BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dengeler değişiyor

Dengeler değişiyor

“Arap Baharı” karşısında çaresiz olan ABD ve AB’nin temel stratejisinde Tunus, Mısır, Libya, Suriye ve diğer Arap ülkelerinde demokratik yollarla da olsa İslami partilerin gelmesine kesin karşıdır.



“Arap Baharı” karşısında çaresiz olan ABD ve AB’nin temel stratejisinde Tunus, Mısır, Libya, Suriye ve diğer Arap ülkelerinde demokratik yollarla da olsa İslami partilerin gelmesine kesin karşıdır. Suriyeli muhalif liderlerden Ammar’a göre Türkiye destek vermezse devrimimiz başarılı olmaz. Türkiye, Suriye meselesinde milletlerarası düzeyde söz sahibidir. Suriye’deki çağ dışı dikta rejimi askerî müdahale olmadan sona ermelidir. Türkler en az 900-1000 yıl Orta Doğu’da var olan bir millettir. Dolayısıyla Türkiye’yi dışlayarak Orta Doğu’da meseleler halledilemez. Esad rejimi kanlı devlet terörüne devam etmekte, tavsiyeleri kulak ardı yapmaktadır. Ama tankla topla iktidar bir yere kadar devam eder. Paris’te toplanan Arap ve Avrupalı diplomatlar Suriye’de Baas Partisi dışındaki partilerin de katılacağı serbest seçim için Suriye rejimini sıkıştırmak için anlaştılar. Bu toplantıya Türkiye’nin çağrılmaması hatadır. Orta Doğu’da yaşananların iki alternatifi vardır. Ya 1990 öncesi soğuk savaş ve bunun neticesi 3. Dünya Savaşı ya da Orta Doğu’da yaşananlar öze, milli ve manevi değerlere, insan haklarına, demokrasiye dönük anlamlı bir harekete dönüşür ve ivme kazanırsa Osmanlı timsali dünyanın en iyi, en parlak, en insani yönetimlerin yaşandığı bir bölge haline gelebilir. Osmanlının yıkılışından sonra birkaçı hariç Orta Doğu’da diktatörlerin hüküm sürdüğü İslam topraklarında ekonomik gelişme, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, ilim, millî ve manevi değerler ve İslami yaşayış devamlı engellendi. Vesayet rejimi ile zulm yapıldı. Diktatörler Batı’nın adamları idi. Ordular ise dış güçlere karşı değil kendi halkını ezmek için kullanıldı. Bütün dünyada olduğu gibi İslam Dünyasında ve Orta Doğu’da da özgürlükçü çekirdek bir kadro meydana geldi. Bu kadronun susması, sinmesi mümkün değildir. Ölümü göze alan bir özgürlükçü kadro diktatörleri geç de olsa güç de olsa devirecektir. Esad da bundan kurtulamayacaktır. 2008 yılında ABD merkezli dünyanın önde gelen kamuoyu araştırma şirketi GALLUP 40 ülkede 50 bin Müslüman ile dev bir anket yaptı. Anket herkesi şaşırttı. Netice şu idi: Ankete katılanların tamamına yakını demokrasi, insan hakları, özgürlük ve hukukun üstünlüğünü istiyordu. Bundan da anlaşıldığı üzere İslam ülkelerinin geri kalışının en büyük suçlusu İslam ülkelerindeki diktatörler ve vesayet rejimleridir. Artık halk bunu böyle biliyor...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT