BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ŞİKE: İmzanın arkasında durmak

ŞİKE: İmzanın arkasında durmak

Nur topu gibi bir de vetolu şike kanunumuz oldu. Devlet işlerinde hep tam isabet sağlıklı değildir. Ara sıra patinaj yapmak, sisteme soluk aldırır. Şike kanununun veto edilmesini, tekrar ve aynen gönderileceğinin açıklanmasını bu çerçevede değerlendirmiyorum. Mutlaka şimdilik çözemediğimiz önemli ya da sıradan sebepleri vardır. Ama böyle gel-gitler iyidir.



Nur topu gibi bir de vetolu şike kanunumuz oldu. Devlet işlerinde hep tam isabet sağlıklı değildir. Ara sıra patinaj yapmak, sisteme soluk aldırır. Şike kanununun veto edilmesini, tekrar ve aynen gönderileceğinin açıklanmasını bu çerçevede değerlendirmiyorum. Mutlaka şimdilik çözemediğimiz önemli ya da sıradan sebepleri vardır. Ama böyle gel-gitler iyidir. Askerliğin en sevdiğim oyalama metotlarından biri de bir bölükteki askerlerin ikiye ayrılıp ilk yarıya çukur kazdırılması, ikinci yarıya kazılan çukurların doldurtulmasıdır. Yapılan işlerin lüzumsuzluğunu anlatan bir mecaz mıdır, gerçekten çukur kazanlar ve dolduranlar olmuş mudur yoksa bu bir şehir efsanesi midir bilmiyorum. Ama hikâyesi hoşuma gidiyor. Kamu kurumlarına da benzeri işler bulmak lazım. Yarısına yıktıracaksın, öbür yarısına yaptıracaksın. ... Şike kanunu denilen düzenlemenin veto edilmesine sevinenlerin gerekçeleri çok tutarlı değil. Vetoya sevinenler diyor ki: Cezalar hafifletilirse mafya ve şebekeler futbol dünyasını kontrol etmeye devam eder. Parlamento bu vahametin farkında değil. Hepsi uyur gezer halde.. Sadece cumhurbaşkanına seslenen ve “ne olur vicdanınızın sesini dinleyin ve veto edin” diyen 3-4 milletvekili fark etmiş.. Veya parlamento üyeleri de bütün bu çevrelerle iş birliği halinde.. Bu gerekçe bizi bu sonuca götürüyor. Daha kabul edilebilir bir gerekçe bulmak lazım. Vetoyla ilgili ilk açıklama “kişiye özel düzenle olamayacağı için...” şeklindeydi. Daha sonra başka vesileyle konu gündeme geldiği zaman, “ilki çok ağırdı, ikincisi çok hafifti” dediler. Sanki yemeğin tuzuna bakıyoruz.. O çok tuzluydu bu da tuzsuz olmuş.. .... Her problemi kanun marifetiyle çözme takıntısı bir Türk hastalığıdır demiştim, aynı yerdeyim. Eğer halen yürürlükte olan kanunu eksiksiz uygulamaya kalksanız dışarıda ne top oynayacak adam kalır ne de kulüp yöneticisi.. Bu gidişin oraya olduğunu herkes biliyor.. Eninde sonunda bir çıkış yolu bulunması lazım geldiğini de fark etti. Hep hazır kanun taslağına el kaldırmaya alıştıkları için ilkinin nereye gideceğini hesap edememiş olabilirler. Veto edilen düzenlemeye kulak kabartsalardı, kaldırdıkları elin ne anlama geldiğini anlarlardı. Onu da yapmadılar. Bari aynen göndermek yerine 3.’süne biraz kafa yorun. Hukukçu heyetinden, kulüplerden, rakiplerden brifing alın.. İnanarak tartışın.. Yüce parlamentonun bilgi alabileceği uzmanlar yok mu? Arkasında duracağınızı söylediğiniz imzalı metnin getirip götüreceklerini iyi hesap edin.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT