BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Su yosunları dünyaya nefes aldırıyor

Su yosunları dünyaya nefes aldırıyor

Canlılar için hayatî ehemmiyeti olan oksijenin üçte ikisi Su Yosunları tarafından fotosentez yoluyla üretilmektedir. Ayrıca yosunlar, 7 milyarı aşan ve açlık çekmeye başlayan dünya nüfusu için önemli bir besin takviyesi olarak kullanılmaktadır.



30 BİN TÜR 100 METRE BOY Su yosunlarının aşağı yukarı 30.000 kadar türü vardır. Bunlar büyüklük olarak tek hücreli mikroorganizmalardan 100 metreye kadar uzayabilen çok hücreli dev bitkilere kadar çeşitlilik gösterirler. Sevgili okurlar, “Mikroskobik Bitki ve Hayvanlar” arasında kesin sınırlar yoktur. “Su Yosunları (ALG)” olarak adlandırılmış gruplar hareketli nesneler olmalarına rağmen bitki sınıfına dahil edilmişlerdir. Çoğunun yeşil olan renkleri de sadece bitki sınıfına has Klorofil hücrelerinden kaynaklanmaktadır. Klorofil bütün su yosunlarında bol miktarda bulunmasına rağmen onun karakteristik yeşil rengi, bazı cinslerde diğer renk pigmentleri tarafından kısmen veya tümüyle maskelenmiş olabilir. Örneğin; “Trichodesmium” denilen bir su yosunu kırmızı renge sahiptir ve bulunduğu bölgede geniş su alanlarının rengini kırmızıya dönüştürebilir. BU BİTKİLER ÇOK FAYDALI Su yosunlarının çoğu yararlı bitkilerdir. Sudaki karbondioksidi alıp oksijen verirler. Gıda Zincirinde daha üst kademedeki canlılar için besin kaynağı oluştururlar. İçerdikleri yüksek protein, mineral ve vitaminlerle bitkisel ilaç endüstrisinde insan sağlığı açısından çok önemli işleve sahiptirler. Su yosunları, bitkiler arasında sıcak ve soğuğa en dayanıklı ve bu nedenle yaşam alanları en geniş olan türlerin başında gelir. Kutup Bölgelerinin buzlu sularından, 100 dereceye yakın sıcak su kaynaklarına kadar ve aynı zamanda deniz suyundan çok daha fazla tuzlu göllerde yaşayabilir. Daha hayret verici olan ise, çöllerde sabaha karşı oluşan çiy taneleri üzerinde bile yaşamlarını sürdüren türlerin bulunmasıdır. Güneş Sistemindeki en büyük gezegen olan Jüpiter’in uydusu “Avrupa” tamamen üstü donmuş okyanuslarla kaplıdır. Bilimsel çalışmalar bu okyanuslarda tek hücreli mikroorganizmaların yaşama ihtimaline işaret etmektedir. PETROL BİLE YOSUN ÜRÜNÜ! Biz insanlar su yosunlarını deniz,göl ve nehirleri kirleten unsurlar olarak görürüz. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Dünya üzerindeki bütün fotosentez olayının yüzde 80 kadarı yosunlar tarafından yapılmaktadır. Onlarsız bütün canlıların oksijen gereksinimini karşılamak imkansızdır. Okyanuslarda bitkisel Plankton olarak adlandırılan su yosunları diğer canlıların başta gelen besin maddelerini oluşturur. Aynı zamanda günümüzde sanayileşmiş dünyamızın en önemli ihtiyacı olan ham petrolün oluşumunda da temel unsur olarak yosunlar vardır. Değerli çevre dostları, görüldüğü gibi tabiatın barındırdığı sırlar hepimizi hayrete düşürecek boyutta. İnsanlığın hizmetinde bulunan birçok madde bitkisel kökenli olarak büyük önem taşıyor. Besin takviyesi olarak sunulan bitkisel ilaçlar günümüzde Amerika, Almanya ve Japonya gibi birçok ülkede özel çiftliklerde başarıyla üretiliyor. Bunlar hiç şüphe yok ki vitamin ve protein bakımından çok zengin besin kaynaklarıdır. Hepinize güzel günler diliyorum. Unutmayalım; en büyük zenginliğimiz “Sağlığımızdır”. YÜZEN ADALAR SARGASSUM Kuzey Atlantik Okyanusunun ortasında kilometrelerce uzanan bir “Sargasso Denizi” vardır. Çok yavaş hareket eden çevresel akıntılar Sargassum denilen bir cins su yosununun orada, uygun iklim koşullarında birikip yaşamasını sağlamaktadır. Bu bölgeyi ilk kez kaşif Kristof Kolomb buldu. Bugün bu alanlar binlerce çeşit canlının su yüzeyinden sadece birkaç metre altında yaşamlarını sürdürdükleri bir hayvanat bahçesi olarak değerlendirilmektedir. Her cins balık, küçük yengeçler, karidesler ve su kuşlarını orada görmek kabildir. Yosunla gelen doğal güzellik Birçok su yosunu gelecekte besin olarak insanlığın hizmetine sunulacaktır. Devamlı artan dünya nüfusu bunu gerekli kılmaktadır. Bundan sadece 180 yıl önce, 1830’larda 1 milyar olan dünya nüfusu günümüzde 7 milyarı aşmış bulunmaktadır. Ne yazık ki, dünyanın birçok bölgesinde tabii afetler sonucu açlık çekilmektedir. İnsanoğlu çok kısa zaman içinde yeni besin maddeleri bulmak zorunda kalacaktır. Günümüzde Chlorella, Spirulina ve Kelp adındaki su yosunları insan sağlığı yönündeki çalışmalarda besin takviyesi olarak kullanılmaktadır. Chlorella: Tek hücreli yeşil tatlı su yosunlarından olan Chlorella özellikle zengin bir B 12 vitamini kaynağıdır. Ayrıca bitkilerde çok az miktarda bulunan 8 Aminoasitin tamamını ve başta demir olmak üzere birçok minerali içerir. SpIrulIna: Mavi yeşil tatlı su yosunlarından olan bu cins, 12 çeşit Karotenoid, Aminoasitler, Demir ve Magnezyum gibi mineraller bakımından çok zengin içeriğe sahiptir. Kelp: Kahverengi yosunlar grubundandır ve en büyük İyod kaynağıdır. Vücudumuzdaki Tiroid Bezinin normal foksiyonu açısından iyod gereklidir. Ayrıca hücre yenilenmesi, üreme fonksiyonlarının normal çalışması açısından Kelp yosunları eczacılık sektöründe bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır. HAVALAR SICAK DEVAM?EDİNCE?KUŞLAR MİLAS’A ERKEN GELDİ Kuzey ülkelerinde havaların soğumasıyla farklı türlerden kuş sürüleri de Milas-Bodrum kara yolundaki Tuzla Sulak Alanı’na gelmeye başladı. Bunun üzerine Milas Kaymakamlığı, kuşları korumak amacıyla bölgede avlanmayı yasakladığını açıkladı. Avrupa ve Afrika arasındaki 4 önemli kuş yolundan 2’sinin geçtiği Türkiye’de, göçmen kuşlar için en önemli sulak alanlardan biri olan Tuzla’ya kuşlar, geçen yıla göre 20 gün erken geldi. Tuzla Sulak Alanı’nın, ekolojik ve doğal yapısının korunması için her türlü tedbiri aldıklarını belirten Milas Kaymakamı Bahattin Atçı, “Tuzla’da kuş varlığı artıyor. Yakında , kuş gözlem evimiz de tamamlanmış olacak” dedi. Görgün’ün tarlasında karambola da bulunuyor. Belgeselde gördüğü meyveleri yetiştiriyor Alanya’da yaşayan 81 yaşındaki Mehmet Ziya Görgün, belgesellerde gördüğü meyveleri tarlasında yetiştiriyor. Kestel beldesinde tarımla uğraşan “Toprak Dede” lakaplı Görgün’ün bahçesinde muz, avokado, Hint ayvası, longan (kedi gözü), rambutan, mango, ananas, passiflora, pepino, papaya, altın çilek, tamarillo, karambola, kamkat, kahve gibi 50 çeşit tropikal meyve bulunuyor. İklim Zirvesi’nden renkli görüntüler Güney Afrika’nın Durban kentinde geçtiğimiz hafta başlayan BM İklim Konferansı (COP 17) renkli görüntülere sahne oluyor. Temiz enerji isteyen yukarıdaki bu aktivist, başına geçirdiği zebra maskesiyle doğal yaşama saygı istiyor. 194 ülkeden yaklaşık 11 bin delegenin katılımıyla gerçekleştirilen zirvede, karbon salımlarını azaltmaya yönelik yeni bir küresel anlaşma için yol haritası üzerinde uzlaşılmaya çalışılıyor. Yetim kurtlar evlerine döndü Türkiye’de ilk defa rehabilitasyonları tamamlanan kurtlar, doğadaki hareketlerini takip etmek için boyunlarında radyo vericileri takılarak doğaya geri bırakıldı. Temmuz ayında, Kafkas Üniversitesi Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne 3 tane yavru kurt bakım için teslim edildi. 4 ay boyunca insanlardan uzak bir alanda rehabilite edilen yavrular, 6 aylık olduklarında doğada tek başlarına yaşayabilecek olgunluğa eriştiler. Uçak gürültüsü hasta ediyor! Hollandalı bilim adamları, Avrupa’nın 6 havalimanında yaptıkları incelemelerde, havaalanı çevresinde yaşayanların, özellikle gece vakti geçen uçakların gürültüsünden, değişen kan basıncı nedeniyle fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar yaşadıklarını belirledi. Bu arada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de özellikle çevresi konutlarla çevrili Atatürk Havalimanı için 23.00 ile 07.00 saatleri için gece, diğer saatler için de gündüz gürültü haritalarını hazırlayıp bir dizi tedbir alacak.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT