BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Engin’leri yakanlar!..

Engin’leri yakanlar!..

Sivasspor’un penaltısı verilmedi, hakem Bülent Yıldırım, “Elmander’i oyundan ihraç ettikten sonra”, göz göre göre “Galatasaray’ın maçı galip bitirebilmesi için” eyyam düdükleri çaldı, “uzatma dakikalarında, yeniden uzatma olması gereken zamanlar vardı”; 4 dakikayı “hemen bitirdi”



Sivasspor’un penaltısı verilmedi, hakem Bülent Yıldırım, “Elmander’i oyundan ihraç ettikten sonra”, göz göre göre “Galatasaray’ın maçı galip bitirebilmesi için” eyyam düdükleri çaldı, “uzatma dakikalarında, yeniden uzatma olması gereken zamanlar vardı”; 4 dakikayı “hemen bitirdi”; Sivasspor’un hocası Rıza Çalımbay hakemden “şikâyetlerinde çok haklıydı”; sarı-kırmızılılar adına bu “acıklı” tablonun “tek sebebi” vardı; 60 dakika “Ben sahada yokum, rakibimin kolay bir galibiyet alması için elimden geleni yaparım” futbolu oynayan bir misafir karşısında, Galatasaray’ın oyunu “zora, hem de çok zora sokacak” hataları, gafları, yanlışları!.. Galatasaray’ın futbolundaki yanlışları cuma günkü yazıma bırakarak, “asıl yanlışı, hatayı, eksiği” yazacağım bugün!.. Galatasaraylılar, Engin’den, Melo’dan, Sabri’den, Kâzım’dan ve hatta Ujfalusi’den, Ayhan’dan şikâyet ediyorlar; onların saha içindeki tutumlarından, agresifliklerinden, ne zaman ne yapacaklarının bilinmemesinden, hakemlerle, rakip oyuncularla, seyircilerle, hatta kendi arkadaşları ve kendi kendileriyle didişmelerinden!.. Şikâyet etmeden önce, yöneticilere sorulması gereken soru şu; “eski para” ile trilyon liralar, “döviz” olarak milyon eurolar, milyon dolarlar ödediğin bu “netameli” futbolcuların “saha içi yanlışlarını en alt düzeye indirmek için” gerekeni yaptın mı?.. Elin oğlunun, bıraktım Barcelona’ları, Manchester United’leri, Real Madrid’leri, İnter’ler, Bayern Münih’leri, “başaltı”, hatta “orta boy” kulüpleri bile oyuncuları, sporcuları için sadece “fiziksel ve bedensel hastalıkları, sakatlıkları için” değil, “ruh sağlıkları, zihinsel sağlıkları için” uzman ekipler görevlendirirlerken, sizlerin sporcularınızın “ruh ve mental (zihinsel) sağlıkları için” ne yaptığını öğrenebilir miyiz?.. Dahası, hocası ve sporcuları ile “Benim sponsor sağlık kuruluşum var - Hayır bizim inandığımız, güvendiğimiz doktor, doktorlar, doktor ekibi olacak” çekişmesini sonlandıramamış bir “büyük kulüp” ile karşı karşıya değil miyiz?.. Bitmedi; “hastane ortopedisti, hastane fizyoterapisti ile spor hekimi farkını” anlayamamış, anlamak istemeyen, “ruh sağlığı ve mental sağlığın, en az adale, kemik sakatlıkları kadar, hatta ondan de önemli olduğunu anlayamamış”, bir “büyük kulüp yönetimi” ile karşı karşıya değil miyiz?!.. “Biz ülkenin en önemli ve büyük sağlık kuruluşlarından biri ile anlaştık, ona gitsinler” anlayışı, Engin’lerin, Melo’ların, Sabri’lerin, Kâzım’ların “ruh ve mental problemlerini çözemeyeceği gibi”, işte, sıraya “en beklenmeyenleri”, yani Elmander’leri de sokmuyor mu?.. Play-off maskaralığının getirdiği “yoğun maç trafiği içinde”, her maçta “en çok koşan ve yorulan” futbolcuların da “mental yorgunluğa düşmeleri” ve “kırmızı kartlık hareketler yapmaları” doğal değil mi?.. Futbolcuların “tek tek” ruh yapılarını, mental sistemlerini, dahası adale ve kemik yapılarını, bünyelerini “her gün antrenmanlarda izleyecek, maçlarda izleyecek”, hocalarına “mental ve fiziksel yapılarının kaldıracağı antrenman ve yüklenme dozlarını” dikte ettirecek, “ruh sağlıkları, mental sağlıkları ile ilgili programlar hazırlayıp, uygulatacak” spor hekimleri ve mentorlar nerede?.. Bilmem ki, mental yorgunluğun, mental gerilemenin “oyun ve toplum kurallarına uymada güçlük çekmeyi” beraberinde getirdiğinden ve de “tedavi için özel tıbbi destek gerektiğinden” haberiniz var mı?.. “Her türlü konfora sahip” stat localarından “Engin neden böyle yaptı; Elmander’e birdenbire ne oldu” diye şaşkın şaşkın bakan ve de Hoca’dan rapor isteyen yöneticilere söyleyeceğim söz çok açık: “Bu takıma gerekli olan fiziksel - bedensel - ruhsal - zihinsel tıbbi yardımı, günün 24 saati yapacak özel ve uzman bir ekip kurmazsanız, spor hekimliğinin ve mentorluğun ayrı ve takıma gerekli bir uzmanlık dalı olduğunu anlamazsanız, çifter çifter kırmızı kartların çıkarılacağı daha çok ama çok maç olacaktır; haberiniz ola!...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT