BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk sinemasını istikrar umutlandırdı

Türk sinemasını istikrar umutlandırdı

Yönetmen ve sinema eleştirmenleri, dijitalleşmenin yanı sıra siyasi ve ekonomik istikrarın Türk sinemasını dinamikleştirdiğine inanıyor



Anı beyaz perdeye taşıyan yönetmenler ve sinema eleştirmenleri dijitalleşmenin yanı sıra, siyasi ve ekonomik istikrarın Türk sinemasını dinamikleştireceğine inanıyor. Yönetmen Mesut Uçakan, Türk sinemasında, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik gelişmeye paralel dönüşümler gerçekleştiğini ifade etti. Teknolojik imkanların genişlediğini ifade eden Uçakan, “Bütün dünya sinemasındaki Amerikan hegemonyası, önce büyük devlet olmakla alakalıdır. Son dönemlerde Türkiye’nin bütün dünyada kazandığı imaj, ivme, prestij sinemaya da yansıyor. Dizilerimiz satılıyor, kimi filmlerimiz festival başarısı yanında uluslararası vizyon ve satış başarısı da gösteriyor. Ama tabii ki yeterli değil” diye konuştu. AMERİKA’YI GEÇTİK Yönetmen İsmail Güneş de filmlerin desteklenmesinin ardından ilk defa bir ülkenin, Amerika’yı seyirci bazında yendiğini belirterek, seyircinin televizyon üzerinden tanıdığı oyuncuların, sinemaya olan ilgiyi arttırdığını kaydetti. Güneş, Türk sinemasının geleceğini her zaman parlak gördüğünü anlatarak, “Türkiye coğrafyasının hikâyeleri o kadar çok ki... 5 bin yıllık tarihe sahip bulunuyor. Bu kültür muhakkak derdini anlatacak yapımlar bulacaktır. Tek çözüm engelleri insanların önünden kaldırmak” diye konuştu. YILDA 80 FİLM YAPIYORUZ Sinema eleştirmeni gazeteci Ali Murat Güven de dijital teknoloji, devlet desteği ve sponsorluğun Türk sinemasını bitkisel hayattan kurtardığını söyledi. Türk sinemasının geleceğinin kuşkusuz iyi göründüğünü ifade eden Güven, “Yılda 3-4 film yapan Türk sineması, dijital gelişim ve devletin sinemaya verdiği destek ile yılda 70-80 film yapar hale geldi. Artık Türk sineması, yabancı filmlerden daha fazla gişe başarısı elde ediyor” diye konuştu. Türk sinemasının geleceği için ümitli olduğunu belirten sinema eleştirmeni İhsan Kabil de Türk sinemasında en iyi gelişmenin maliyet düşüşü olduğunu kaydetti. Filmlerin içini doldurmanın önemli olduğunu belirten Kabil, “Türk sinemasında kimlik probleminin bulunduğunu düşünüyorum. Kendimizi sinemada çok yansıtamadık” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT