BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tehlike ayaktan başlıyor

Tehlike ayaktan başlıyor

Kaşı kaşı bitmiyor, nereye kadar... Kapalı ayakkabı veya bot giyen kimselerde, sporcularda ve askerlerde ayak mantarı sık görülür. Hayatımızı çekilmez kılan mantarın tedavisi oldukça zordur fakat mümkündür.



MANTAR İLLETİ YAZI DİZİSİ -2- Sevgili okuyucularımız, “mantar” dosyamıza bu hafta “A’dan Z’ye ayak mantarları” ile devam ediyoruz... Ayak, çorap ve ayakkabı üçgeninde terleme durumu fazla olduğundan mantarlar (fungi) genellikle vücudun nemli kalan kısımlarında ortaya çıkar ve bu bölgelerde çoğalarak kaşıntıya ve kokulara yol açarlar. Özellikle kapalı ayakkabı ve bot giyen kimselerde, sporcularda ve askerlerde ayak mantarı sık görülür. Ayak mantarı tedavisi oldukça zordur fakat mümkündür. Mantar, en önemli ayak rahatsızlıklarına sebep olabilir. ‘NE OLACAK CANIM’ DEMEYİN! Bu hastalıkları, kişinin hayatını ve konforunu olumsuz şekilde etkiler. Bu yüzden ayak mantarı tedavisi oldukça önemlidir. Bu rahatsızlıkların başında; kaşıntı, pişik, kötü kokular, kanlı yaralar ve iltihaplanmalar gelir. Ayrıca hastalığa sebep olan mantarlar saç, tırnak ve deri dış yüzeyine bulaşma kabiliyetine sahiptirler. Genellikle yüzeyeldirler. Bazı mantarlar ise derinin altındaki dokuya da zarar verir ve sonuç olarak aşırı derecede doku yıkımına yol açarlar. Ayaklarda görülen mantar enfeksiyonuna Tinea Pedis denir. Ayaklarda aşırı kaşıntı ve kötü koku ile kendini gösterir, ayak parmak aralarını tutar ve deriden kabarık beyaz döküntüler oluşturur. Atlet Ayağı olarak da adlandırılan bu mantar enfeksiyonu, vücudumuzda zaten bulunan mantarların uygun ortamda hızla çoğalıp özelikle ayak parmakları arasında enfeksiyona yol açması ile karakterizedir. Diğer mantar enfeksiyonları ile birlikte görülebilir ve en yaygın olanıdır. Tinea enfeksiyonları saç, tırnak ve dış deri gibi dokularda yaşayabilirler. Çok bulaşıcıdır. Direkt temasla veya aynı ayakkabı ya da duş zemininin kullanılması ile geçer. EN BÜYÜK BELİRTİ KAŞINTI Ayak parmakları arasında kaşıntı ve yanma, mantarın ilk belirtisidir. Bir süre sonra aynı bölgedeki deride pul pul görüntü ve acı veren çatlaklar oluşur. Deride kalınlaşma, deri üzerinde minik su kabarcıkları da mantarın belirtisi olabilir. Tedavi edilmediğinde ayak tırnaklarına da bulaşır. Koku yaparlar. İleri derecede tatlı tatlı kaşınmalar deride tahrişe sebep olur. Bazı vakalarda tahrişle birlikte alerjik reaksiyonlarda görülebilir. Yoğun kaşıntılı su kabarcıklarından oluşan küçük alanlar egzama ve sedef hastalığı ile karıştırılabilir. ERİŞKİN ERKEKLER RİSK ALTINDA Ayak mantarı genellikle genç ve erişkin erkeklerde olur. Tedavisi basittir ama çok inatçı ve dirençli olduğundan kolay kolay geçmez, asla kendiliğinden kaybolmaz. BULAŞMA YOLLARI Hamama çıplak ayakla giren yandı! Mantarların üremesi için neme ihtiyaç olduğundan bu ortamlar bulaşıcılık açısından son derece risklidir... > Havuz, hamam, sauna, plajlar, spor ve güzellik salonları, kışla ve yatılı okullar, camiler gibi ortak kullanım alanlarında ‘yalın ayak’ dolaşmak > Ortak kullanılan havlu, terlik, tarak, ayakkabı gibi eşyalar > Pişikler, ayakkabı vurması, su, deterjan, sentetik giyecekler ve çoraplara bağlı tahrişler > Çalışılan ve bulunulan mekanlarda mantar sporlarına (bakteri) maruz kalmak. > Cildin az yağlı asit üretiminin az olması. > Çok sıkı ve hava almayan ayakkabıların giyilmesi > Uzun süre aynı çift çorap veya ayakkabıların giyilmesi > Ayakların aşırı terlemesi > Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ya da enfeksiyonlar > Soğuklarda ayaklarda oluşan dolaşım yetersizliği. TEDBİRLER Çorabınızı her gün değiştirin Mantardan kurtulmanın yolu temizlikten geçer. Tedavi kadar kişisel bakım da çok önemlidir. İşte alabileceğiniz kişisel tedbirler: > Mantarlı yüzeylerde yalın ayak yürümekten kaçının; halı döşeli zeminler, banyolar, duşlar, hamamlar, soyunma odaları, jimnastik ve yüzme salonları gibi. > Elbise, tarak,?terlik, takunya gibi eşyalar risk grubunda olan veya mantar geçiren insanlarla paylaşılmamalı > Evde de terlikle veya çorapla gezilmelidir. > Cilt ve ayaklar özelikle de parmak araları devamlı temiz, kuru ve serin tutulmalı > Ayaklar, günde en az 2 defa su ve sabunla yıkanmalı, sık sık kontrol edilmeli > Ayakkabı ayağa tam olmalı. Dar, yüksek topuklu, eski, çorapsız giyilen ayakkabılar veya başkasının ayakkabısı giyilmemelidir > Havadar ve deri gibi doğal materyallerden yapılmış ayakkabılar tercih edilmelidir > Özellikle yaz aylarında sıkı ayakkabılar giyilmemeli, sandalet tercih edilmeli > Çoraplar her gün değiştirilmeli, bu kural ayakkabılar için de geçerli > Teri emecek pamuklu çoraplar giyilmeli > Antifungal (mantarları öldüren) içeren sprey ve pudralar ayaklara, ayakkabıların içine ve risk taşıyan ortamlara sıkılmalı. Mantar artık hap ile iyileştiriliyor Eskiden, ayak ve tırnak mantarları gibi inatçı hastalıkların ağızdan etkili bir tedavisi olmayıp mantarları öldürmeyen sadece üremesini durduran kremler ve losyonlar vardı. Mantardan şüphelendiğiniz zaman hemen hekime müracaat edin! Eskiden, ayak ve tırnak mantar hastalıkları gibi inatçı hastalıkların ağızdan etkili bir tedavisi olmayıp mantarları öldürmeyen sadece üremesini durduran kremler ve losyonlar vardı. Tırnak mantarı, tırnağın altında yerleştiğinden bu ilaçlar çoğunlukla etkisiz kalır. Ağızdan alınarak kan yoluyla tırnağın altına nüfuz edebilen ve mantarlar üzerinde öldürücü etkisi olan ilaçlarla bu konuda çok başarı sağlanmıştır. Hekim tavsiyesine göre ağızdan veya cilde sürülen ilaçlarla, uzun ve sabırlı tedavi ile bir şeyiniz kalmayacaktır. Mantar tedavi edilmediği zaman üzerinde bakterilerin üremesi ile başka bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. Tedavi düzenli ve süresince uygulanmalıdır. Deride herhangi bir bulgu olmadığı halde mantar deride halen yaşıyor olabileceğinden tedavinin erken kesilmesi nükslere sebep olabilir. Şiddetli enfeksiyonlarda mantarlı bölgede oluşan tali bakteriyel enfeksiyonları önlemek için antibiyotik tedavisi de gerekebilir. HAFTAYA: TIRNAK MANTARLARI Kiloların yükünü ayaklar çeker! > İsmail Aydın > Yaşım 54, boyum 1.70, kilom 85. Sol diz MR’ımda menisküs bulundu. Diz eklem sıvısındaki artış karşısında ne tavsiye edersiniz? CEVAP: İsmail Bey, detaylarını verdiğin diz eklemi dejenerasyonu (hasarı) hadisesinin asıl ve temel sebebi; boyuna göre kilolarının oldukça fazla olmasından kaynaklanan ve diz eklemini oluşturan kıkırdak ve kıkırdak yastıkçıklar olan menisklere aşırı ve tahrip edici yükün binmesidir. Çağımızda âdeta salgın haline gelmiş obezite (şişmanlık), başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere vücudumuzun ağırlığını taşıyan iskelet sistemimizin temel unsurları olan eklemlerdeki hasarın da giderek artmasına zemin hazırlamaktadır. Fazlalıklar, en çok vücut yükünü çeken diz ve kalça eklemindeki kıkırdak dokularını hasara uğratır. Kiloluluk sürdükçe, hasar devam edip kıkırdak doku tamamen yok olup alttaki kemik doku yüzeylerinde düzensizlik ve kireçlenme başlar, süreç menfi yönde ilerleyerek eklem aralığı her geçen gün daralır, hareket kısıtlılığı artar, bir müddet sonra da çekilmez ağrılar ortaya çıkar. Tüm bu sıkıntılarla karşılaşmamak için, zemin hazırlayıcı temel sebep ve unsur olan fazla kilolardan kurtulmak, ani ve ters hareketlerden sakınmak gerekir. Onun için organlarımız hasara uğramadan kıymetlerini çok iyi bilip eski haline gelmesinin imkansız olmaması için her türlü tedbirleri almalı, erken dönemde derhal tedavi ve tedbirlere başlanılmalıdır. Bedenî zayıflık sağlığın emaresi > M. A. > 25 yaşındayım. Zayıflık, damarlarımda esneme, dizlerimde ağır kütlemelerle beraber damar sıkışması ve kalp çarpıntılarım oluyor. Kalbime baktırıyorum, temiz çıkıyor. Vücudumdaki damarlarda esneme ile doktora başvurduğumda ise hiçbir muayene etmeden “psikolojik” diyorlar. Psikiyatra yönlendiriyorlar. Ne yapmam gerekir? CEVAP: Sevgili kardeşim, kişi günden güne zayıflamıyor, devamlı aynı zayıf vücut yapısında ise önemli bir sağlık meselesi olmayıp organlar üzerine binen yükün azlığı ve yorulmaması sebebiyle uzun vadede estetik kaygılar dışında genel vücut sıhhati yönünden faydalı bile olabilir. Özellikle zayıf kişilerde cilt altı yağ dokusunun çok az olması sebebiyle hareketi sağlayan eklem ve adaleler, destek doku yönünden zayıf olduğundan cilt ve eklemlerde gevşeklik, hareket açılarında fazlalık ve esneklik, kalp atışlarını çok kolay hissetme gibi sebeplerle çarpıntı şeklinde duygular algılanabilir. Tüm bu durumlar herhangi bir hastalık belirtisi olmayıp normal ve sağlıklı bir vücut yapısının değişik bir versiyonudur. Bundan dolayı hayatınızı huzurlu ve sakin devam ettirin. Endişelenmenize gerek yok!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT