BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye - Afganistan

Türkiye - Afganistan

Afganistan gibi bir ülkeyi anarşiden kurtarmak için, 60 devletin bir araya gelip kesin karar almalarının sebebi petrol falan değil, anarşi ve terördür. Zira Taliban terör örgütünün egemenliği, ülkenin tamamen mahvı ile sonuçlanır.



Afganistan gibi bir ülkeyi anarşiden kurtarmak için, 60 devletin bir araya gelip kesin karar almalarının sebebi petrol falan değil, anarşi ve terördür. Zira Taliban terör örgütünün egemenliği, ülkenin tamamen mahvı ile sonuçlanır. Afganca konuşan milletin yarısı Pakistan’da yaşar. Pakistan, önemli müttefiki Amerika ile anlaşmazlığa düşüp Bonn konferansına gelmedi. Afganistan’da 3 ayrı kavim yaşar: Afganca konuşan Afganlar (yüzde 52), Farsça konuşan Tâcikler ve Türkçe konuşan Özbekler ve Türkmenler. Az Moğol da vardır. Şîîler azdır. Yerli Hristiyan yoktur. Yüzde 90’dan fazla Sünnîler’in büyük çoğunluğu Türk mezhebi denen Hanefî’dir. Afganca ve Farsça resmî dillerdir, Arap harfleri ile yazılırlar. Yeni anayasada Türkçe de resmî dil olmak gerekir. Türkler, Bend-i Türkistan veya Güney Türkistan denen ülkenin kuzeyindeki kalın kuşakta yaşarlar. Kuzey, Özbekistan’dır. Afganistan, Orta Çağ’da Türkler’in büyük devletler kurdukları bir ülkedir. “Timurlu Rönesansı” denen o çağda dünyanın en büyük kültür ve sanat hamlelerinden biri, Herat’ta oluştu ki bizde 2. Murad ve oğlu Fatih Sultan Mehmed, Osmanlı Türkü’nü aynı kültür ve sanat çizgisine getirmeyi hedeflemişti. Bugün harabeye dönen Kandehâr, 17. asır büyük şairimiz Nâili’nin bir gazelinde en yüksek derecede bir kültür beldesi olarak geçer. 1800 yılına kadar Afganistan’ın, Asya’nın büyük devletlerinden sayılması, inanılmaz gibidir. Osmanoğulları gibi Oğuzlar’ın Kayı boyu beylerinden olan Gazneli Sultan Mahmud, Firdevsî’lerin şiir söylediği Gazne’den hareketle her yıl Hayber’den geçerek, Hindistan’ın önemli kısmını fethetti. Hindistan’da Sünnî Hanefî Müslümanlığı yaydı. Bugün Pakistan ve Bengladeş devletleri, Sultan Mahmud’un eseridir. Mevlanâ, Belh gibi büyük bir Türk kültür merkezinden genç yaşında ayrılarak Konya’ya yerleşti. Osmanlı Türk kültürüne yön verdi. Hem bütün Türk edebiyatının, hem bütün Türk siyasî tarihinin en büyük dâhilerinden olan Bâbür Şâh, Kâbil’den hareketle Hindistan’a girdi ve 19. asra kadar süren tarihin en parlak imparatorluklarından birini kurdu. Bugün Kâbil’deki türbesindedir. Afganistan’a Türkiye’nin kararlı ve sürekli ilgisi gerekir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT