BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bana niçin demediniz!”

“Bana niçin demediniz!”

“Benim abim de emniyet amiri. Onu aramak istedim. Arayamadım. O iki kişi komiser karşısında beni suçlu duruma düşürmeye çalışıyorlardı.”



2003 senesiydi. İstanbul’da dershanelerin çok olması sebebiyle, abim benden ÖSS’ye hazırlık için kaynak kitap istemişti. Kitapları bir koliye koyup Fatih’ten Bayrampaşa Otogarından Osmaniye’ye giden bir firmaya geldim. O zaman götürme ücreti olarak 7.5 TL istedi. Üzerimde hayırsever birisinin hediye ettiği 20 TL’yi verdim. Adam aldı parayı. Cebinden çıkardığı diğer paraların içerisine kattı. Aradan başka bir para çıkartarak “bu sahte” dedi. Onlar iki kişilerdi. Ben tek kişiydim Dedim ki: “Bak abi gördüm. Benim paramı alıp diğerlerinin arasına koydun. Bana başka parayı göstererek ‘sahte’ diyorsun. Ben üniversite öğrencisiyim, yapma bunu!..” “Sana yalan mı söylüyorum kardeşim” dedi. Üzerimde başka hiç para yoktu. Elimde koli, boynu bükük otogar karakoluna gittim. “Ben öğrenciyim, şu otobüs firmasıyla koli gönderecektim. Bana böyle böyle yapıldı.” Komiser, “o adamı alın getirin buraya” dedi. İki polis memuru ile beni gönderdi. Memurlar ikisini de alıp karakola getirdi. Komiserin kafası başka şeye bozuktu. Parayı incelettirmek üzere gönderdi. Sahte olduğunu söylediler. Hiçbir şey sormadan bana: “Bu adam akşama kadar para ile uğraşıyor yalan mı söylüyor. Alın bunu nezarethaneye yarın adliyeye sevk edin” dedi. O zaman benim abim de emniyet amiri, bir devlet adamı koruma müdürüydü. Onu aramak istedim. Arayamadım. O ikisi komiser karşısında beni suçluyordu. İçimden dedim ki: “Yarabbi beni zor duruma sokmaya çalışıyorlar, yardım et!” O anda içeriye polis memurlarından birisi girdi: “Komiserim şikâyetçi olan bu arkadaş. Sahte para verse hiç kendisi gelir de kendini şikâyet eder mi?” dedi. Komiser o zaman dedi ki: “Bana neden böyle demiyorsunuz?” Sonra kolinin içerisine bakıp “Bu kitap ile bu palto nedir?” dedi. “Komiserim bunu bana hayırsever birisi hediye etmişti. Biraz büyük geldi. Babam giysin diye ona gönderiyorum” dedim. O adama döndü: “Bu koliyi götüreceksin” dedi. Ben de; “Üzerimde 20 TL vardı. Gideceğim yere gidecek yol param yok” dedim. “Yol parasını da vereceksin” dedi. Bana dönerek: “Eğer şikâyetçi olmaya devam ediyorsan bunları içeriye aldırtayım. Ama 20 TL için değmez. Sen gel şikâyetini geri al” dedi. Ben de içimden “Yarabbi sen affetmeyi seversin, bir tövbe ile nice günahları affedensin. Bu adama hidayet nasip et” diyerek şikâyetimi geri aldığımı söyledim. O otobüs firması bundan birkaç ay sonra iflas etti. Şimdi ne adı var ne sanı... Mehmet Can-İstanbul > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT