BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Merhaba cehalet!

Merhaba cehalet!

Hayvanlara karşı hiçbir zaman aşırı bir sevgim olmamıştı. Hatta bir çay bahçesinde otururken, masanın etrafında bir kedi dolaşsa huzursuz olacak kadar mesafeliydim.



Hayvanlara karşı hiçbir zaman aşırı bir sevgim olmamıştı. Hatta bir çay bahçesinde otururken, masanın etrafında bir kedi dolaşsa huzursuz olacak kadar mesafeliydim. Elbette onlara karşı merhametim vardı ama, fiziki yakınlığımı “belgesellerde seyretmek”le anlatmak daha doğru olurdu. Kedi köpeklerle sarmaş dolaş olanları anlamakta güçlük çekiyordum. Ve ben onların, hayatlarındaki boşluğu tamamlamak için bu sevgiyi abarttıklarını düşünüyordum... Derken, eşim ve çocuklarım tarafından kandırıldım ve geçen yıl yavru bir kediyi evimize aldık. Eve geldiğimde ayak altında olmayacaktı ve hiçbir şeyiyle ilgilenmeyecektim! Bir kaç kez el kadar şirinliğin yanıma yaklaştığında, şimdi ancak “cehaletle” açıklayabildiğim bir tepki göstererek ayaklarımı altıma topladığımı itiraf etmeliyim... Ve bir gün ona dokundum. Ve başka bir gün kucağıma aldım... Ve başka bir gün geldi, kucağıma atladı ve uyudu... Ben çocuklarımı da çok sevdim. Onlar da küçükken kucağımda uyumuşlardı... Anladım ki, hayvan sevgisi bir boşluğu doldurmuyor, her insanın mutlaka yaşaması gereken bir eksikliği tamamlıyor... Epey büyüdü kerata... İnsanların ifadelerini yansıtırken kullandığı bir çok yüz mimiğinden mahrumlar. Ve fakat sadece gözleri ve beden dilleriyle bir çok insandan daha zengin bir iletişim gücüne sahipler. Üstelik bu iletişimde sizi asla kandırmıyorlar... Benim şimdi “aşık” olduğum, “özlediğim”, işe giderken pencereye koşup arkamdan bakan, eve gelince diğer aile bireyleri gibi kapıda karşılayan bir kedim var. Gördüğümde çaktırmadan uzaklaştığım köpekler de, benim için tehdit olmaktan çıktı. Onlarla da anlaşabiliyorum. Düşünüyorum şimdi; bir türlü kıramadığımız ve hatta bir çoğununun varlığını teğet geçtiğimiz ön yargılar bizi hayata karşı cahil bırakmıyor da ne yapıyor? Ve insan yaşayıp öğrendikçe, ne kadar az şey bildiğini anlayıp ürküyor... Çünkü hayat çok kısa...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT