BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yazamamak!..

Yazamamak!..

Bazı şeyleri yazamıyorsunuz. Soğukkanlı tartışamıyorsunuz. Çünkü, herkes o kadar bilenmiş ki, iyi niyetli yapacağınız bir ekleme bile sosyal dokuyu zedelemeye kâfi. Gazeteler yazıyor:



Bazı şeyleri yazamıyorsunuz. Soğukkanlı tartışamıyorsunuz. Çünkü, herkes o kadar bilenmiş ki, iyi niyetli yapacağınız bir ekleme bile sosyal dokuyu zedelemeye kâfi. Gazeteler yazıyor: - Darbecilere iade-i itibar. Genelkurmay, Talat Aydemir’in idamıyla sonuçlanan 1963’teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etmiş. Özel askeri kimlik vermiş. Org. A. Ateş, kendisini ziyaret eden eski Harbiyelilere “Siz bizim sivil yanımızsınız. Hepinizle gurur duyuyoruz” demiş. Geçelim... Yusuf İslam yine Türkiye’de. En son albümünü tanıtacak. Doğrusu Müslüman olmak için illa ki belli bir kıyafet mecburiyeti olduğunu düşünmüyorum. Hatta, belli bir kıyafet icat edip, onunla teşhirciliğe kalkmanın bilakis bölücülük olduğunu da düşünüyorum. Yusuf İslam’ın sade, şık, hatta tam o kritik çizgide kıyafeti var. Önemli olan, o değil. Kendisiyle TV’lerde yapılan röportajlar. Sanki Türkiye bir Müslüman ülke değil. Adamı sanki BBC muhabiri konuşturuyor. Dahası, nerede ise “Vah vah, niye Müslüman oldunuz, neleri kaybettiniz, onları hiç aramıyor musunuz” imaları, serzenişleri!.. - Pişman mısınız? Şimdi bu tavra neler yazılmaz; ama, sus. Sus. Ona sus, buna sus. Samsun’da 8. Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk ve İşbirliği Kurultayı toplandı. Yer, doğru seçim. Samsun, Milli Mücadele’nin başlangıç kenti. Simgesel bir tercih. Organizasyon, iyi. Çay’ın gayretlerini biliyoruz. Demirel orada... Ne eksik var, diyeceksiniz. Af buyurun, ama ben Türk dünyası aşığı bir adamım. Bu kurultay sizi tatmin ettiyse bilmem. Doğrusu benim iştahımı kesmedi. Nerede Türk Dünyasının büyükleri? Devlet Başkanları, başbakanlar? Ünlü yazarları, uluslararası isimleri? Şimdi bunları yazmayalım mı? Susalım mı? Niye bu kurultaylara, geçmişe kıyasla, ilgi azaldı diye sormayalım mı? Yoksa, “Ata’nın izindeyiz” diye Demirel’in konuşmasından cımbızlayıp, hak yerini buldu diye susup oturalım mı? Kurultay’da bir tek Denktaş vardı. Denktaş’ı sayıp, severim. Takdirim sonsuz. Kıbrıs onsuz olmaz, kabul. İyi de Kıbrıs’ta başkanlık seçimleri öncesinde her dakika Türkiye’de. Her vesile ile Demirel’in yanında. Hep aynı karede. Seçmeni KKTC’de olan bir liderin bu tavrından hiç mi kuşkulanmayalım. Bu tavır, dışarıya karşı ayıp olmuyor mu, diye sormayalım mı? Susalım. Susadım. Bir su içeyim!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT