BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şirketiçi girişimciliği özendirin

Şirketiçi girişimciliği özendirin

Şirketlerde zamanla oluşan atalet, hantallık ve aşırı bürokrasiye karşı iş yönetimi otoriteleri çare olarak şirketiçi girişimciliğin teşvik edilmesini tavsiye ediyor. Bunun için esas işi yapan, müşteriyle doğrudan teması olan ve işin inceliklerini bilen çalışanların şirket içinde birer girişimci gibi hareket etmelerini sağlayacak atmosferin oluşturulması gerekiyor.



Doksan küsur yaşında ünlü yönetim gurusu Peter Drucker başta olmak üzere, 1 Haziran’da ülkemize gelecek olan ünlü yönetim otoritesi Tom Peters, ünlü Japon Matsushita şirketinin kurucusu Konsuke Matsushita, yönetim alanındaki kitaplarıyla meşhur Michael Hammer, Jac Fitz-Enz ve yine bu alanda kafa yoran, fikir üreten onlarca uzmanın; büyüyen şirketlerin ortak hastalığı atalet, hantallık ve aşırı bürokrasiye karşı çözüm yolu olarak söyledikleri tavsiyeler içerisinde şirketiçi girişimciliği özendirmek ortak noktayı teşkil ediyor. Peki güzel de “Şirketiçi girişimcilik nasıl özendirilir?” sorusu akla geliyor hemen. Uzmanlar bu konuda eğer bir şirkette iki unsur yok ise o şirkette şirketiçi girişimciliği özendirmenin güç olacağını ifade etmekteler. Birincisi adalet. Bir şirkette kapıda güvenlik görevlisi ile en başındaki Genel Müdür olmak üzere herkesin eşit haklara sahip olması. Yani şirkete karşı hesap verme yükümlülüğünde herkesin eşitliği Başka bir ifadeyle şirkette çalışan herkesin şirket kültürüne katkıda bulunabilme hakkına sahip olması. Ayrıca şirket sahibinin şahsi hakları dışında yönetici ve çalışanlarının şirketin haklarına da adaletli davranmaları gerekir. Bu durumda yöneticinin bir taraftan şirketin haklarını korurken diğer taraftan çalışanların haklarına da riayet etmesi gerekir. Şirket sahibi veya ortakları kendi haklarını yönetici ve çalışanlara dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Fakat yönetici ve çalışanların bir müessese olarak şirketin haklarına da hassasiyetle dikkat etmeleri yani adaletli davranmaları gerekmektedir. (Şirket malzemesinin yerinde ve miktarında kullanılması, mesai, kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi ve özellikle karar almada v.b.) Bir şirket için adaleti insanın omurgası gibi görüyor uzmanlar. Eğer o yoksa hiçbir şey olamıyor. Şirket içinde, yakın, dost, tanıdık, bildik, özel ilişkilerle işler yürütülüyorsa o takdirde adalet bozuluyor. Bu da çalışanın hakkına zarar vermekte. Kalplerin kırıldığı ve yalanın olduğu yerde adalet de bulunmuyor. Cezalandırma ayrı bir şey fakat bir konuda suç işleyenin yanına kâr kalmaması gerekiyor. Şirket içinde keyfilik ve kişiye özel tasarruf bulunmamalı. İkincisi teknoloji ve değerler. Uzmanlar özellikle bu maddede bir dengeden bahsetmekteler. Denge sadece insan hayatı için değil şirket hayatı için de çok büyük önem arz ediyor. Buna göre teknolojide çok ileri olup değerlere sahip olmayan şirketlerin veya değerlere sahip teknolojide çok geride olan şirketlerin bırakın şirketiçi girişimciliği özendirmeyi yakın gelecekte hayatta ve ayakta bile kalamayacaklarını söylüyorlar. Bir şirketin niçin var olduğunu bilmesi ve değerlerine sahip çıkması gerekiyor. Artık çalışanlar anlamlı bir misyonu olan şirketlerde çalışmak istiyor. Yani topluma, çevreye, çocuğa, kadına v.b. alanlarda katkıda bulunan, bir farklılığı, inancı ve değerleri olan şirketlerde çalışanlar daha mutlu oluyor. Teknoloji olarak daima çağın teknolojisini takip eden şirketler gelişiyor. Araştırma ve geliştirmeye önem veren her çalışanı aynı zamanda bir ar-ge çalışanı olarak gören şirketler ilerliyor. Rutinlikten ve monotonluktan kendini kurtaran, rekabette bir adım önde olan şirketler öncü oluyor, dikkat çekiyor, güven veriyor ve halkla ilişkilerde de öne geçiyor. Teknolojiye ayak uyduran şirketler yeni bilgileri toplar. Topladığı bu bilgileri düşünen insanlarla işler. Böylece farklı, sıradışı ve yenilikçi fikirler geliştirir. Sonunda bu fikirleri müşterinin hizmetine sunarak kendi alanında öncü bir şirket olur. Özetle yöneticiler şirketiçi girişimciliği geliştirebilmek için çalışanların yaptığı işten keyif alması, eğlenmesi, işle duygusal bir bağ kurabilmesini sağlamalıdırlar. Kazlara bakarsak V şeklinde uçuşlarıyla bize yardımlaşmayı, sevgiyi, anlayışı ve birbirinden olumlu şekilde etkilenmenin en güzel örneğini teşkil ediyor. Duyarlı, sorumlu, katılımcı, meraklı ve öğrenen insan, ihtiyacı duyulan insan. Küresel düşünen, bilgiye ulaşmayı ve kullanmayı bilen, kişisel gelişime açık, en az iki yabancı dil bilen, teknolojiye uyum sağlamış, yeniliklere açık, dinamik, esnek düşünce yapısına sahip ve kurum kültürüne uyumlu çalışanlar gözde. Sonuçta hepimiz insanız. Bütün çalışanlar; “Bu adam/kadın da nereden geldi! Bu kişi şirkete bir yük!” düşüncesiyle bakılmak yerine “Sen bizim için önemlisin, değerlisin, tabiisin, varsın, güvenilirsin ve sevilmeye layıksın” davranışını ve sözlerini duymak istiyor. Başarıya ulaşmanın altIn anahtarları Şirketiçi girişimcilikte başarıya ulaşmanın anahtarları: * Programınızdaki ilerlemeler konusunda üst yöneticileri yeterince bilgilendirin ve onların da işin içinde olmalarını sağlayın. * Şirketiçi girişim liderinin kişisel zamanının ve ilgisinin gerektiği kadarı, şirketin geri kalanı ile sağlıklı ilişkiler yürütmeye ayrılmalıdır. * Girişim takımının yöneticileri ile şirket yöneticileri aralarında, takıma gerekli hareket özgürlüğünü sağlayacak karşılıklı anlaşmalar yapmalıdırlar. * Girişim takımı ile şirket arasındaki ilişki, her iki tarafın da açık ve etkili iletişim kanallarını kullanmasını gerektirir. * Girişim takımının tümü, işin yönünün planlanmasına katılma konusunda desteklenmelidir. Takım üyeleri şirket yönetiminin kendilerini iyi ve kötü günlerde destekleyeceğine inanmalıdırlar. * Eğer takımda işe ve birbirlerine yönelik bir “tutku” yoksa kısa sürede dağılır. Green Giant Fresh’in Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jeff Sholl Executive Excellence, Ekim 1999, s: 11. Tecrübe Konuşuyor Takım çalışması çok önemli Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Gökyiğit “Kurumsal bir şirkette girişimciye, yöneticiye ve koordinatöre ihtiyaç var. Amerika’da Fortune mecmuasında dünyanın en başarılı şirketlerini seçmişler ve bunların ortak özelliklerine bakmışlar. Bu şirketler bir kere takım çalışmasına önem veriyorlar. Müşteriyi birinci sıraya oturtuyorlar ve onu nasıl memnun ederim diye sürekli araştırmasını yapıyorlar. Çalışanlara çok adaletli muamele yapıyor ve inisiyatifte de, idari işlerde de çok önem veriyorlar. Yetenekli çalışanları cezbetme, teşvik etme ve elde tutabilme gayreti içindeler. Orada bir özellik daha var, performansı tespit ederken yalnızca üstlerin değil o insanın altında çalışan birinci insanın da görüşü mutlaka alınıyor. Takım çalışması çok ama çok önemli. Çünkü itibar ve dürüstlük bir de insan kaynağı en önemli sermayelerdir. Şirketlerini sevk ve idare ederken dışarıda düşman ekmemeye çalışsınlar. İnsanlarla iyi iletişim kursunlar.” AJANDA * 27-28 Mart, Sunuş Teknikleri Arthur Andersen, Tel: 0 (212) 232 12 10 * 28 Mart, Farklılıkların Yönetimi Prometheus, Tel: 0 (216) 411 79 36 * 28 Mart, Pozitif Düşünme İ.d.e.a, Tel: 0 (212) 219 25 82 * 28 Mart, Akıllı Şirket İDEM Tel: 0 (212) 875 73 00 * 28-29 Mart, Mağazada Etkili Yönetici Olmak Soysal, Tel: 0 (212) 212 99 70 * 29 Mart, Eğitim Planlaması TEM, Tel: 0 (216) 416 90 00 * 29 Mart, Öğrenen Organizasyon İDEM Tel: 0 (212) 875 73 00 * 29-30 Mart, Duygusal Zeka Arthur Andersen, Tel: 0 (212) 232 12 10 * 30-31 Mart, Kendini Kabul Ettirme ve Bireysel Gelişim Rota, Tel: 0 (216) 391 67 17 * 31 Mart, Güvenli Davranış Modeli Arthur Andersen, Tel: 0 (212) 232 12 10 * 31 Mart, Şirket Kültürü İDEM Tel: 0 (212) 875 73 00 KİTAP Köşesi Bir Alman profesörün hayatını adadığı bu kitap; iş dünyasında adı çok duyulmamış küçük ve orta büyüklükteki gizli şampiyon olan işletmelerin başarı sırlarını inceleyen bir eser. Yazarın da belirttiği üzere bu gizli şampiyonlar; esnek olmama, bürokrasi, aşırı iş bölümlemesi ve müşteriyle mesafeli olma gibi büyük şirket hastalıklarından nasıl uzak durdukları kitabın satır aralarında yer alıyor. Kitabın editörlüğünü ve çevirisini yapan Savaş Tümiş kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor: “Türkiye’deki eğitimin yetersizliğini veya eğitimli elemanın azlığını başarısızlıklara bir sebep olarak göstermeyin. Ben bu sorunun insanlara güvenmek ve kendilerine yetki vermek yolu ile aşılacağına tamamen inanıyorum. Yöneticiler olarak bizler sorunları önce kendimizde arayalım. Hiç kimse yönetici olarak doğmaz, ya kendi olur ya da başkalarınca yapılır. Eğer bir şirket başarılı değilse, bunun nedenini işgörenlerde aramayın, ürünler ve hizmetlerde aramayın, şirketin kendisinde aramayın, pazarda aramayın ve hele müşterilerde asla aramayın, bunun tek sorumlusu o şirketin yönetimi ve yöneticileridir. Çünkü eski bir atasözünü hatırlayalım: Balık baştan kokar.” Ne demişler? “Esas iş buluşçuluk disiplinini öğrenmektir. Bunun anlamı berrak bir misyona sahip olmak, sonuçlardan söz ederken neyi kasdettiğimizi tanımlamak, sonuçlara varmayan çabalardan vazgeçmesini bilmek ve buna yatkın olmaktır.” Peter F. Drucker www.isdunyamiz.com Web sitemizde iş dünyamız forumunun bu haftaki konusu: “Şirketler adalete, teknolojiye ve değerlere nasıl sahip çıkabilir?” Mesajlarınızı web sitemiz meraklıları dört gözle beklemekte...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT