütün Kürtlerin geleceğini planlayan bir projesi yoktur. Kürtler bunların umurunda da değildir. Ölüme gönderdikleri Kürt çocuklarının cenazelerini sömürü malzemesi olarak kullanıyorlar. Sonuç itibarıyla Hakkâri de, Şırnak da bu ülkenin bir parçasıdır. Hiçbir insanımızın zarar görmesini artık istemiyoruz.” AYNI GÜN 6 ŞEHİDİMİ DEFNETTİM Siirt’in korucularıyla ünlü Doğan adında bir köyü bulunuyor. Burası bölgede en çok şehidi olan yerleşim birimlerinden. Goyan aşiretinin bir kabilesi olan Beneklerin lideri Sadık Benek buranın korucu başı. “Ailemde 6 şehidi aynı günde yan yana defnettim” diyen 48 yaşındaki tecrübeli korucu başı bugünlerde biraz dargın. Çünkü terörle mücadele kapsamında devletin artık onları gözden çıkardığını düşünüyor. Doğan Köyü’nün bir başka özelliği de var. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 seçimlerinde başbakan seçilmesine Doğanlılar vesile oluyorlar. Benek söz konusu olayı, “Biz Doğanlılar seçimleri boykot ettik. Hiçbir fert oy kullanmadı. 1999 yılında Abdullah Öcalan yakalanınca askerler çekilip gittiler. Ardından elektriklerimiz kesildi. Bunun üzerine bizler, ‘terörle mücadelede görev yaptık. Ama şimdi bize elektriği çok görüyorlar. Demek ki bugüne kadar aldığımız elektriği askerlerin yüzü suyu hürmetine vermişler’ diye düşündük. Oy kullanmadık. Durum böyle olunca seçim yenilendi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçildi. Ama sanki unutulduk gibi” sözleriyle yaşananları hatırlatıyor ve sitem ediyor. DEVLETİN BİR ISLIĞI YETER Yıllarca korucu başı olarak görev yaptığı ve pek çok askeri yetkiliyle omuz omuza vererek savaştığı için örgütün hedefinde olan Benek, şimdilerde köyüne gidip gelemiyor. Siirt’in Tillo ilçesinde hayvancılıkla uğraşıyor. Ama olup bitenlere de kahrolduğu her halinden belli. Pek konuşmak ve demeç vermek istemiyor. Çünkü çekiniyor. Zira devletin lehinde konuşup PKK’yı eleştirse, örgüt kızıyor. Tersi durum söz konusu olunca da devlet tavır alıyor. Durum böyle olunca birçok korucu gibi Benek de ikilemde kalıyor. “Devletin tavrını bilirsem her türlü fedakârlığı yaparım” diyor. Ardından da ekliyor: “Bu aralar devletin tavrı belli değil. Kimin ne yapmaya çalıştığı net olarak anlaşılmıyor ki. Bizler boyun eğmiyoruz. Ama bölgede pek çok aile PKK’ya boyun eğmiş durumda. Aksini söyleyen yalan konuşur. PKK birçok aileyi kullanıyor. Buraların jandarması PKK olmuş. Çocuk yaştaki militanlar, yol kesip kontrol yapıyorlar. Korucular hain değil. Aralarında çok kahraman var. Saf değiştirenlerin geri gelmesi Devletin bir tek ıslığına bağlı. Devlet, onları gözden düşürmediğinin işaretini verirse herkes eskisinden daha heyecanlı bir şekilde savaşır.” SİSTEM?GÖZDEN GEÇİRİLMELİ Söze Pervarili korucu başı Özcan başlamıştı. Yine noktayı O koyuyor. Özcan’a göre koruculuk sistemi mutlak suretle gözden geçirilmeli. “Bunu ortaya koyan birçok neden var. Kimileri artık yorgun düşmüş, kimisi operasyonlara katılmak istemiyor, kimi de sağlık güvencelerinin olmayışı ve maaş düşüklüğü sebebiyle küskün” diyen Özcan şunları söylüyor: “PKK strateji değiştirmiş. Bölgede artık 5-6 kişilik gruplarla geziyorlar ama eğitimleri üst seviyede. Örgüt ne zaman ateşkes ilan etse siz bilin ki her elemanını iyi bir eğitimden geçiriyor. Bizler ise hiçbir şey yapmıyoruz. Oysa devlet daha üstün stratejilerle varlığını hissettirmeli. Bunun için geçmişte olduğu gibi verim alınmayan koruculuk sistemini gözden geçirmeli. Sistemi daha güçlü ve etkili hale getirmeli. Fakir insanları işe yerleştirme mantığıyla değil gönüllü olarak terörle mücadeleye katılacak ve savaşacak elemanlar alınmalı.” Bütün olumsuzluklara rağmen hâlâ birçok Geçici Köy Korucusu görevini layıkıyla yerine getiriyor. * BİTTİ *
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT