BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

ABD’de çok az mesele vergiler kadar tartışılır. Dünyanın en büyük ekonomisi temelde iki kampa bölünmüştür: Bir grup mali istikrarı sağlamak için vergilerin artırılması gerektiğine inanır, diğer bir grup ise vergilerin hâlihazırda çok yüksek olduğuna inanır.



1. Küresel Test Amerika’da vergi savaşları ABD’de çok az mesele vergiler kadar tartışılır. Dünyanın en büyük ekonomisi temelde iki kampa bölünmüştür: Bir grup mali istikrarı sağlamak için vergilerin artırılması gerektiğine inanır, diğer bir grup ise vergilerin hâlihazırda çok yüksek olduğuna inanır. Acaba Amerika Birleşik Devletleri’ndeki vergi oranları diğer zengin ülkelere göre ne seviyededir? A. OECD ortalamasına yakın B. OECD ortalamasının bir hayli üzerinde C. OECD ortalamasının bir hayli altında D. OECD’de en düşük orana sahip 3 ülkeden biri A. OECD ORTALAMASINA YAKIN. YANLIŞ. OECD aynı zamanda “zengin ülkeler kulübü” olarak da bilinir. ABD kişi başı 47 bin dolar GSYİH ile 34 üyeye sahip Paris merkezli örgütün en zengin 3. üyesidir. Ancak, hükümetin her kademesi tarafından toplanan toplam vergi gelirlerinin GSYİH içindeki payı hesaplandığında, ABD ilk sırada yer almıyor. ABD, OECD ortalaması olan GSYİH’nın yüzde 34.8’i oranına da bir hayli uzak. B. OECD ORTALAMASININ BİR HAYLİ ÜZERİNDE. YANLIŞ. Vergi gelirleri GSYİH’nın yüzde 40’ını aşan sekiz OECD üyesi ülke var. En yüksek oran yüzde 48.2 ile Danimarka’da, onu yüzde 46.4 ile İsveç takip ediyor. Yüksek vergi oranına sahip diğer zengin ülkeler arasında İtalya (% 43.5) ve Fransa (% 41.9) mevcut, ama ABD yok. İskandinav memleketleri; gelişmiş ülkeler arasında en hızlı ekonomik büyümeye sahip olmalarına rağmen, genellikle en çok vergi veren milletler arasında yer alır. Bu bir defa daha gösteriyor ki, yüksek vergiler sağlam ekonomik büyüme için engel teşkil etmiyor. Aynı şekilde, düşük vergiler de hızlı büyümeyi garanti etmiyor. C. OECD ORTALAMASININ BİR HAYLİ ALTINDA. DOĞRU. GSYİH’nin yüzde 24’ü ile ABD’deki vergi oranı OECD ortalamasının 10 puan altında yer alıyor ve ABD’nin oldukça düşük vergi oranına sahip olduğunu gösteriyor. Diğer büyük rakipler olan Almanya (% 37) ve İngiltere (% 34.3) OECD ortalamasına çok yakın ya da tam ortalamada yar alıyor. D. OECD’DE EN DÜŞÜK ORANA SAHİP 3 ÜLKEDEN BİRİ. DOĞRU. ABD’den daha düşük vergi oranına sahip sadece iki OECD üyesi ülke var: Meksika (% 17.5) ve Şili (% 18.2). Her iki ülkede de kişi başı gelir ABD’den çok daha düşük bir seviyede bulunuyor, sırasıyla 14 bin ve 13 bin dolar. Türkiye’deki toplam vergi oranı, GSYİH’nın yüzde 24.6’sı ile ABD’nin biraz daha üzerinde yer alıyor. Hatta yüksek oranda vergi kaçırma ile tanınan Yunanistan’da bile vergi oranı ABD’den daha yüksek, GSYİH’nın yüzde 29.4’üne denk geliyor. Aynı şekilde, sabit vergi sistemine geçen Slovakya’da bile bu oran yüzde 29.3 olarak gerçekleşiyor. 2. İlginç Rakamlar 1- Katma Değer Vergisi (KDV) ilk defa Fransa’da 1950’lerde uygulanmaya başladı. (Wall Street Journal) 2- 200 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ü, göç ettikleri ülkelerde yaşıyor. (Goldin ve Cameron: Yeni Küresel Ekonomi) 3- Haziran 2011’de yapılan bir ankete göre, dünyadaki yetişkinlerin yüzde 14’ü, eğer imkan bulabilirlerse başka bir ülkeye göç edebileceklerini söylüyor. (Gallup) 4- 2050 yılında OECD ülkelerinde ortalama emeklilik yaşı her iki cins için de 65’e ulaşacak. (OECD) 5- Bu erkekler için 1.5, kadınlar için 2.5 yıl artış demek. Ancak, hayat beklentisi daha hızlı artıyor. (OECD) 6- Amerikalı yetişkinlerin üçte birinin akıllı cep telefonu var. (Washington Post) 7- 1492 yılından önce Kuzey Amerika’da solucan yoktu. (Wall Street Journal) 8- 1950 yılında hem Afrika hem de Asya çok fakirdi. Ancak, doğal kaynakları sebebiyle Afrika’nın geliri Asya’ya göre daha yüksekti. (Spence: Sonraki Yakınsama) 9- Denizlerden her yıl 77 milyar ton balık avlanıyor - bu Çin’deki bütün insanların ağırlığının toplamına eşit. (Greenberg: Four Fish) 10- Kaliforniya’da şimdiye kadar bulunan en büyük istiridyenin boyu 33 santimetreydi. (Yarımküre Dergisi) 3. Dudak Okuma Monti ile İtalya’da reform yapmak üzerine Kasım 2011’in ortalarında etkisiz kalan skandalların adamı Silvio Berlusconi yerine, ekonomist Mario Monti İtalya Başbakanı olarak seçildi. Bu bölümde Monti’nin kendisini ve ülkesini bekleyen zorluklar hakkındaki görüşlerini sunuyoruz. 1- İtalyanlar sizin liderliğinizden neler beklemeli? “Kan yok, gözyaşı yok, ama belki fedarkarlık yapılmalı.” (Kasım 2011) 2- Daha başka? “Biz çocuklarımıza onurlu ve umutlu bir gelecek borçluyuz.” (Kasım 2011) 3- Bunu nasıl yapmayı planlıyorsunuz? “Acil müdahale edilmesi gereken durumları hızla hallederek - İtalya ancak hep beraber hareket ederek bunların üstesinden gelebilir.” (Kasım 2011) 4-Kendinizin ve ülkenizin bu görevi başaracağına inanıyor musunuz? “Bu zor dönemin üstesinden gelmek için, ülkemizin gücüne olan mutlak inanç ve kanaatimi teyit etmek istiyorum.” (Kasım 2011) 5- Çeşitli siyasiler, sendikalar ve iş dünyası ile yaptığınız son toplantılar, sizi daha iyimser yaptı mı? “Sosyal büyümeyi teşvik edecek sorumluluk ve arzuyu görmek beni etkiledi. Herkes, muhtemelen kısmî fedakarlık isteyen, ama genelin yararına olan somut katkılar teklif etti.” (Kasım 2011) 6- İtalya’da nasıl algılandınız? “Ben her zaman İtalyan ekonomistler içerisinde en Alman olanı olarak tanındım ve bunu bir iltifat olarak kabul ettim, oysaki pek de iltifat sayılmazdı.” (Kasım 2011) 7- AB ile ilgili stratejiniz nedir? “Kurucusu olduğumuz birlik içerisinde bir güç odağı olmalıyız, zayıf halka değil.” (Kasım 2011) 8- Dünya hızlı bir aksiyon beklemeli mi? “Piyasaların önemini göz ardı etmiyorum, ama biz bir demokraside yaşıyoruz - ve bunun elzem olduğu bazı dönemler vardır.” (Kasım 2011) 9- İtalyan ekonomisini canlandırmak için ne yapılması gerekiyor? “Daha fazla rekabet ortamı sağlayarak, ilerdeki dönemlerde daha fazla başarı elde edebileceğiz - ve adam kayırma, yandaşa kıyak, yolsuzluk, her ne olursa olsun bunlara son vereceğiz.” (Kasım 2011) 10- Daha başka? “Serbest piyasa ekonomileri için, hatta belki demokrasiler için en önemli imtihan, giderek artan eşitsizlik, denetimsiz küreselleşme ve krizin ağırlaştırdığı ülkeler dahil, buralarda hakim olacak mı?” (Nisan 2009) Editör’ün Notu: “Dudak Okuma”nın her bir bölümü, röportaj yapılan şahıslarca söylenmiş on alıntı içerir. Yalnız, bu sadece sanal bir röportajdır. Mümkün olduğunca, ifade edilen düşüncelere daha iyi bir anlam sağlayacak sorular eklenmiştir. © 2011 www.theglobalist.com
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT