BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Topkapı vak’ası

Topkapı vak’ası

400 küsur yıl Adalet Kulesi altında toplanan devrin Bakanlar Kurulu ile yeryüzüne hükmeden Topkapı Sarayı için Necip Fazıl, Canım İstanbul adlı anıt şiirinde “Hâlâ çığlıklar gelir Topkapı Sarayı’ndan” der. Resmî ideolojinin Topkapı Müzesi diye haksızlık yaptığı bu mekân, elbette ki o dört asır içinde kahkahaya da çığlığa da gözyaşına da zafer şükürlerine de sahne oldu.



> Washington, DC 400 küsur yıl Adalet Kulesi altında toplanan devrin Bakanlar Kurulu ile yeryüzüne hükmeden Topkapı Sarayı için Necip Fazıl, Canım İstanbul adlı anıt şiirinde “Hâlâ çığlıklar gelir Topkapı Sarayı’ndan” der. Resmî ideolojinin Topkapı Müzesi diye haksızlık yaptığı bu mekân, elbette ki o dört asır içinde kahkahaya da çığlığa da gözyaşına da zafer şükürlerine de sahne oldu. 1856’dan Cumhuriyet’in ilk dönemine kadarsa yine Necip Fazıl merhumun bir şiiriyle tasvir edersek ‘sükût gibi münzevî ve çığlık gibi hür’dü. Sanki Büyük Veda’yı en önce o hissetti ve bir bahaneyle artık taşımaktan yüksündüğü mes’uliyeti Dolmabahçe’ye devretti. Müzeye çevrilince de turistler için büyük câzibe merkezi oldu. Şimdi Topkapı’da eserleri görünce ‘aman Allahım!’ diyen turistlerin hayranlık sesleri var. Tâ ki geçen haftaya kadar. Geçen hafta Bab-ı Hümayun’da bir buçuk saat boyunca silahlı çatışma yaşandı. Suriye plakalı arabayla ve turist vizesiyle Türkiye’ye giriş yapan bir kişi, Beyoğlu’nda Libyalı yaralılarla aynı otele yerleşiyor, Mercan’dan pasaport ibrazıyla pompalı tüfek ve fişeklikler alıyor, oradan Sultanahmed’e gidip bir kahvede kahve söyleme bahanesiyle hazırlığını yapıp sonra da sarayın dış kapı girişindeki askere ‘Allahü ekber!’ haykırışıyla saldırıyor. Sorular şunlardır: 1-İki kişi oldukları anlaşılan bu şahıslar, nasıl vize alabilmişlerdir, vize vermeden gerektiğinde araştırma yapılmıyor mu? Neden Suriye’ye gitmiştir? Vizeyi hangi ülkeden almıştır? Libya’dan Suriye’ye ne şekilde gelmiş, Suriye’den İstanbul’a kara yolu gibi pahalı bir tercihi hangi imkânla karşılamıştır? Arkadaşının kayıtları nedir? 2-Saldırgan, bir Kaddafi fanatiği mi, Beşar Esad’ın mektubu mu? 3- Niyeti için ne düşünülmektedir? Neden Topkapı? 4-İstanbul gibi içinde yaşayan her İstanbullunun bile her semtini tam bilmediği bir büyük şehri nasıl bu kadar iyi tanımaktadır? Daha evvel gelmişliği var mı, yoksa onu bir yabancı istihbarat mı eğitti? 5-Suriye plakalı o araç şimdi nerededir, araç şahsa mı ait, kiralanmış mı, bir Suriyelinin mi? Suriyelininse o Suriyeli kim? 6-Nasıl olmuş da bir saldırgan hedefine adım adım yaklaşırken güvenlik birimlerimiz onu görememiştir? 7-Topkapı Sarayı ve diğer sarayları hangi evsafta asker beklemektedir. Bir kişi kapıdaki nöbetçiyi ağır yaralayıp silahını alabilmiştir. Peki on kişi olsalardı ne olurdu? Topkapı Sarayı’nda bir emniyet zaafı mı var? 8-Hadise siyasi mi, bir psikopatın macerası mı? Bir profesyonelin cesareti mi? Kan tahlili ne diyor? 9-Katil, Samir Salem Ali el Madharvî kimdir? Ailesi necidir? 10-Suikastı tezgâhlayan Muhaberat veya eski Libyalılar değil de üçüncü bir devlet mi? Vak’a düşündürücü. Bu mektupta şu yazılmış olabilir: -Biz, sizi gerektiğinde kalbinizden vururuz!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT