BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kartvizitler cepte taşınan tablo gibiydi!

Kartvizitler cepte taşınan tablo gibiydi!

Osmanlı kartvizitleri koleksiyonu bulunan Prof. Dr. Zeki Kuşoğlu, “Dönemin meşhur hattatları tarafından hazırlandığı için kartvizitler zamanla cepte taşınan tablo haline dönüşmüş” diyor.



Osmanlı döneminde Avrupa’dan alınarak kısa sürede bünyeye adapte edilen kartvizit kültürünün dönemin meşhur hattatlarınca hazırlanan örnekleri, bugün koleksiyonerler için birer küçük tablo değeri taşıyor. “Osmanlı Kartvizitleri” kitabının yazarı ve “Osmanlı Kartvizitleri” koleksiyonu bulunan Prof. Dr. Mehmet Zeki Kuşoğlu, Osmanlı döneminin kartvizitinin özelliğinin, üzerindeki yazı sanatından kaynaklandığını belirtti. Osmanlı dönemindeki yazı sanatının, ziyaretçi kartı denilen kartvizitlere de yansıdığını ifade eden Kuşoğlu, şunları söyledi: “Ben kendi tabirimle, bu kartları cepte taşınan tablo olarak isimlendiriyorum. Gerçekten de böyledir. İsimleri çok değişik şekillerde kompozisyonlar yaparak yazmışlar. Örneğin bir Muhammed ismiyle en az 40 tane çeşit görebiliyoruz. Bir isim batıda olduğu gibi yalnızca, düz bir şekilde yazılmaktan ibaret değildir. Her sanatkâr, harflerle öyle bir oyun oynar ki, çok güzel şeyler meydana gelir. Dolayısıyla o dönemin kartvizitleri insanı hayran bırakacak şekilde güzeldirler. Ancak alfabe değişikliğinden sonra, biz de batıdaki gibi yapmaya çalışmışız. Kartvizitler, Avrupa’da yapılmış fakat Osmanlı’ya geldiği zaman bambaşka bir kimlik kazanmış. Cepte taşınan tablo haline dönüşmüş. Dolayısıyla onların kartlarıyla bizim kartlarımız arasında mukayese edilemeyecek derecede farklılıklar vardır. Bizim kartvizitlerde, yazı kendi başına bir amblem bir arma özelliği taşıyor. Bu yazılar herkesin bir çırpıda okuyacağı yazılar değildir. Çünkü istifli yazılar. Hayranlık duyulacak kartvizitler. Çok uğraşmışlar, çok güzel eserler bırakmışlar.” İSTANBUL AA
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT